Bu şehirler daha fazla turist istemiyor!

Bu şehirler daha fazla turist istemiyor!

Doğal yapıları, tarihi mirasları ve giderek artan popülariteleriyle birçok şehir yılda milyonlarca turiste ev sahipliği yapıyor. Fakat belirli durumlarda bazı şehirler turistleri pek de hoş karşılamıyor. Bu rahatsızlık para cezası olarak bile turistlere yansıyabiliyor!

Bazı ünlü şehirler var ki, turist sayısı zaman zaman yerli halk nüfusunun üzerine çıkıyor. Bu durum her ne kadar ekonomiyi canlandırsa da kent sakinleri tarafından her zaman hoş karşılanmıyor. Çünkü yerliler, turistlerin şehrin yapısına zarar verdiğini düşünüyor. Hatta bazı şehirlerde, yerli halk turist istemediği için, protesto gösterileri düzenliyor ve duvarlara yazılar yazıyor. Bu gelişmeler üzerine kent yöneticileri şehirlerini korumak adına turistlere karşı bazı önlemler almaya başladı. Bu önlemlerden en öne çıkanları, turistlere ziyaret sınırlamaları getirmek ve belirli kural ihlallerinde para cezaları uygulamak...

Cinque Terre, İtalya

Cinque Terra
Cinque Terra, İtalyan Rivierası’nın engebeli sahillere kurulmuş beş köyden oluşuyor.

Tümüyle eski yapılardan oluşmuş bu sahil bölgesine “Beş Toprak” ismi veriliyor ve burası Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Dünya Mirasları listesinde yer alıyor. Cinque Terre’yi yılda 2.5 milyondan fazla turist ziyaret ediyor. 14. yüzyıldan kalma bu balıkçı bölgesi, bir süre önce gezi gemilerinin de uğrak limanı oldu. Böylece bir anda köylere binlerce ziyaretçi gelmeye başladı. Fakat bölgenin bu kadar çok ziyaretçiyi ağırlayacak yeterli altyapısı yok. Bu yüzden, bölgeye yıllık turist girişi 1.5 milyonla sınırlandırıldı. UNESCO ise buradaki bazı köylere girişi yasakladı.

Santorini Adası, Yunanistan

Santorini Adası, Yunanistan
Ada sakinleri bölgenin turistik bir merkeze dönüşmesiyle fiyatların hızla yükselmesinden şikayetçi.

Yunanistan’ın Santorini adası mavi çatılı beyaz evleriyle turistlerin gönlünde taht kuruyor. Fakat Santorini yerlileri bu durumdan çok da hoşnut değil. Ada sakinlerinin başlıca şikayeti, kalabalıktan dolayı yolların sık sık kapanması ve fiyatların hızla yükselmesi. Geçimini tarım ve turizmle gerçekleştiren Santorini yerlileri adanın yerel yönetimine turist sayısının kontrol altına alınması gerektiğini talep ediyor.

Bhutan

Bhutan
Bhutan’a ilk turist 1973 yılında gelmiş.

Çin ile Hindistan arasında kalan bu ülke geleneklerini korumak için ilginç bir yöntemle turist sayısını kısıtlıyor. Bhutan için “turist istemiyor” diyemeyiz. Ancak fakir turist istemediklerini rahatlıkla söyleyebiliriz. Çünkü, Bhutan yasalarına göre, ülkeye gelen bir turist günde en az 250 dolar harcamak zorunda. Bu meblağa yeme-içme, konaklama ve müze gibi bütün masraflar dahil tutuluyor. Yani konaklamanız, yedikleriniz ve gezdiğiniz yerlerle birlikte günlük 250 dolar harcıyorsanız hiçbir sorun yok. Bu yöntemin başarılı olduğunu söylemek mümkün: Bhutan’ı bir yıl ziyaret edenle, Bali’yi bir haftada ziyaret eden kişi sayısı aynı. Bu arada, Bhutan’a 1961 yılına kadar ulaşımın demiryolu, havayolu ya da karayoluyla sağlanamadığını da belirtmek gerekiyor.

Barselona, İspanya 

Barselona, İspanya
Uzmanlar, turistler sayesinde fazla kazanç sağlayan emlak sektörünün ülke ekonomisini savunmasız hale getirdiğini, bölgenin daha az üreten bir ekonomiye evrildiğini dile getiriyor.

Eşsiz kültürel yapısıyla Barselona, İspanya’nın en çok turist çeken kentlerinden biri. Turistler, şehrin ekonomisini canlandırmasına rağmen kent sakinleri bu durumdan oldukça rahatsız. Barselona halkı, düzenledikleri kitlesel eylemler ve duvar yazılarıyla turistlere olan tepkilerini ortaya koyuyor. Yasadışı şekilde otel gibi kullanılan apartmanlar Barselona halkı tarafından istenmiyor. Turistlerin eğlence konusunda ipin ucunu kaçırması da yerel halk tarafından hoş karşılanmıyor. Barselonalılar bu tür davranışların şehrin yapısını bozduğunu savunuyor. Hatta bazı duvarlardaki “Tourist go home” (Turistler evinize gidin) yazıları bunun en büyük ispatı.

Venedik, İtalya

Venedik, İtalya
Venedik’te evler turistlere kiralandıkça fiyatlar yükseliyor ve yerel halk yaşadıkları evlerden taşınmak zorunda kalıyor.

20 yıl önce Venedik’te zanaatkar sayısı oldukça fazlaydı ve zanaatkarlar halk için üretim yapıyordu. Bugün döşemeci, marangoz gibi zanaatkarların birçoğu işlerini devam ettiremiyor. Çünkü şehirdeki yerli halk giderek azalıyor ve turist sayısı yerli halk nüfusunu geçiyor. Bu durum Venediklileri oldukça üzüyor. Balık ve semt pazarlarında alışveriş yapan müşteriden çok fotoğraf çeken turist var.

Şehri en çok zedeleyen ise büyük yolcu gemileri. Bu gemiler şehre yüzlerce turisti bir anda getiriyor. Daha büyük bir problemse bu büyük gemilerin şehrin temelini tehdit etmesi... Bu nedenle yerli halk yolcu gemilerinin şehre girmemesi için birçok dernek kurdu. Ayrıca şehre alınacak turist sayısının yıllık 70 binle sınırlandırılması planlanıyor. Bunu başarmanın bir diğer yolu da turistlere para cezaları kesmek. BBC Türkçe’nin haberine göre, Venedik'e "saygı göstermeyen" turistlere kesilecek para cezaları şöyle:

● Kanallarda ya da diğer su yollarında yüzmek ve suya dalmak: 450 euro

● Sokakta mayo giymek ve üstsüz dolaşmak (erkekler de dahil): 200 euro

● Kuşlara yem vermek, yiyecek çöplerini yere atmak: 50-200 euro

● Bisiklet sürmek, hatta yürürken yanında taşımak: 100 euro.