Anne olmayan anlamaz: Anne suçluluğu

Anne olmayan anlamaz: Anne suçluluğu

Çoğunlukla uykusuz geçen gecelerin ardından sabahın ilk ışıklarıyla başlayan günler ve bebeğinin üzerine titreyen yorgun ama şefkatli bir anne… Bu tabloya çoğunlukla eşlik eden bir diğer unsur ise anneleri kaygı bozukluğuna kadar götürebilen Mom Guilt yani “Anne Suçluluğu.”

Annelik doğası gereği koşulsuz sevgi ve özeni beraberinde getirse de özellikle çalışan anneler, anlam vermekte güçlük çektikleri bir suçluluk duygusu taşıyorlar. “Acaba çocuğuma yeterince vakit ayıramıyor muyum?” ya da “Ona hak ettiği özeni gösteremiyor muyum?” gibi sorularla baş gösteren “anne suçluluğu”nu sizler için araştırdık.

Anneler neden suçluluk duyuyor?

bebek
Üstesinden gelinmeyen suçluluk duygusu annede kaygı bozuklukları ve depresyona kadar gidebiliyor.

Türkçeye “anne suçluluğu” olarak çevirebileceğimiz “mom guilt”, aslında annelerin yıllardır baş ettikleri fakat psikoloji otoritelerince henüz yakın dönemde kavramsallaştırılmış bir olgu. Ne kadar çabalarsa çabalasın, kendi anneliğini yetersiz görme veya kendini başka annelerle kıyaslayarak başarısız ilan etme gibi belirtilerle kendini gösteren bu sendrom, doğru yaklaşımla çözülmezse ne yazık ki hem annenin hem de bebeğin yaşam kalitesini ciddi ölçüde düşürebiliyor. Peki modern anneler gösterdikleri bunca öz veriye rağmen niçin kendilerini hâlâ yetersiz hissediyor?

Aslında bu sorunun tek bir cevabı yok. Çünkü modern çağ annelerinin hissettiği bu yetersizlik ve başarısızlık kaynaklı suçluluk hissi, hem toplumsal baskılara hem de yoğun hayat tempolarına dayanıyor. Türkiye’de hakim olan toplumsal cinsiyet rollerinin kadına ağır sorumluluklar yüklemesi de adeta yaraya tuz basıyor. Yine sosyal medyada son yıllarda sayıları artan “Influencer anneler”in de bu suçluluk duygusunu tetikleyen unsurlardan olduğunu savunanlar var. Bu fikre sahip olanlar, sosyal medyada “mükemmel anne” imajı çizen influencer’ların, diğer annelerin kendi anneliklerinden şüphe duymalarına neden olduğunu belirtiyor.

En çok çalışan anneler “suçlu” hissediyor

çalışan anneler
İş verenlerin anneliğe bakış açısı da çalışan anneleri zorlayan unsurlardan biri.

Anne suçluluğunu en çok hisseden anneler ise beklendiği üzere çalışan anneler. Yasal doğum izinlerinin sona ermesi ile kariyerlerine geri dönme kararı alan anneler, bu süreçte sadece iki cephede birden savaşmakla kalmıyor, bir de üzerine çocukları ile geçirecekleri zamandan çalma endişesi ile mücadele ediyor. Bu durum da anneye ister istemez suçluluk duygusu olarak dönüyor.

Doğumdan bir sene sonra iş hayatına geri dönme kararı alan İngilizce öğretmeni Derya Şahingil de bu süreçte zorlananlardan. Doğum sonrasında tüm hayatı bebeğine ve eve endekslenen Şahingil için işe dönüş aynı zamanda bir hayata dönüş fırsatı olmuş. Ancak taze anne işe dönüş sürecinde yakın çevresinden “Bebeğin daha çok küçük” “Emzirmeyecek misin?” tarzında geri bildirimler alınca kendini bir hayli kötü hissetmiş. Şahingil, “Anneliğimin ilk senesinde herhangi bir destek almadığım için değil arkadaşlarımla dışarı çıkmak, markete gitmek ya da duş almak bile benim için bir lükstü. Ancak akraba ve arkadaş çevrem yaşadığım zor süreci hesaba katmadan zaman zaman işe dönüşümle alakalı negatif yorumlar yapmaktan çekinmediler. Bu yorumlar elbette kendimi ve anneliğimi sorgulamama neden oldu” sözleri ile çalışan anneler üzerindeki toplumsal baskıyı da gözler önüne seriyor.

anne-çocuk ilişkisi
Uzmanlar çocuklarla çok ama boş zaman geçirmektense az ama kaliteli zaman geçirmenin çok daha sağlıklı bağlar kurduğunun altını çiziyor.

Houston Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü profesörü ve ilham verici konuşmaları ile bilinen Brene Brown’a göre annelerin suçluluk duygusu ile mücadele ederken yapmaları gereken ilk şey durup anın farkına varmak. Çünkü Brown’a göre annelerin yaşadıkları sürecin istisnai ve fedakarlık gerektiren bir süreç olduğunu kabullenmeleri her zaman çok daha sağlıklı sonuçlar veriyor. Brene Brown’ın suçluluk duygusundan muzdarip annelere verdiği diğer tavsiyeler ise şu şekilde:

● Anne, eş ya da çalışan rollerinden ibaret olmadığınızı unutmayın. Unutmayın ki siz bir bireysiniz ve her sağlıklı birey gibi ihtiyaçlarınız olabilir. Kendinize gereksiz yere yüklenmekten vazgeçin.

● Çocuk bakımı ya da kendinizi ayıracağınız vakitlerle ilgili yakınlarınızdan yardım istemekten çekinmeyin. Çünkü ruhsal ve bedensel yükünüzü hafifletmek bebeğinize daha faydalı olmanızı sağlar.

● Telefon kullanım sürenizi kontrol almaya çalışın. Emin olun sosyal medyada gezinerek geçirilen uzun saatler size kaldığında suçluluk duygunuz da azalacaktır.

● Çocuğunuza yalnız zaman geçirme bilincini aşılayın ve bunu eş zamanlı olarak yapın.

● Mükemmel olma arzusunu bir kenara bırakın. Elinizden gelenin en iyisini yapın fakat sosyal medyada gördüğünüz figürlerin aslında gerçekçi olmadığını aklınızın bir köşesine yazın.