EYT ile ilgili hangi noktadayız?

EYT ile ilgili hangi noktadayız?

Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) Yasası son dönemde haberlerin ve vatandaşların gündeminde ilk sıralarda yer alıyor. Uzun zamandır yasalaşması beklenen EYT düzenlemesine ilişkin günbegün yetkili ağızlardan açıklamalar ve uzmanlardan değerlendirmeler geliyor. EYT konusunda son dönemdeki gelişmeleri yazımızda mercek altına alıyoruz.

“EYT kimleri kapsıyor?” konuyla ilgili en çok merak edilen konuların ilk sırasında. Sigorta başlangıcı 9 Eylül 1999 tarihinden önce yapılmış olanlar EYT'li (emeklilikte yaşa takılan) sayılıyor. 9 Eylül 1999 öncesinde yaş şartı aranmaksızın prim günü ve sigortalılık süresi şartları sağlanarak da emekli olunabiliyorken, 8 Eylül 1999’da yürürlüğe konan 4447 sayılı yasa ile işler değişmişti. Yasa, emekli olmak için aranan sigortalılık süresi (erkek için 25, kadın için 20 yıl) ve prim ödeme (5000 gün) şartlarının yanına bir de yaş şartı (kadın için 58, erkek için 60 yaş) eklemişti. 8 Eylül 1999’dan önce sigortalı olanların yeni şartlara entegrasyonu da sigortalılık süresine göre kademeli olarak sağlanmıştı.

Sonuç olarak bu değişiklik sonrasında, emekli olmak için sigortalılık süresi, prim ödeme ve yaş şartının birlikte sağlanması aranıyor. EYT'li sayılmak için sigorta başlangıcı 9 Eylül 1999 tarihinden önce olup, emeklilik için gereken yaş dışındaki sigortalılık süresi ve prim günü şartlarını sağlamış olmak gerekiyor.

Aralık en geç ocak ayında yasalaşacak

Son olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan EYT çıkış tarihine ilişkin bilgi vermiş, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin’in açıklamalarına değinerek, “Şu anda Vedat Bey ekibiyle birlikte çalışmalarını devam ettiriyor. Önümüzdeki ay ve yeni yıl; EYT ile asgari ücretin arka arkaya açıklandığı aylar olacak" demiş, konuya dair aralık ve ocak aylarını işaret etmişti.

Askerlik borçlanması konusu

Askerlik borçlanması ile EYT kapsamına girilip girilemeyeceği, kişinin ilk sigortalılık başlangıç tarihine, askerlik hizmetinin ilk sigortalılık başlangıç tarihinden önce yapılıp yapılmadığına ve kaç ay borçlanma yapılacağına göre değişmektedir. Askerlik hizmeti eğer ilk sigortalılık başlangıç tarihinden sonra yapılmışsa, yapılacak askerlik borçlanması ile EYT kapsamına girmek mümkün olmayacaktır. Eğer, askerlik hizmeti ilk sigortalılık başlangıcından önce yapılmış ise, borçlanma durumunda borçlanılacak süre kadar sigortalılık başlangıcı geriye gitmektedir. Dolayısıyla, ilk sigortalılık başlangıcından önceki askerlik hizmetinin borçlanılması durumunda, ilk sigortalılık başlangıç tarihinden itibaren borçlanılan süre kadar geriye gidildiğinde bulunacak tarih 8 Eylül 1999 ve öncesine gidiyorsa prim gün sayısı ve sigortalılık süresi şartını yerine getirerek EYT kapsamında emekli olmak mümkün olabilecektir.

Staj ve çıraklık dönemini kapsamıyor

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin’in EYT ile ilgili en dikkat çeken sözleri ise, staj başlangıcına ilişkin olmuştu. Çokça merak edilen “staj ve çıraklık dönemi sigortaların, EYT için başlangıç sayılıp sayılmayacağıyla” ilgili soruya Bilgin, "Onlar EYT kapsamında değil. Sigorta girişi olanlarda bir sorun yok. Çıraklık ve stajyerlik bir sigorta girişi değil. Onlar sağlık sigortasını korumak üzere geliştirilmiş bir sistem" yanıtı vermişti.

