Mesafeler engel mi çalışmaya?

Mesafeler engel mi çalışmaya?

Dijitalleşen dünyada ve uzağı yakın eden teknolojilerle birlikte iş hayatı da ofise gitmeden çalışmak isteyenlere yeni iş imkanları yarattı. “Gig ekonomisi” olarak adlandırılan bu sistem dünyada giderek büyürken, ülkemizde de yayılıyor ve evinden çalışanların sayısı her geçen gün artıyor. Sayılarla ve sorunlarıyla gig ekonomisinin detayları…

Gig ekonomisi, herhangi bir kuruma bağlı olmadan yani serbest (freelance) çalışan, kısa süreli projeler için belirli görevleri ofise gitmeden yerine getiren kişilerin yarattığı ekonomi olarak tanımlanıyor. Mobil çalışma eğilimin giderek arttığı dünyada kurumlar ve çalışanlar, kendilerini rahat hissettirecek ve özgür kılacak iletişim kanallarını tercih ediyor.

Esnek ve mobil çalışma eğilimi, dünya çapında giderek yaygınlaşır hale geldi. Unify tarafından yapılan araştırmaya göre, 2016’da dünyada üç kişiden biri mobil çalışıyor. 2020 yılında ise iş gücünün yüzde 50’sinin esnek çalışma sistemine geçeceği öngörülüyor. Beş yıl içerisinde toplantıların yüzde 94’ünün internet ortamında yapılacağı da araştırmanın sonuçları arasında.

Dört yılda ikiye katlanacak

Granted, Uber, Airbnb, Etsy ve TaskRabbit gibi paylaşım ekonomisinin örneklerinin desteklediği Gig ekonomisinde, ABD’de serbest çalışan sayısının dört yıl içinde ikiye katlanması bekleniyor. Emergent Research tarafından yapılan ABD’deki Gig ekonomisi ile ilgili yapılan araştırma 2015 yılında 3,9 milyon serbest çalışan sayısının ABD’de 2021 yılında 9,2 milyon çalışana ulaşacağını gösteriyor.

gig ekonomisi
Paylaşım ekonomisinin başarılı örnekleri gig ekonomisinin hızla büyümesini sağlıyor.

McKinsey & Company’nin 2016’nın ekim ayında yayınlanan ”Independent work: Choice, necessity, and the gig economy” (Serbest çalışma: Seçim, gereklilik ve gig ekonomisi) raporuna serbest çalışanlarla ve Gig ekonomisiyle ilgili daha detaylı veriler ortaya koyuluyor. ABD’de yüzde 20-30 oranında serbest çalışan bulunurken, Avrupa Birliği’ne üye 15 ülkede serbest çalışan oranı yüzde 15. ABD’de ve AB ülkelerinde toplamda 162 milyon kişi serbest çalışıyor. Serbest çalışanların yüzde 14’ü aslında geleneksel işi tercih edebileceklerini belirtirken, tam zamanlı bir işi olup ek gelir için serbest çalışanların oranı ise yüzde 40. Serbest çalışanların sadece yüzde 15’i işini dijital platformlardan buluyor.

Genel tabloya bakıldığından Uber’de sürücülük yapmak, Airbnb’de oda kiralamak, e-ticaret sitelerinde dükkan açmak ya da internette ürün satmak gibi gelir kaynaklarının sabah 9 akşam 6 klasik iş anlayışını değiştirdiğini ve bu alanda ciddi bir potansiyel olduğunu gösteriyor. Devletlerin resmi verileri, bulgular ve yüz yüze görüşmelerle yapılan araştırmalar, serbest çalışanların memnuniyet oranının da oldukça yüksek olduğunu ortaya koyuyor.

bulut maaş konsepti
Crossover şirketi bulut maaş konseptini kullanıyor.

