Değer kaybından eksper atamasına, yetkisiz hasar aracılığıyla mücadeleden Alo 193 OHİM’e kadar peş peşe hayata geçirilen düzenlemelerle trafik sigortasında hasar yönetimi yeniden şekilleniyor. Yeni modelin ortak hedefi ise vatandaşın hakkına daha hızlı, daha kolay ve daha güvenli ulaşması, hasarın doğru yönetilmesi ve gereksiz uyuşmazlıkların azaltılması.
Trafik sigortalarında hasar yönetimi 2026 yılı boyunca birbirini tamamlayan düzenlemelerle önemli bir değişimden geçiyor. Sürecin temelini eksper raporlarının ve hesaplama yöntemlerinin standartlaştırılması oluşturdu. Ardından akıllı sıralı eksper atama sistemi pilot uygulamalarla devreye girdi; değer kaybı hasar dosyasının doğal bir parçası haline getirildi; yetkisiz hasar aracılığı faaliyetlerine karşı yeni tedbirler alındı ve son aşamada Alo 193 Ortak Hasar İhbar Merkezi ile vatandaşın sisteme ulaşabileceği yeni bir ortak kanal oluşturuldu. SEDDK’nın resmi mevzuat listesinde Sigorta Eksperleri Atama Yönetmeliği 19 Şubat 2026 tarihli düzenleme olarak yer alırken, Kurumun 17 Şubat tarihli duyurusu hasar istismarcılığına karşı yürütülen eylem programının çerçevesini ortaya koydu.
Bütün bu adımların merkezinde ise özellikle değer kaybı bulunuyor. 1 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren “genel şart” değişikliğiyle, araç hasarı nedeniyle sigorta şirketine yapılan başvuru değer kaybı talebini de kapsar hale geldi. Değer kaybı ise aracın markası, modeli, yaşı, kullanım durumu, hasar geçmişi ve kaza öncesi ile onarım sonrası ikinci el değerleri dikkate alınarak eksper tarafından aynı dosya içinde değerlendiriliyor. Böylece vatandaşın aynı kaza için ayrı bir değer kaybı süreci başlatmasının önüne geçilirken, hasar ile değer kaybının tek dosya içinde değerlendirilmesi amaçlanıyor.
“Bunlar birbirinden bağımsız düzenlemeler değil”
Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Ahmet Yaşar, ortaya çıkan yapının yalnızca birkaç mevzuat değişikliği olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtiyor: “Trafik sigortalarında hasar yönetiminde yeni bir döneme giriyoruz. Hasar hesaplama yöntemlerinin standartlaştırılması, değer kaybının hasar dosyasının doğal bir parçası haline getirilmesi, akıllı sıralı eksper atama sistemi, yetkisiz hasar aracılığı faaliyetlerine yönelik tedbirler ve Alo 193 OHİM birbirinden bağımsız uygulamalar değil; aynı hedefe hizmet eden bütünleşik reform adımlarıdır. Bu dönüşümün amacı çok açık: Vatandaşımızın hakkına daha hızlı, daha kolay ve daha güvenli şekilde ulaşmasını sağlamak.”
Yaşar’a göre sistemdeki önemli noktalardan biri de yapılan düzenlemelerin sigorta şirketlerinin, acentelerin ve diğer yetkili dağıtım kanallarının mevcut rollerini ortadan kaldırmaması.
“Sigorta şirketlerimizin hasar ihbar ve hasar yönetim sistemleri çalışmaya devam ediyor. OHİM bunların yerine geçen bir yapı değil; vatandaşımızın doğru kanala güvenli ve kolay şekilde erişmesini sağlayan ortak ve tamamlayıcı bir başvuru noktasıdır.”
Nitekim SEDDK’nın 2026/22 sayılı Genelgesi, OHİM’i şirketlerin, Güvence Hesabı’nın ve Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu’nun doğrudan başvuru kanallarına ek bir kanal olarak tanımlıyor. OHİM üzerinden geçerli şekilde alınan başvuru, sisteme ulaştığı tarih ve saat itibarıyla ilgili kuruluşa yapılmış sayılıyor.
Yetkili sigorta aracılarımıza önemli görevler düşüyor
Dönüşümün diğer önemli ayağını, hukuka aykırı faaliyet gösteren yetkisiz hasar takip yapılanmalarıyla mücadele oluşturuyor. Son yıllarda özellikle değer kaybı üzerinden ortaya çıkan bazı yapılanmalar; vatandaşlara kaza sonrasında ulaşarak vekalet alma, kişisel verilere hukuka aykırı yollarla erişme, dosyaları gereksiz biçimde uyuşmazlığa taşıma ve tazminat süreçlerinden ticari gelir elde etme yöntemleriyle sigorta sisteminin önemli sorunlarından biri haline geldi.
Yaşar bu noktada yetkili sigorta acentelerine ve diğer yetkili dağıtım kanallarına ayrı bir sorumluluk düştüğünü vurguluyor: “Sigortalılarımızın en yakın danışmanları olan yetkili sigorta acentelerimize ve tüm yetkili dağıtım kanallarımıza önemli görevler düşüyor. Vatandaşlarımızı doğru bilgilendirmek, hasar süreçlerinde onlara rehberlik etmek ve hukuka aykırı faaliyet gösteren yetkisiz hasar takip yapılanmalarına karşı farkındalık oluşturmak hepimizin sorumluluğudur. Çünkü hepimizin ortak amacı, sigortalımızın hak ettiği tazminata en hızlı, en doğru ve en güvenli şekilde ulaşmasını sağlamaktır.”
Yaşar, yeni dönemin temelini şu ifadeyle özetliyor: “Güçlü sigortacılık, vatandaşın hasar ve tazminat süreçlerine güven duyduğu, hakkına doğrudan ve kolay ulaşabildiği güçlü bir sistem üzerine inşa edilir.”
