“Emek verin yeter”

“Emek verin yeter”

30 yaşından sonra bir enstrüman çalmayı öğrenmek kolay mı? Bu soru aklınızı kurcalıyor ise cevapları bu içerikte bulabilirsiniz. Özetle, eğitmenler önemli olanın verilen emek olduğunu söylüyor.

Bir enstrüman çalmak herkesin hayali. İster piyano olsun, ister gitar, ister bağlama ya da çok farklı bir enstrüman. Bu hayali ne kadar kursak da erken yaşta eğitim almadıkça 30 yaşından sonra insan aradığı cesareti bulmakta zorlanabiliyor. Ya da küçük yaşta sahip olmadığımız maddi imkanlara belli bir yaştan sonra sahip olunca çocukluk hayalini gerçekleştirmek isteyenler “Artık çok geç” diye düşünüyor.

Oysa müzik eğitimine yıllarını veren eğitmenlere göre “hobi” seviyesinde enstrüman öğrenmek başarılabilir. Fakat burada “hobi seviyesi” ayrımının çok önemli olduğunu söylemek gerekiyor. Çünkü konservatuvar eğitimi alarak yıllarını aynı enstrümana veren bir kişiyle, 30 yaşından sonra bir enstrümanı öğrenmeye heves etmek arasında dağlar gibi fark var. Eğer “10-15 şarkı öğreneyim, arkadaşlarıma çalıp eğleneyim” diyorsanız bunu başarmanız mümkün. Tabii yine eğitim ve pratik için belirli bir zaman ayırmanız gerekiyor.

Süeda Şanver (Müzik eğitmeni, TRT İstanbul Radyosu Çocuk Korosu Eski Şefi)

“Azimle birkaç şarkı öğrenilebilir”

piyano çalmak
Şanver, parmakları tuşlara sığmayacak kadar büyük olan kişilerin piyano eğitiminde zorlandığını anlatıyor.

“Bir yaştan sonra bir enstrüman çalmanın belli başlı zorlukları vardır. Normalde okuma-yazmayı öğrendikten sonra bir müzik aleti için eğitimler alınmaya başlanır. Eğer müzik aleti çalmak isteyen bir çocuğun belirli bir yeteneği de varsa bu süreç çok çabuk ilerler. Tabii ki, Mozart’ın, Chopin’in sahip olduğu yetenekten bahsetmiyorum. Onlar absolut (mutlak) kulak denen yeteneğe sahip insanlar. Duydukları bir notayı hiçbir referansa gerek duymadan tanıyabiliyorlar. Benim anlatmak istediğim eğitim ve pratikle geliştirilebilecek bir yetenek.

50 ile 60 yaş aralığında, piyano eğitimi almak için bana gelen arkadaşlarım oldu. Gitar çalabiliyordu mesela. Ancak fiziksel şartları da imkan vermedi. Parmakları sığmadı tuşlara. Bir-iki ders verdim ancak sonra pes etti. Belirli bir yaştan sonra profesyonel anlamda enstrüman çalmak imkansız gibi bir şey. Bunu iddia eden biri varsa, yalan söylüyordur. Ancak iyi bir kulağı, pratik yapma zamanıyla azmi olan bir insan tabii ki 10 şarkı çalabilecek kadar bir enstrüman çalabilir. Hem kendi mutlu olur hem de çevresindeki insanlara bu şarkıları çalarak onları da mutlu eder. Ama söylediğim gibi ciddi bir azim olması lazım. Tabii bir de pratik yapmak için gerekli zaman…

Şan derslerini ayrı bir yere koymak lazım. Çünkü şan dersleri zaten belirli bir yaştan sonra, sesler oturunca alınmaya başlanır. Bu nedenle mesela 30 yaşını dolduran biri de şan derslerinden yararlanabilir. Şarkı söylemek, bir enstrüman çalmaktan daha kolaydır.”

Fatih Çakıryılmaz (Nüans Müzik Kurucusu)

“Şüpheniz olmasın”

enstrüman çalmak
İyi bir kulağa sahip olmak işinizi kolaylaştırır.

“Bir enstrüman öğrenmenin yaşla pek bir ilgisi yok. Verilen emekle ilgisi var. Bu işin zorluğu da buna bağlı zaten. Tabii ki küçük yaşta başlandığı zaman hem önünüzde daha çok zaman oluyor o enstrümanda ustalaşmak için, hem de kas hafızası daha çabuk oturuyor. Şunu demek istiyorum: Siz 30 yaşında gitar çalmaya başladınız diyelim. Her gün beş saatinizi ayırarak 35 yaşına kadar geldiniz. Ancak beş yaşında gitar öğrenmeye başlayan biri 35 yaşına geldiği zaman 30 yıllık bir tecrübeye sahip olacaktır. Siz ise beş yıllık… Aradaki fark bundan kaynaklanıyor.

Benim 78 yaşında öğrencim de oldu. İstekliydi. Avantajı ise algısının açık olmasıydı. Belirli bir emek verdiğiniz zaman öğrenememek mümkün değil. Eğer zamanınız varsa ve nota okumayı öğrenirseniz istediğiniz şarkıyı iyi bir şekilde çalabilirsiniz. Bu konuda bir şüpheniz olmasın.”

Bilal Erol

“Üç yılda belirli bir seviyeye geldim”

gitar çalmak
Arkadaşlarınıza birkaç şarkı çalmak için geç kalmış sayılmazsınız.

“Küçüklüğümden beri bağlama çalmak istiyordum. Ancak o yaşlarda fırsatım olmadı. Üniversite yıllarımda bu arzum yeniden canlandı. Ancak bu kez de hem maddi anlamda zorluklar vardı önümde hem de zaman ayıramamaktan korktum. İş hayatına başladıktan sonra ise artık tek korkum ‘Geç mi kaldım?’ düşüncesi oldu. Yine de bir kursa başlamaya karar verdim. İyi ki başlamışım.

Şimdi üç yıldır bağlama çalıyorum. Belirli bir seviyeye geldim ama bir anda olmadı tabii ki. İlk önce haftada iki kere, birer saat özel ders alarak başladım. Dersimin olmadığı günlerde ise yine iki ya da üç saatimi enstrümanı öğrenmek için pratik yaparak harcadım. İki yıldır sadece tek başıma çalışıyorum. Belirli bir seviyeye geldim. Çok iyi olduğumu söyleyemem ama dinlemekten keyif aldığım şarkıları artık kendim de çalabiliyorum. Bu beni çok mutlu ediyor.”