Sanal ölümsüzlüğün kapısı aralandı

Sanal ölümsüzlüğün kapısı aralandı

Amazon’un yapay zekâ destekli sanal asistanı Alexa aracılığıyla kaybettiğimiz sevdiklerimiz sesleriyle yaşayabilecek. Echo Dot, önceden kaydettiği sesi taklit etmeyi başardı!

Sevdiklerimizi kaybettikten sonra bizleri belki de en çok zorlayan duygu özlem oluyor. Eskisi gibi seslerini duyamamak onlarla sohbet edememek, onları görememek bize acı veriyor. Teknoloji ve bilim dünyası ise günden güne yapay zekâ algoritmalarını kullanarak yarattıkları yeniliklerle şaşırtıyor. Özellikle insana ait özellikleri yapay zekâya aktarma konusundaki çalışmalar, aklın sınırlarını zorluyor, çığır açıyor. Bu konudaki son şaşırtıcı haber Amazon’dan geldi.

Amazon, yapay zekâ destekli sanal asistanı Alexa’da önemli bir yeniliğe imza attı. Alexa sanal asistanlar, nesnelerin interneti sayesinde basit komutları yerine getirmekten akıllı elektronik cihazları otomatik bir eve entegre etmeye kadar birçok işlevi hayata geçiriyordu halihazırda. 

Amazon, Alexa aracılığıyla akıllı hoparlörü Echo Dot cihazlarına, sahibinin sesini öğrenerek taklit edebilme yeteneği ekledi.
Amazon, Alexa aracılığıyla akıllı hoparlörü Echo Dot cihazlarına, sahibinin sesini öğrenerek taklit edebilme yeteneği ekledi.

Amazon, Alexa’yı ilk olarak Amazon Echo ve Amazon Lab126 tarafından geliştirilen akıllı hoparlör Amazon Echo Dot'ta kullanmıştı. Haziran ayında duyurulan bu yeniliğe göre Amazon, Alexa aracılığıyla akıllı hoparlörü Echo Dot cihazlarına, sahibinin sesini öğrenerek taklit edebilme yeteneği kazandırdı. Bu sayede istenirse hayatını kaybeden eski kullanıcıların sesleri cihazda yaşamaya devam edebilecek. Alexa’nın geliştirilme aşamasında olan bu en yeni özelliği sayesinde sesli asistan, sesleri kısa ses klipleri halinde kopyalayıp sonrasında taklit edebiliyor.

Amazon teknoloji zirvesi sırasında yapılan tanıtımda, bir komodinin üzerine yerleştirilmiş bir Echo Dot’a şu bildirim yapıldı: “Alexa, büyükannem ‘Oz Büyücüsü’nü okumayı bitirebilir mi?” Robotik bir sesle görevi kabul eden Alexa’nın sesi değişti ve yapay zekâ, hoparlör aracılığıyla hayatta olmayan büyükannenin sesinden hikâyeyi okumaya devam etti.

Alexa Yapay Zekâ Kıdemli Başkan Yardımcısı Rohit Prasad tanıtımda elbette bir hayli heyecanlıydı. Rohit Prasad, yapay zekânın sesleri taklit etme yeteneğinin hayallerin ve bilim kurgunun gerçeğe dönüşmesi anlamına geldiğini vurguladı. Prasad’a göre bu yeniliğin amacı, yapay zekâya “İnsana özgü empati ve duyguları” eklemek. 

Uzmanların bu gelişme sonrası bir diğer önemli kaygısı da insana ait olanla mekanik olan arasındaki çizginin bulanıklaşabileceği.
Uzmanların bu gelişme sonrası bir diğer önemli kaygısı da insana ait olanla mekanik olan arasındaki çizginin bulanıklaşabileceği.

Güvenlik kaygılarını beraberinde getirdi

Doğrusu bu gelişme sayesinde sevilen ve kaybedilen kişilerin anıları çok daha kalıcı hale gelebilir. Özellikle teknolojinin ve bilimin geleceğine dair distopik hikayeler anlatan ünlü Black Mirror serisinden bazı bölümleri hatırlatan bu gelişme, beraberinde hem etik hem de güvenlik kaygılarını da getiriyor.

Konunun uzmanları bu konuda birkaç önemli uyarı yapıyor. Bunlardan ilki, böyle bir teknolojinin sahte ses veya video klipler aracılığıyla halkı manipüle etmek için kullanılabilme ihtimali. Örneğin bir siber suçlu, başka bir kişinin sesini küçük bir ses örneğiyle kolayca ve güvenilir bir şekilde kopyalayabiliyorsa, bu ses örneğini diğer bireylerin kimliğine bürünmek için de gayet kolay biçimde kullanabilir. Bu yolla insanları, taklit ettikleri kişi olduklarına inandırabilir ve bu da dolandırıcılığa, veri kaybına, hesapların ele geçirilmesine ve daha fazlasına yol açabilir.


Ölen kişinin rızası nasıl alınacak?

Alexa’nın henüz geliştirme aşamasında olan bu özelliği, kanunen rıza hakkı ile ilgili sorunları da beraberinde getirebilir. Seslerinin öldükten sonra robotik bir kişisel asistan tarafından taklit edileceğinden haberdar olmayanların izni de alınamayacak elbette. Hayatını kaybeden kişilerin verilerini bu şekilde kullanmak hayatta kalan yakınları açısından mutluluk verici olabilir. Ancak internetin derinliklerine işlenen bu verilerin hakkı kime ait? Amazon’a mı? Kaydın sahibine mi? Bu durum, sesin haklarının tanımlanması konusunda bulanık ve kaygan bir zemin yaratıyor. Tıpkı sosyal medya hesaplarını vasiyete konu etmek gibi ses ya da ilerde görüntü kullanımını düşünerek bunların haklarının da dijital vasiyet yoluyla tanımlanması mı gerekecek? 

Dijital miras konusunda birçok ülke henüz harekete geçmiş değil.
Dijital miras konusunda birçok ülke henüz harekete geçmiş değil.

Dijital miras konusu

Miras bırakan kişinin internet ortamındaki dijital hesaplarının, verilerinin tümü dijital miras kavramı kapsamında değerlendirilebilir. Türkiye’de ya da farklı Avrupa ülkelerinde -Estonya hariç- şu an için dijital mirası doğrudan düzenleyen bir kanun bulunmuyor. Estonya’da ise durum farklı. Estonya’da miras kanunu kapsamında külli halefiyet ilkesi geçerli. Somut bazı düzenlemelerle dijital miras Estonya’da yasalaştırılmış. Estonya’nın medeni kanununda da yasal mirasçılık ve miras hükümleri açıkça dijital mirası da kapsayacak şekilde düzenlenmiş.

Dijital miras konusunda teknolojinin aldığı hatta alacağı yol düşünülerek düzenleme ve yenilemeler yapılmasının zorunlu olduğu da akıldan çıkarılmamalı. Bugünün bir asır sonrasında teknolojinin bize gerçekten getireceklerini kestirmek zor. Zamanla birçok bilimkurgu fikri gerçeğe evrilirken “her şey mümkün” demek de hayli mümkün! 


KAYNAKLAR:

The Washington Post

Podcast Turkey

turkiyehukuk.org