Bu durumun temel sebebi, aday çırak, çırak veya stajyer sigortalılıklarında sadece kısa vadeli sigorta kolları (iş kazası, meslek hastalığı, hastalık) primi ödenmesi, uzun vadeli sigorta kolları (emeklilik) primi ödenmemesi. Dolayısıyla, aday çırak, çırak veya stajyer sigortalılıklarında emeklilik primi ödenmediğinden, bu tür sigortalılık başlangıçları emeklilik şartlarının belirlenmesinde dikkate alınmıyor. Bu çerçevede, mevzuata göre bir kişinin 8 Eylül 1999 ve öncesi bir tarihte aday çırak, çırak veya stajyer sigortalılıktan kaynaklanan bir başlangıcı olsa da (borçlanma imkânı getirilmediği sürece) EYT düzenlemesi kapsamına girilmesi mümkün değil.

EYT için başvuru süresi zorunluluğu bulunmuyor.
EYT için başvuru süresi zorunluluğu bulunmuyor.

EYT konusunda bunları da bilelim

Başvuru süresi yok: Çıkarılacak olan EYT düzenlemesinde, emeklilik için belli bir tarihe kadar başvuruda bulunma şeklinde sınırlayıcı bir düzenleme söz konusu değil. Aksi bir durum pek çok kişinin mağduriyetine yol açacaktır.

Bir günle kaçıranlar: Yasalaşması halinde EYT kapsamına girmeyi bir ya da iki günle kaçıranlar belki de en şanssız kitle olacak. TBMM’ye gelecek yasa teklifinde eğer farklı bir düzenleme olmazsa, ilk sigortalılık başlangıcı 9 Eylül 1999 ve sonrası olan kişiler EYT kapsamına giremeyecek. Üstelik emeklilik için gerekli olan prim gün sayısını (7000 gün) doldurmuş olsalar dahi. Bu durumda olanlar yaş şartlarını da (kadın ise 58 yaş, erkek ise 60 yaş) yerine getirmek zorunda. Doğal olarak durum, önümüzdeki yıllarda yeni bir EYT sorununu (ikinci EYT’liler) gündeme getirecektir.

İhbar tazminatı konusu: İhbar tazminatı, sözleşmeyi fesheden tarafın, bu durumu kanuni ihbar süresine ve şekline uygun bir şekilde karşı tarafa bildirmemesi halinde ödemesi gereken bir tazminat. Yargıtay’ın da bu konuda, 22. H.D. 2016/27701 Esas ve 2020/630 Karar sayılı kararı söz konusu. Dolayısıyla, EYT düzenlemesi kapsamında iş sözleşmesini feshedecek olan işçinin ihbar süresine uyma zorunluluğu bulunmuyor. İşçi veya işveren ihbar tazminatına da hak kazanamıyor.

Emeklilik dolayısıyla işten çıkarma: EYT kapsamında emeklilik şartlarını yerine getirmiş olmasına rağmen, emekli olmayarak çalışmayı tercih edecek ki, kanunlar kapsamında işten çıkarılamaz. İşveren tarafında salt emeklilik şartlarını yerine getirdiğinden bahisle işten çıkmaya zorlanamaz. Aksi halde işçinin işe iade davası açma hakkı doğrar.

Aynı iş yerinde çalışma: Aksine bir düzenleme söz konusu olmazsa EYT kapsamında emekli olacak olan kişiler işverenin de kabul etmesi halinde aynı iş yerinde veya farklı bir işte Sosyal Güvenlik Destek Primli (SGDP) olarak çalışabilir. Ancak şu bilinmeli ki; sosyal güvenlik destek primi içinde emeklilik (malullük, yaşlılık ve ölüm) primleri olmadığından, sosyal güvenlik destek primi ödeyerek çalışmak, emekli aylığına herhangi bir katkıda bulunmuyor.

