Doktorlar stresle nasıl başa çıkıyor?

Doktorlar stresle nasıl başa çıkıyor?

Doktorluk, stresli meslek. Uzun ve zorlu tıp fakültesi eğitimi, Tıpta Uzmanlık Sınavı, dört yıl daha uzmanlık eğitimi... Ardından çalışma hayatındaki çeşitli zorluklar… Peki her fırsatta hastalarına stresten uzak durmayı tembihleyen doktorlar, kendileri stresle nasıl başa çıkıyor çıkıyor?

Doktor Stres
Doktorların hayatı, stres altında geçiyor

Diyaliz hekimi Dr. Hülya Hancıgil, poliklinikte yıllarca pratisyen hekim olarak çalıştıktan sonra meslek içi eğitim alarak, böbrekleri hiç çalışmayan ya da belirli bir oranda çalışan hastalara, hem kamuda hem de özel sektörde yıllarca hizmet vermiş. Hancıgil, en stresli grubun cerrahlar olduğunu belirtiyor. Kendi çalışma hayatıyla ilgili ise şunları paylaşıyor: "Diyaliz hekimi olduğum için maalesef ani ölümlerle de çok karşılaşıyordum. Ani ölümlerin ardından hemşirelerde, doktorlarda sessizlik yaşanıyor. Böyle durumlarda ben genellikle diğer hastalarla daha çok ilgileniyor, onların sıkıntılarını ve üzüntülerini azaltmaya çalışıyorum. Hep düşünsem de başka işlere kafamı vererek, evimle, ailemle vakit geçirerek stresimi atıyorum. Poliklinikte günde 200 hasta bakıyordum ama bundan dolayı stres yaşadığımı hatırlamıyorum. Kronik rahatsızlığı olan hastalar daha hassas oluyor. O nedenle diyaliz bölümünde daha çok stres yaşadım."

Cerrah
En stresli grup cerrahlar

"Doğa yürüyüşleriyle stres atıyorum"

"Ben açık havayı, doğayı çok seviyorum. Zaten Akdeniz'de yaşadığımızdan doğa yürüyüşleri, geziler yapıyorduk. Yakın köylerdeki hastalarımızı da ziyarete gidiyorduk. İşini sevmek çok önemli. Herhangi bir işi sevmeden yapmak zordur ama doktorluğu sevmeden yapmak imkansız" diyen Dr. Hülya Hancıgil, şu detayları paylaşıyor: "Aslında ultrasonla yapılması gereken kateter açma, yani boyundan ya da kasıktan ven damarına girme, diyaliz hekimliğinin en meşakkatli uygulamalarından. Eğer doğru damara giremezseniz, şah damarına denk gelme olasılığınız da var. İşin doğasından gelen bir stres zaten var. Ama çok dikkatli ve istekliyseniz stresi hissetmiyorsunuz, yaptığınız iş sizi çok tatmin ediyor ve zevkli geliyor."

"Çalışmak değil insanlar yoruyor"

112 Acil Ambulansı’nda 10 yıldır hekimlik yapan Dr. Mert Çınar ise doktorların çoğunun sigaraya başladığını belirterek şunları söylüyor"112 Acil Ambulans çalışanları olarak, müdahalelerden çok gereksiz vakalara gitmek bizi yoruyor ve geriyor. Örneğin yakın zamanda kuru öksürüğü olan bir teyze 112'yi aramış. Bu aslında poliklinikte çözülmesi gereken bir rahatsızlık ve böyle durumlarda acil ambulansı gereksiz meşgul edilmiş oluyor. Trafik kazalarında da kazazedenin başına toplanan kişilerden kim yakını kim izleyici anlayamıyoruz, kuru kalabalık oluyor ya da kazazedenin yakını, olay yerine hızlı da gitseniz size saldırabiliyor. Tüm bunlar işimizi yapmamızı zorlaştırıyor."

Uykusuzluk
Uykusuzluk stresle mücadelede önemli bir yöntem

Belirli bir tecrübeden sonra yaralı ya da ölü insan görmekten çok etkilenmediklerini belirten Dr. Mert Çınar, "Bizim işimizin doğası bu, diyerek alışıyoruz. Ben film izlemeyi seviyorum, haberleri takip ederek, gazete okuyarak kendi kafamı dağıtıyorum" diyor.

“İki gece uykusuz kaldığımız oluyor”

"Ben uzman hekimim ve her uzman hekim gibi benim de nöbetlerim oluyor. 24 saat çalışmanın ardından hiç dinlenmeden tekrar mesaiye başlıyoruz. Tüm bunlar stresimizi daha da artırıyor" diyen Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Bahar Demir de işiyle ilgili şunları paylaşıyor: "Biz zaten sağlık sorunu yaşayan kişilerle ilgilenip tedavi etmeye çalışıyoruz. İşin doğası stresli ancak uykusuzluk gibi unsurlar daha da zorluyor. Normalde nöbetimiz yoksa cumartesi günü çalışmıyoruz ancak ben hasta takibini çok önemserim. Durumu kritik bir hasta varsa mutlaka ziyaret edip yerinde takip ederim. Örneğin köyde bir kız çocuğunu yılan sokmuştu. Gerekli işlemleri yapıp enfeksiyon birimine sevk ettik. Cumartesi de hastanedeydi ve gidip onu ziyaret ettim. Benim de küçük çocuklarım var; ‘Hastaneye gidip geleceğim’ dediğimde anlıyorlar artık."

Çocuk Doktoru
Doktorlar kendi çocuklarına zaman ayırırken zorlanıyor

"Çocuklarım ve ailemle zaman geçirerek stresimi atıyorum"

Demir, stresini en çok ailesiyle attığını söylüyor: "Çocuklarım küçük olduğundan beni daha çok özlüyorlar ve vakit geçirmek istiyorlar. Onları görünce ben de stresimi unutup onlara odaklanıyorum. Onlarla oyun oynamak, ihtiyaçlarıyla ilgilenmek derken, zaten iş dışındaki zaman bize anca yetiyor. Evde de stres yaşamaya vaktimiz kalmıyor. Kendi sağlığıma da dikkat etmeye çalışıyorum, çeşitli detokslar ve vücuduma uygun diyetler uygulayıp spora da vakit ayırıyor ve zinde kalmaya çalışıyorum."

DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR!

Hekim Mesleki Sorumluluk Sigortanız, Quick Sigorta ile Saniyeler İçerisinde Hazır!