Türkiye de bulut maaş sistemine dahil oldu

İki sene önce Türkiye’ye yüzde 100 uzaktan çalışma modelini getiren Crossover’ın ilk yılında 15 bin iş başvurusu alması da Türkiye’de de Gig ekonomisinin gelişmeye başladığını gösteriyor. Crossover’ın “Bulut Maaş” konseptiyle çalışanların hak ettikleri ödemeyi almaları sağlanıyor.

Türkiye’de de yerli projelerden Armut.com da temizlik, tadilat, metin yazarı, boyacı gibi iş kollarından profesyonelleri bir araya getiriyor. Platforma kayıtlı 90 bin serbest çalışan bulunuyor. Platformda ihtiyacına göre talep oluşturan kişiler, sisteme kayıtlı çalışanlardan gelen teklifleri değerlendirerek uygun gördüğünü seçiyor. Dünyada ve Türkiye’de çeşitli zorluklar yaşasa da Uber en başarılı örnekler arasında yerini alıyor. Uber şoförleri için işin güzel tarafı, çalışacakları zamanı kendilerinin seçiyor olması. Yani kendi istedikleri kadar çalışıyorlar. 

gig ekonomisi
Gig ekonomisi çalışanlarının temel sorunları arasında vergi, sigorta düzenlemelerinin olmaması yer alıyor.

Kendi kendinin patronu olmanın zorlukları

Serbest çalışanların öncelikli olarak disiplin sorunu yaşamadan işleri teslim etmeyi başarması gerekiyor. Maddi açıdan bakıldığında ise her zaman iş/proje gelmeyeceğinden düzenli bir gelir söz konusu olamıyor.

26 Ağustos 2015 tarihli Resmî Gazete’de hizmet sağlayıcıları ve aracı hizmet sağlayıcıları düzenleyen “Elektronik Ticarette Hizmet Sağlayıcı ve Aracı Hizmet Sağlayıcılar Hakkında Yönetmelik” yayımlandı. Bu yönetmelik elektronik ticareti, fiziki olarak karşı karşıya gelmeksizin, elektronik ortamda gerçekleştirilen çevrim içi iktisadi ve ticari her türlü faaliyet olarak tanımlıyor. Aracı hizmet sağlayıcılar internet platformlarını temsil ederken, hizmet sağlayıcılar ise ürün veya hizmetleri, kendi sitesinden veya bir platform üzerinden doğrudan sağlayanlar anlamına geliyor. İş verenle çalışan arasında bir sorun olması halinde şikayet başvuruları, elektronik ortamda e-devlet kapısı veya bakanlığın internet sitesi üzerinden ya da bağlı bulunulan il müdürlüğüne yazılı olarak yapılıyor.

Çalışma hukuku açısından iş verene bağlı olmaksızın kendi adına bağımsız çalışıp kazanç sağlayan kişiler işçi sayılmıyor. Yani Gig ekonomisi içindeki serbest çalışanlar işçi konumunda görünmüyor.

Gig ekonomisinde serbest çalışanlar genelde sigortasız çalışıyor ve artık bununla ilgili bir düzenleme yapılması gerekiyor. İş güvenliği ve sigorta sorunlarının da yasal bir düzleme oturtulması hem iş veren hem de serbest çalışan için oldukça önemli. Örneğin Gig ekonomisinde iş veren ve çalışan her iki tarafı koruyucu genel sigortalar yaptırılabilir. Bir iş için çalışırken o iş iptal olabileceğinden ödeme almada sorun çıkabiliyor.

Vergi konusunda da bir düzenlemenin yapılması gerekiyor. Gelir İdaresi Başkanlığı 464 no’lu Vergi Usul Kanunu Tebliği ile sorumluluğu platformlara atarak, bağımsız iş yapanlar ile her tür bilgiyi ve yapılan her satış işlemini ayrıntılarıyla beraber kendisine bildirilmesini istiyor. Bu da şahıs şirketi kurmak anlamına geliyor; çünkü serbest çalışanların şahıs şirketi kurmadıkça fatura kesme gibi bir imkanı bulunmuyor.