Bireysel emekliliğe etkisi: Bireysel Emeklilik Sistemi (BES/OKS) kamu sosyal güvenlik sisteminin (SGK) tamamlayıcısı değil. Her iki sistemin farklı mevzuata haiz olarak sunduğu haklar söz konusu. Bir kişi EYT kapsamında emekli olursa, o kişi BES sisteminden emekli olamaz. Kişinin BES’e hak kazanabilmesi için sisteme giriş tarihinden itibaren en az 10 yıl sistemde kalması ve 56 yaşını doldurması gerekiyor.

Uzmanından emeklilik ve EYT detayları

Habertürk Ekonomi Yazarı Ahmet Kıvanç’ın konuyla ilgili analizleri de bazı sorulara cevap niteliğinde. İlk etapta, yaklaşık bir buçuk milyon çalışanın yararlanması beklenen EYT’lilerin statülerine göre farklı şartlara haiz olmaları gerekiyor. EYT’liler ile ilgili örnekler genel olarak SSK’lılar (4/1-a) üzerinden veriliyor. Çalışma statüsüne göre SSK, BAĞ-KUR ve Emekli Sandığı iştirakçileri arasında bazı farklar bulunuyor. Bunları anlamak EYT şartlarına hakim olabilmek açısından kolaylık sağlayabilir.

*Statülere göre emeklilik şartları

SSK (4/1-a)

8 Eylül 1999 Öncesi: Normal emeklilik için kadın 50, erkek 55 yaş ve 5000 prim günü veya kadın 20, erkek 25 yıl sigortalılık süresi ve 5000 prim gününe sahip olmalı. Primi yetersiz olanların kısmi emekliliği için ise 15 yıl sigortalılık süresi, kadınlarda 50, erkeklerde 55 yaş ve 3600 prim günü koşulunun birlikte sağlanması gerekiyor.

9 Eylül 1999-30 Nisan 2008 arası: Normal emeklilikte kadın 58, erkek 60 yaş ve 7000 prim günü gerekli. Kısmi emeklilikte ise 25 yıl sigortalılık süresi, 4500 prim günü ve kadın için 58, erkek için 60 yaşını doldurmak şart.

8 Eylül 1999 tarihi itibarıyla kadın 18, erkek 20 yıl sigortalılık süresi olanların emeklilik hakları korundu. 23 Mayıs 2002 tarihine göre belirlenen sigortalılık süresi esas alınarak kadın ve erkeklerin emeklilik yaşları kademelendirildi.

30 Nisan 2008 Sonrası: Normal emeklilikte kadınlar için 58, erkekler için 60 olan emeklilik yaşı 7200 günün doldurulduğu tarihe göre kademelendirilerek 65’e çıkacak. Kısmi emeklilik yaşı, 5400 prim gününün doldurulduğu tarihe göre, normal emeklilik yaşına 3 yıl ilave edilerek belirlenecek. Ancak, 65 yaşı geçmeyecek.

BAĞ – KUR (4/1-b)

1 Ekim 1999 Öncesi: Normal emeklilikte kadın 20 tam yıl (7200 gün), erkek 25 tam yıl (9000 gün) prim gününe sahip olmalı. Kısmi emeklilikte kadın 50, erkek 55 yaş ve 15 tam yıl (5400 gün) prim günü çalışmış olmalı.

1 Ekim 1999 – 30 Nisan 2008 arası: Normal emeklilik sürecinde kadın 58, erkek 60 yaş ve 9000 prim günü kadar çalışmış olmalı. Kısmi emeklilik hakkı ise kadın 60, erkek 62 yaş ve 5400 prim günü çalışmalı.

8 Eylül 1999 tarihi itibarıyla aylık bağlanmasına hak kazananlar ile hak kazanmalarına iki tam yıl veya daha az kalanların emeklilik hakları korundu. 1 Haziran 2002 tarihine göre belirlenen fiili hizmet süreleri dikkate alınarak emeklilik yaşları kademelendirildi.

