Para dediğin nedir ki!

Para dediğin nedir ki!

Bugün özellikle büyük şehirde yaşayıp da kredi kartı kullanmayan kişiler, parmakla gösterilecek kadar az. Öyle ki pek çok kişi artık yanında nakit para taşımayı bile unutuyor. Hatta bazı ülkeler kendilerini “nakitsiz toplum” ilan etti bile!

Gündelik alışverişlerinizi nasıl yapıyorsunuz? Peki ya fatura ödemelerinizi? Siz de çoğu zaman yanında nakit para taşımayı unutanlardan mısınız? Kredi kartı ve para kartların hayatımıza girmesiyle günümüzde nakit para kullanımı giderek azaldı. Bunun yanı sıra eskiden nakit para olmadan kullanamayacağımız hizmetler için artık birçok ödeme seçeneği var. Örneğin bazı taksilerde kredi kartınızı kullanabilir veya Uber gibi uygulamalarla önceden telefonunuza tanımlanmış ödeme yöntemi ile bir yerden bir yere nakit para kullanmadan ulaşabilirsiniz.

Türkiye’de nakit para kullanımına alternatif birçok teknoloji yaygınlaşırken, bazı ülkeler kendilerini “nakitsiz toplum” (cashless society) ilan ettiler bile. Peki nakitsiz toplum nedir, uygulama nasıldır, bir göz atalım.

kredi kartı
Kredi kartı tüm dünyada en yaygın ödeme biçimlerinden.

Finansal işlemlerin formatı değişiyor

Nakitsiz toplum, bir ülkede finansal işlemler için nakit para yerine elektronik, dijital alternatiflerin kullanması olarak tanımlanabilir. En basitinden örnek vermek gerekirse, bir banka ATM’si üzerinden yaptığınız fatura ödemesi veya internet bankacılığı kullanarak kendi hesabınızdan bir başka hesaba yolladığınız havale, nakit para kullanılmadan söz konusu miktarın dijital olarak yer değiştirmesidir. Düşündüğünüzde, gündelik hayatta nakit kullanımının eskiye oranla oldukça azaldığını fark edebilirsiniz. İnternetten yaptığınız alışverişler, Bitcoin gibi dijital para birimlerinin el değiştirmesi, Paypal ve benzeri sistemlerle para yollamak veya ödeme alabilmek, finansal işlemlerin formatını önemli ölçüde değiştirdi.

kredi kartı
İnternet alışverişleri artarken nakit kullanımı da azalıyor.
Nakit kullanımı ciddi oranda azalırken bazı ülkeler kendilerini nakitsiz toplum ilan ederek nakit para kullanımını sistematik biçimde, olabilecek en düşük seviyeye indirmeyi hedefliyor. Bu konuda en önemli örnek İsveç. Riksbank’ın verdiği bilgiye göre 2009 yılında İsveç’teki nakit dolaşımı 106 milyar kronken, 2016’da bu sayı 65 milyara geriledi. Geçen sene ise yapılan ödemelerin yalnızca yüzde 1’inin nakit para ile gerçekleştirildiği kayıtlara geçti. Bu oran diğer Avrupa Birliği ülkeleri ve Amerika Birleşik Devletleri genelinde ise yüzde 7 civarında. Bugünlerde İsveç’e gittiğinizde birçok dükkanın camında “nakit para geçmez” ibaresi görürseniz şaşırmayın.
uyarı levhası
Bu dükkanda nakit para geçmiyor!
“Nakitsiz” ödemelerde en yaygın tercih kredi kartları, banka kartları ve mobil ödeme uygulamaları. Kartlara uzun süredir aşinayız ancak mobil ödeme uygulamaları (örneğin İsveç’te Swish veya Amerika’da Venmo gibi) görece yeni ve paranın el değiştirme şekline yepyeni bir boyut kazandırdı. Örneğin arkadaşınızla bir taksi paylaşıyorsunuz ve bozuk paranız yok. Cep telefonunuzdaki mobil uygulamayla arkadaşınıza anında para yollayabilirsiniz. Banka hesabınızı bu uygulamalara tanımlayarak karşı tarafın yalnızca e-posta adresi veya cep telefonu numarası bilgisine sahip olarak havalenizi kolayca ve çoğu zaman masrafsızca yapabilirsiniz. Bu uygulamalara alternatif olan Apple Pay ve Google Wallet da giderek yaygınlaşıyor. Yani “üstümde para yok” bahanesi İsveç ve diğer nakitsiz toplum olma yolunda ilerleyen ülkelerde tarihe karışmış durumda. 
saat
Bilim kurgu filmi değil, gerçek! Artık saatinizle para ödeyebilirsiniz.

En önemli nedenler hız ve hırsızlık riski

Peki nakit kullanımının terk edilmesinin arkasında nasıl bir sebep var? Öne sürülen ilk neden nakit paranın hırsızlık riskini daha çok barındırması ve kartla yapılan alışverişlerin daha hızlı olması. Örneğin İsveç’te toplu taşımada nakit para kullanımı sürücülerin güvenliği öne sürülerek uzun süre önce kaldırılmıştı. Amerika’daki nakitsiz toplum savunucuları böylesi bir seçimin ülkedeki suç oranını düşürebileceğini öne sürüyor.

Finansal işlemlerin elektronik ortamda gerçekleşmesi elbette tüm bu hareketlerin rahatlıkla takip edilebilir olmasını da sağlıyor. Bu durum bir yandan yüksek güvenlik vadedebilirken, diğer yandan da dijital sistemlerin uğrayabileceği siber saldırılar birçok yüksek gizlilik düzeyine sahip bilginin kolayca ele geçirilmesi riskini getiriyor. Bir diğer önemli endişe de, düşük gelir grubuna mensup kişilerin bu sisteme dahil olma ihtimallerinin olmaması. Bankalar kredi kartı başvurularında belli bir geliriniz olmasını talep ediyor. Benzer şekilde suç sicili olan, bir ülkeye yeni göçen veya turist olarak gelen kişiler de ülkede geçerli ödeme sistemlerine erişemeyebilirler. Diğer taraftan herkes akıllı telefonlara ve sağladıkları imkanlara sahip değil, hiçbir zaman da olmayacak. Gelir durumunun yanı sıra ileri yaş grubu da nakit para kullanımını tercih edebiliyor. Tüm bu faktörler nakitsiz toplumun problemli bulunan ve henüz çözüm üretilememiş yanları. 

yaşlılar
Yaşlı nüfus hala nakit para kullanmayı tercih ediyor.

Türkiye’nin durumu tartışmalı

Peki Türkiye nakitsiz toplum olma yolunda nasıl bir politika izliyor? Türkiye 2023 yılında nakitsiz toplum olma hedefi koydu ancak bu hedefe erişebilme ihtimali oldukça tartışmalı. Bir yandan dijital bankacılık uygulamalarında dünya çapında ileri bir seviyede olması, genç nüfusu, yüksek kredi kartı kullanımı oranı olumlu yanları. Öte yandan ise nakit para kullanmayı tercih eden nüfusun yüksek olması ve Avrupa Finansal Yönetim Birliği’nden Lukas Dzuroska’ya göre kayıt dışı ekonomi, nakitsiz toplum olma yolunda Türkiye’deki en büyük engeller. Her halükarda para kullanımımızın hızlı biçimde şekil değiştireceği günler bizi bekliyor.