Çizgi romana başlayacaklara tavsiyeler

Çizgi romana başlayacaklara tavsiyeler

Çizgilerden oluşan bir dünyaya merak salmaya hazırsanız biraz işin tarihini öğrenmek, biraz da hitap ettiği alanı araştırmak ilginizi pekiştirebilir.

Birçoğumuz için çizgi roman; okulda verilen ödevlerin, kitapların, okunması tavsiye edilen dergilerin alternatifi olarak hayatımıza giriyor. Üstelik bu çizgi romanların çoğu “büyük işi” olduğu için çok daha cazip görünüyor...

Tabii her çizgi roman aynı değil… Basit baskı yöntemleriyle üretilenleri daha samimi görünen, elden ele gezen, çizimlerine bakılarak saatler geçirilebilen çeşitlerinin yanı sıra, sert kapaklı, renkli kuşe kağıtlı baskıları ise kütüphanede daha şık duranları da var kuşkusuz.

Ama bazı çizgi romanların bazı serilerinin ilk sayıları ya da ilk olmasa da eski, kıymetli sayıları bulunursa eğer hiç dokunulmaz, hiçkimse de dokunmasın diye jelatinli paketinden ayrılmaz. O paket içinde tutularak güzel bir köşeye kaldırılır ve belki de evin güzelce bir köşe kuytusunda, yahut hemen salona girince göze çarpacak bir duvarında gururla sergilenir.

Eğer çizgi roman okumaya küçük yaşlarda başladıysanız arkadaşlarınız arasında da kahraman olursunuz kimi zaman. Onları yeni ve bilmedikleri bir dünyaya davet edebilme şansınız vardır. Her sanat dalının kendi dünyasını ifade biçimleri üzerinden şekillendirdiğini ve bunun sınırlarının ne kadar geniş olabileceğini görme şansınız olur böylece. Bu ilk adım sizi sinemaya da edebiyata da plastik sanatlara da hızla ışınlayabilir.

“Canınız neyi çekerse onu alın”

çizgi romanlar
Sinemada izleyip beğendiğiniz bir hikayenin çizgi romanıyla bu dünyaya adım atabilirsiniz.

Eğer ileri yaşınızda çizgi romanla ilgilenmeye başladıysanız ya da çocukluktaki hevesinizi bir adım öteye taşımak isterseniz sizler için ufak tefek birkaç tavsiyemiz var. Öncelikle en basit olanla başlayın. Çizgi roman renklerin, bazen siyah beyazın, hikayenin ve bazen de sadece bir başlığın sizi davet edeceği bir dünya sunar. Bu yüzden bir çizgi roman dükkanına gidin ve canınız neyi çekerse onu alın. Deadpool filmini izlemiş, hikayenin daha sert bir versiyonunu merak ediyorsanız; biraz daha cesur, seksi ve komik bir Deadpool için çizgi romanına bakmanızda yarar var. Aynı durum süper kahramanlar; Batman, Süperman, Örümcek Adam için de geçerli. Marvel ya da DC Comics serilerinin herhangi birinin ilk kitabı sizi içine çekecek. Bu anlamda X-Men’in hikaye yoğunluğu ve karakter zenginliği bakımından en ilgi çekicilerden olduğunu söyleyebiliriz.

Audrey Hepburn’u özleyenlere…

Kadın Dedektif Julia-Çizgi Roman
Psikiyatri profesörü olan Julia, türlü cinayetin çözülmesinde etken rol oynuyor.

Ya da Audrey Hepburn’un başrolünde olduğu Hollywood filmlerinin hayranıysanız ve onu yeni filmlerde izlemeye devam etmek istiyorsanız Kadın Dedektif Julia serisine başlayabilirsiniz. İtalyan yaratıcıların elinden çıkan bu seri, erkek dedektiflerden sıkılanlara hitap ediyor. Aslında dedektif değil de psikiyatri profesörü olan Julia, türlü cinayetin çözülmesinde etken rol oynuyor.

Diğer taraftan her zaman temelden, klasiklerden başlamakta yarar var. O yüzden, Texas serisi ve eğer Western serileri ilginizi çekiyorsa Büyülü Rüzgar serisiyle bu dünyaya adım atabilirsiniz.

Grafik roman konusunda çeşitlilik var

Persepolis
Persepolis’in sinema uyarlaması da büyük bir ilgi çekmişti.

Bir yandan da artık grafik roman konusunda büyük bir çeşitlilik sözkonusu. Bu yüzden de işe çizgi romanla değil direkt grafik romanlar okuyarak başlayabilirsiniz. Bu konudaki tavsiyemiz henüz üçüncü kitabı yazılmakta olan Berlin Üçlemesi. Serinin ilk iki kitabında 1. Dünya Savaşı’nın başlangıcından itibaren Berlin’de bir sanat öğrencisi ve gazeteci arasında geçen aşk ekseninde toplumsal durumlar anlatılıyor. 20. yüzyıl tarihine Berlin üzerinden bakmak için ideal bir okuma sunuyor grafik roman. Benzer dönemi Türkiye’den okumak isterseniz de Levent Cantek’in yazdığı Emanet Şehir, Dumankara, Uzak Şehir’den oluşan Ankara üçlemesini ve 1951 adlı grafik romanı okuyabilirsiniz. Persepolis gibi türün klasiğine dönüşmüş eserleri de atlamamakta fayda var. Yeni çıkanlardan ise dikkat çekenler arasında Baobab Yayınları’ndan Manuele Fior’un yazdığı Saniyede Beş Bin Kilometre yer alıyor.

Hangi dükkanlara gitmelisiniz?

çizgi romanlar
İnternetten sipariş vermek yerine bir çizgi roman dükkanına gidip zaman geçirmek her zaman daha faydalı.

Çizgi romanın tarihine uzanmak isterseniz de Türkiye’de mizah dergilerinin geçmişi üzerine okunabilecek en iyi örnek Muhalefet Defteri-Türkiye’de Mizah Dergileri ve Karikatür adlı kitap. Bu kitapta, Akbaba’dan Türkiye’nin dört bir yanına ulaşmayı başarmış Gırgır ve 2000’li yıllarda en çok okuduğumuz LeMan, Penguen ve Uykusuz’a kadar mizah dergileri ele alınıyor ve Zalim Şevki, Avanak Avni ve Abdülcanbaz’ın ardındaki yerli/yabancı esin kaynaklarını da gösteriyor. Yine Levent Cantek’in yazdığı Türkiye’de Çizgi Roman da bu konuda iyi bir kaynak.

Gelelim dükkanlara... Çizgi roman internetten de sipariş edebileceğiniz bir nesne elbette ama en güzeli gidip dükkanlarda vakit geçirmek. Hem karbon izinizi azaltıp, dükkânların hayatta kalmasına destek olmuş olursunuz hem de emin olun bilgisayar başında tükettiğinizden daha iyi vakit geçirirsiniz. Beyoğlu Tünel tarafında Gon Kitabevi, Yeldeğirmeni’nde Kuzgun Çizgi roman dükkanı ve Kadıköy’ün klasikleri Büyülü Dükkan ile Gerekli Şeyler tavsiyelerimiz. Dükkan çalışanlarıyla sohbet edip kalan yolculuğunuzda tavsiyeler almak da size kalmış. Rengarenk yolunuz açık olsun.