30 Nisan 2008 sonrası: Normal emeklilikte kadınlar için 58, erkekler için 60 olan emeklilik yaşı 9000 günün doldurulduğu tarihe göre kademelendirilerek 65’e çıkacak. Kısmi emeklilikte 5400 gün ve 65 yaşı geçmemek üzere kademeli emeklilik yaşına 3 yaş ilave edilecek.

EMEKLİ SANDIĞI (4/1-c)

8 Eylül 1999 öncesi: Normal emeklilikte kadın 20 yıl (7200 gün), erkek 25 yıl (9000 gün) hizmet etmiş olmalı. Kısmi emeklilikte 10 yıl (3600 gün) hizmet şartı ve 60 yaşını doldurmuş olma koşulu aranıyor.

8 Eylül 1999 – 30 Nisan 2008 arası: Normal emeklilikte kadın 58, erkek 60 yaş ve 9000 prim günü kadar çalışmış olmalı. Kısmi emeklilikte 15 yıl (5400 gün) hizmet süresi ve 61 yaş koşulu aranacak.

8 Eylül 1999 tarihinde 50 ve üzeri yaşta olanlar için 10 yıl hizmet süresi ve 61 yaş koşulu getirildi.

8 Eylül 1999 tarihi itibarıyla kadın için 18, erkek için 23 yıl sigortalılık süresi olanların (emekliliğine 2 yıl ve daha az süre kalanlar) emeklilik hakları korundu. 15 Haziran 2002 tarihine göre belirlenen sigortalılık süresi esas alınarak kadın ve erkeklerin emeklilik yaşları kademelendirildi.

30 Nisan 2008 Sonrası: Normal emeklilikte kadınlar için 58, erkekler için 60 olan emeklilik yaşı, 9000 prim gününün doldurulduğu tarihe göre kademelendirilerek 65 yaşa çıkacak. Kısmi emeklilikte ise 5400 günün dolduğu tarihteki kademeli emeklilik yaşına, 65 yaşı aşmamak şartıyla 3 yaş ilave edilecek.

EYT’nin çıkması halinde işverenin de hükümetten kıdem tazminatı konusunda bazı talepleri bulunuyor.
EYT’nin çıkması halinde işverenin de hükümetten kıdem tazminatı konusunda bazı talepleri bulunuyor.

İşverenin EYT konusunda en önemli taleplerinden biri kıdem tazminatı konusuna bir formül bulunması. EYT yasasından faydalanıp emekli olacaklara yapılacak kıdem tazminatı ödemeleri için önemli bir formül önerildi. Buna göre, aynı işyerinde emeklilikten sonra çalışmaya devam edenlerin kıdem tazminatlarının, işten ayrılırken ödenmesi için yasal düzenleme yapılabilir. Öneriye, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı da olumlu bakıyor. Yürürlükteki mevzuat kapsamında, çalışan ve işveren arasındaki anlaşma ile emeklilik işlemleri yapılırken kıdem tazminatı sıfırlanabiliyor veya işyeri uhdesinde kıdem tazminatı hesabında durmaya devam ediyor.

İşverenler bu hususta yasal bir güvenceyle, ödemelerin net bir kurala bağlanmasını istiyor. Yapılan hesaplamalara göre olası EYT düzenlemesi sonrasında ilk yıl emekli olacak sayısı 1.6 milyon kişiye kadar çıkabilecek. Bunun da ek 528 milyar TL’lik bir fon ihtiyacına neden olacağı belirtiliyor. Tekil bazda ele alındığında, bazı şirketlerin kıdem tazminatı yükünün 1 milyar lirayı aşma olasılığı söz konusu. İşveren örgütleri “kıdem tazminatı yükü nakit dengemizi bozmasın” beklentisini dile getiriyor.

Emekli olup çalışacakların durumu

Bir başka konu da emekli olup çalışmaya devam edecekler. Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol, emekli olup çalışmaya devam edecek çalışanlar için sosyal güvenlik destek primleri nedeniyle işverene teşvik ve kolaylık sağlanmasını istiyor. Ancak konuyla ilgili düzenlemede değişikliğe gidilip gidilmeyeceği henüz belli değil. Düzenlemenin nitelikli iş gücü kaybı ve kıdem tazminatı yükü gibi ek maliyetleri de gözetecek uygun çözümlerle hazırlanması bekleniyor.

