2025'te trafik sigortasında neler değişiyor? Yeni limitler ve yasal düzenlemeler

2025'te trafik sigortasında neler değişiyor? Yeni limitler ve yasal düzenlemeler

2025 yılı itibarıyla trafik sigortasında önemli değişiklikler söz konusu. Bu değişiklikler, sürücüler ve sigorta şirketleri için yenilikler getiriyor. İşte detaylar…

Trafik sigortası hem sürücüler hem de yayalar için hayati öneme sahip bir güvence mekanizması. Araç kullanımının beraberinde getirdiği maddi ve manevi risklerin etkilerini azaltmak ve trafikteki herkesin güvenliğini sağlamak amacıyla da mecburi. Zorunlu trafik sigortası olmadan trafiğe çıkan araçlar için yüksek para cezaları söz konusu. Bu alanda Türkiye’de uygulanan zorunlu trafik sigortası da oldukça geniş bir kitleyi ilgilendiriyor.

Yeni teminat limitleri getirilen ve yapılan düzenlemelerin bir kısmı 1 Ocak 2025 tarihinde yürürlüğe giren zorunlu trafik sigortasına dair bazı hükümler, kademeli olarak uygulanacak. Araç sahiplerinin bu değişikliklere uyum sağlaması ve sigorta poliçelerini güncellemeleri önemli.

1 Ocak 2025 itibarıyla geçerli olmak üzere, zorunlu trafik sigortası teminat limitlerinde yüzde 50 oranında artış oldu. Bu düzenleme ile maddi zararlar için araç başına teminat tutarı 200 bin TL'den 300 bin TL'ye, kaza başına ise 400 bin TL'den 600 bin TL'ye yükseldi. Ayrıca bedensel zararlar kapsamındaki sakatlanma ve ölüm durumları için kişi başına teminat tutarı 1 milyon 800 bin TL'den 2 milyon 700 bin TL'ye, kaza başına ise 9 milyon TL’den 13 milyon 500 bin TL'ye çıkarıldı.

İlaveten yeni düzenlemeler kapsamında, sigorta primlerinde de artışlar oldu. Taksi, minibüs, otobüs, kamyon ve TIR gibi ticari araçlar için primlere yüzde 10 oranında zam geldi. Otomobil, motosiklet ve traktör gibi diğer araç gruplarında ise prim artış oranı yüzde 5 olarak belirlendi. Bu artışlar, sigorta şirketlerinin artan teminat limitleri ve maliyetlerini dengelemeyi amaçlıyor. 

Ulusal Engelli Veri Sistemi'ne kayıtlı olan engelli araç sahiplerine, zorunlu trafik sigortası primlerinde yüzde 20'ye kadar indirim uygulanacak.
Ulusal Engelli Veri Sistemi'ne kayıtlı olan engelli araç sahiplerine, zorunlu trafik sigortası primlerinde yüzde 20'ye kadar indirim uygulanacak.

Riskli sigortalılar havuzu ve trafik sigortasında değişiklik

Yeni yönetmelikle birlikte, riskli sigortalılar havuzuna dair sigorta şirketleri arasında prim ve hasar paylaşımına ilişkin sistemde köklü düzenlemeler var. Bu düzenlemeler, sigorta sektöründe daha adil bir prim ve hasar dağılımı sağlamayı hedefliyor. Örneğin engelli bireyler için yeni avantajlar getirildi. Ulusal Engelli Veri Sistemi'ne kayıtlı olan engelli araç sahiplerine, zorunlu trafik sigortası primlerinde yüzde 20'ye kadar indirim uygulanacak. Bu indirim, engelli sürücülerin sigorta maliyetlerini hafifletmeyi amaçlıyor.

Yeni düzenlemelerle birlikte, poliçe iptali ve yenileme süreçlerinde de değişiklikler söz konusu. Örneğin sigorta poliçesinin iptali durumunda, sigorta şirketine ödenecek prim tutarı asgari ücretin yüzde 2'sinden az olamayacak. Ayrıca sigorta kapsamına eklenen veya çıkarılan teminatlar konusunda da güncellemeler var. Araç sahiplerinin bu yenilikleri takip etmeleri ve poliçelerini buna göre düzenlemeleri öneriliyor.

2025’te trafik sigortası ne kadar hasar karşılar?

Trafik sigortası eğer kazada kusurluysan karşı tarafın maddi ve bedeni hasar masraflarını karşılıyor malum. Bu da her yıl belirlenen limitler dahilinde oluyor. İşte bu bağlamda 2025 yılı trafik sigortası limitlerinin detaylı tablosu:

Aracın türüne, otomobil, motosiklet ya da kamyonet olmasına bağlı olarak primler değişebilir.
Aracın türüne, otomobil, motosiklet ya da kamyonet olmasına bağlı olarak primler değişebilir.
Trafik sigortasında serbest tarife, sektörde rekabetçi fiyatlar, risk yönetimi stratejilerinde esneklik, piyasa değişimlerine hızlı ayak uydurabilme gibi avantajlar getirebilir.
Trafik sigortasında serbest tarife, sektörde rekabetçi fiyatlar, risk yönetimi stratejilerinde esneklik, piyasa değişimlerine hızlı ayak uydurabilme gibi avantajlar getirebilir.

Serbest tarife ve destekleyici çözümler

Hasar maliyet endeksi ve prim belirleme kriterlerinde gidilen değişikliklerle beraber Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK), prim artış oranlarını belirlemede yeni yetkilerle donatılmış oldu. Bu yetkiler, primlerin daha adil ve dengeli bir şekilde belirlenmesini sağlamayı amaçlıyor.

Öte yandan Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı ve Türkiye Sigorta Birliği Başkan Yardımcısı Ahmet Yaşar, trafik sigortası uygulamalarında serbest tarife ve destekleyici çözümler konusuna dikkat çekti. Ahmet Yaşar, “Trafik sigortasında primleri serbestçe belirlemek istiyoruz. Bundaki amaç da 1 milyon 200 bin civarında sürücünün yarattığı mağduriyetin diğer 22 milyon sürücüye yüklenmemesi.” dedi.

Türkiye’de hasar frekansının yüzde 4 (ortalama 100 araç sahibinden dördünün kaza yaptığı bir oran) olduğuna dikkat çeken Yaşar şunu kaydetti: “Kaza yapmayan 96 araç sahibi, yapanların yarattığı masrafları da yükleniyor. Kaza sayısı artmıyor, tahkimdeki dosya sayısı artıyor. Dolayısıyla kusursuz sürücülerin daha düşük primlerle sigorta yaptırabilmesi için trafik sigortasında serbest tarifeye geçilmesi şart. Ancak serbest tarifenin trafik sigortasında fiyat artışı yaratacağına dair yanlış bir algı var. Serbest tarifeye geçerek iyi sürücü ile kötü sürücüyü ayırmak istiyoruz. Mevcutta trafik sigortasında primler sürücülerin hasar kademesine göre devlet tarafından belirleniyor. Serbest tarifede ise sigorta şirketleri iyi sürücü, kötü sürücü ayrımı yaparak primleri belirliyor.” 

Yaşar, serbest tarifede sigorta şirketlerinin rekabete girip hasarsız portföyü elinde tutabilmek için daha uygun koşullarda prim sunacağını vurguluyor.
Yaşar, serbest tarifede sigorta şirketlerinin rekabete girip hasarsız portföyü elinde tutabilmek için daha uygun koşullarda prim sunacağını vurguluyor.

Tahkim sistemine gelen sigortalı şikayetlerinin yüzde 90'ı trafik sigortasından, bunun da yüzde 77'si değer kaybı tazminatından kaynaklanıyor. Beş bin liralık değer kaybı için sigorta şirketleri başvuru ücreti, tebligat gideri, bilirkişi ücreti, tahkim vekalet ücreti, itiraz başvuru ücreti, icra dosya masrafı gibi masraflar nedeniyle 18 bin lira ödemek durumunda kalıyor. Bu tazminat da vatandaşın cebine gitmiyor, vatandaş yine 5 bin lira alıyor. Geçen sene 560 bin dosya tahkime gitmiş. Bunun yüzde 10'unu tek bir avukat, yüzde 25'ini ise 5 avukat yürütüyor. Sigorta şirketlerinin zorunlu sigortalarda tahkime üye olması zorunlu. Birileri dosyaları topluyor, tahkime getiriyor, sigorta şirketleri ise itiraz edemiyor, hiçbir şey yapamıyor. Biz diyoruz ki vatandaşın zararı rayiç değer üzerinden tespit edilsin, bunun da bir formülü olsun, sigorta da bu rakamı ödesin.

“İyi sürücüye daha uygun, kötü sürücüye daha yüksek prim”

Asıl problemin değer kaybı tarafında olduğunu da vurgulayan Ahmet Yaşar detayları şöyle vurguladı: “Bugün değer kaybında 30 bin TL’lik bir dosyayı, arabuluculukla yönettiğimiz zaman 47 bin TL’ye, hakem heyetleriyle sonuçlandığında ise 96 bin TL’ye varan bir maliyetle karşılaşıyoruz. Üç katından daha fazla demek. Bu artan maliyet, dönüp dolaşıp sigortalıya yansıyor. Havuzdaki paradan ödeme yaparken, bu parayı toplam sigortalı sayısına bölüyorum. Halbuki serbest tarifede sigorta şirketleri rekabete girecek ve hasarsız portföyü elinde tutabilmek için onlara daha uygun koşullarda primler sunacak. Daha sade şekilde anlatırsam iyi sürücüye daha uygun prim, kötü sürücüye ise daha yüksek prim uygulayacak. Bana kalırsa bu kadar kötü sürücülerin, bir süre sonra sigorta vizesi alamayıp iyi sürüş eğitimleri almadan trafiğe çıkmalarını engelleyecek sistemlerin olması lazım.”

Hem sigortacıların hem de sigortalıların maliyetleri nasıl azaltabileceğinin peşinde olması gerektiğini vurgulayan Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı ve Türkiye Sigorta Birliği Başkan Yardımcısı Ahmet Yaşar, basına da bir çağrıda bulundu: “Bu farkındalığı yaratmak için de basına kamuoyu oluşturmada çok önemli görev düşüyor. Bu dolaylı yoldan sürücülerin iyileşmesiyle birlikte can kayıplarının azalmasını da sağlayacak aslında.”