Bakan Bilgin, işverenlerden gelen bazı taleplere sıcak baktıkları mesajını vererek, “Bu konuda da hükümetin bazı formülleri var. Öncelikle bu büyük bir sorun değil. Çünkü işveren kıdem tazminatını vergiden düşüyor. Ayrıca kıdem tazminatı ödemesini işveren işçisiyle kendi arasında anlaşarak taksitlendirebilir” demişti. İlaveten TİSK’in talepleri arasında bulunan emekli çalışanların primlerinin diğer çalışanlarla eşitlenmesi için de düzenleme yapılacağını belirten Bakan Bilgin, “İşveren emekli olan kişiyi çalıştırıyorsa devlete normal çalışandan daha fazla prim ödüyor. Oradaki primi aşağı çekerek eşit seviyeye getireceğiz” açıklamasıyla işverene EYT’li çalışanla devam etme halinde destek verecekleri haberini verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan emeklilik için yılını doldurup yaş şartını bekleyenler ve geçici işçilerle ilgili çalışmaları sürdürdüklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan emeklilik için yılını doldurup yaş şartını bekleyenler ve geçici işçilerle ilgili çalışmaları sürdürdüklerini söyledi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin’in bugüne kadar yaptığı açıklamalarda emeklilik sisteminde prim gün sayısı, yıl ve yaş olmak üzere üç kriterin olduğunu anımsatarak, “Diğer iki şartı doldurup yaşı bekleyenler var. 'Hiç yaş şartı olmasaydı bugün kaç kişi emekli olabilir' diye baktık. Bunların sayısı aydan aya değişiyor. Haziran rakamları 1,5 milyonun biraz üzerindeydi. Yarın bu sayı 1,6 milyon, 1,7 milyon veya aralık sonu itibarıyla da tahmin ediyorum Meclis'ten kanun çıkarken bakılacak 2 milyon civarında olabilir veya değişebilir. Biz bunları dikkate alan bir çalışma yapıyoruz. Yani şu an iki şartı doldurup emekli olabileceklerin sayısı 1,6 milyon civarında. Yarın biraz daha artabilir. Biz onlarla ilgili bir düzenleme yapıyoruz" dedi.

Bakan Bilgin yaş şartı hiç olmasaydı emekli olabileceklere değinerek şunları ekledi: “40'lı yaşlarda olanlar var. Onların büyük bir çoğunluğunun, bu bahsettiğim sayının dışında kalanların özellikleri prim gün ve yıl sayılarındaki eksikliktir. O iki şartta bir değişiklik yapmıyoruz. Süreç devam ediyor. Düzenlemenin kapsamını çalışmamız bittikten sonra kamuoyuyla paylaşacağız."

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da 30 Kasım günü yapılan Kabine Toplantısı sonrası “EYT ne zaman çıkacak?” sorusunun yanıtına yönelik açıklamasında, “Emeklilik için yılını doldurup yaş şartını bekleyenler ve geçici işçilerle ilgili çalışmaları da en kısa sürede tamamlayıp, kamuoyuna açıklayacağız” vurgusu vardı.

Son duruma ve hükümetten gelen açıklamalara göre EYT’nin aralık ayının ikinci haftası içinde Meclis’te görüşülmesi ve yeni yıl öncesi yasalaştırılması bekleniyor. Ancak yetişmezse -ki aralık sonunda Meclis’in tatile girmesi söz konusu- EYT’nin 2023 Ocak ayında çıkma olasılığı da söz konusu. Bu zamana kadar hem çalışan hem de işveren milyonların merakla beklediği EYT, gündemde baş sıradaki yerini koruyacak.

KAYNAKLAR

Haber Türk

NTV

*Bu bölüm büyük oranda Habertürk Ekonomi Yazarı Ahmet Kıvanç’ın yazısından alıntılanmıştır.

pwc.com.tr