“Amaç hasarı büyütmek değil, doğru yönetmek”
Quick Sigorta Genel Müdürü Eyüp Özsoy da düzenlemelerin sahadaki en önemli sonucunun hasar ve tazminat süreçlerinin gereksiz uyuşmazlıklarla büyümesinin önüne geçilmesi olacağı görüşünde. Özsoy, özellikle yetkisiz hasar takibi için kişisel verilerin hukuka aykırı biçimde elde edilmesi ve kullanılmasının vatandaş açısından önemli bir risk oluşturduğunu belirtiyor. “Amaç hasarı büyüten değil, hasarı doğru yöneten bir sistem oluşturmaktır. Vatandaş gereksiz uyuşmazlıklara sürüklenmeyecek, değer kaybı gibi süreçler hasar dosyasının doğal bir parçası olarak değerlendirilecek ve hak sahipleri işlemlerini doğrudan sigorta sistemi üzerinden daha kolay yürütebilecek.”
Yetkisiz hasar takip faaliyetlerinin oluşturduğu maliyetin yalnızca sigorta şirketlerine ait bir maliyet olmadığını belirten Özsoy’a göre; gereksiz işlem, uyuşmazlık ve takip maliyetlerinin azalması orta ve uzun vadede bütün sigortalılar açısından daha sağlıklı bir yapı oluşturabilir.
Alo 193 ile ortak ve izlenebilir başvuru
Yeni yapının tamamlayıcı halkası ise Alo 193 Ortak Hasar İhbar Merkezi. 1 Eylül 2026’da yürürlüğe girecek 2026/22 sayılı Genelge ile motorlu araç sigortalarındaki hasar başvuruları OHİM üzerinden de yapılabilecek. SEDDK, sistemi trafik ve kasko sigortalarında başvuruların daha kolay, etkin, izlenebilir ve denetlenebilir biçimde işlenmesini sağlayacak ortak bir kanal olarak tanımlıyor.
Başvuru sırasında kimlik ve iletişim bilgileri, kazaya karışan araçların plakaları, hasar tarihi ve hasarın maddi veya bedeni olup olmadığı gibi temel bilgiler kayıt altına alınacak; sistem başvuruya bir referans numarası verecek ve talebi ilgili sigorta şirketine, Güvence Hesabı’na veya Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu’na yönlendirecek.
İlgili sigorta şirketi de başvurunun kendisine iletilmesini takip eden iş günü içinde hak sahibiyle iletişime geçecek. Gerekli bilgi ve belgeler, kaza tespit tutanağı, kusur oranları, ekspertiz işlemleri, tahmini onarım süresi ve araç hasarıyla birlikte değer kaybı hesaplaması konusunda bilgi verecek; aynı zamanda tazminat alacağının mevzuatta belirtilenler dışında yetkisiz kişilerce takip ve tahsil edilemeyeceği de vatandaşa bildirilecek. Bu yapıyla birlikte vatandaşın doğru muhataba ulaşması kolaylaşırken, sigorta şirketlerinin mevcut hasar ihbar ve hasar yönetim sistemleri çalışmaya devam edecek.
Tahkimde de yeni sınır
Hasarın henüz teknik olarak incelendiği aşamada uyuşmazlık yaratılmasının önüne geçmek amacıyla tahkim sürecinde de yeni bir çerçeve getirildi. SEDDK’nın 5 Ağustos 2026 tarihli düzenlemesine göre, sigorta şirketinin eksperi süresi içinde atadığı ve ekspertiz raporunun sigortacıya yüklenemeyecek nedenlerle henüz tamamlanmadığı SBM kayıtlarıyla ortaya konulabiliyorsa, devam eden ekspertiz süreci talebin reddedildiği veya uyuşmazlık oluştuğu şeklinde değerlendirilmeyecek. Bu yaklaşımın temelinde, önce hasarın teknik olarak tespit edilmesi ve tazminat sürecinin tamamlanmasına imkan verilmesi bulunuyor.
Ortak hedef, hasarı doğru yönetmek
Yeni dönemin büyük resmi aslında oldukça sade. Değer kaybını hasarın içine almak, eksper raporlarını ve hesaplamaları standartlaştırmak, eksper atamalarını merkezi ve sıralı hale getirmek, sigortalıyla doğrudan iletişimi güçlendirmek, yetkisiz hasar takibini zorlaştırmak ve vatandaş için ortak bir başvuru kanalı oluşturmak aynı sistemin parçaları. Hedef, hasarı büyüten değil; hasarı doğru, hızlı ve güvenli yöneten bir yapı kurmak. Vatandaş açısından bunun karşılığı ise daha anlaşılır: Hak ettiği tazminata daha az işlemle, daha az uyuşmazlıkla ve daha güvenli biçimde ulaşabilmek.
ARAÇ SAHİPLERİ DİKKAT
40 bin TL’nin üzerindeki hasarda eksper zorunlu
2026 yılı için trafik sigortasında araç başına maddi zarar teminatı 400 bin TL. Bu tutarın onda birini aşan, yani 40 bin TL’nin üzerindeki hasarlarda hasar tespitinin eksper tarafından yapılması gerekiyor. Daha düşük tutarlı hasarlarda ise tarafların mevcut mevzuat çerçevesinde anlaşabilmesi mümkün.
ONARIMDA YENİ KURAL
Orijinal, eşdeğer ve yeniden kullanılabilir parça
Hasar gören orijinal parçanın onarılması mümkün değilse temel esas orijinal parçayla değişim. Ancak hak sahibinin onayı varsa veya orijinal parçayla değişim mümkün değilse eşdeğer ya da yeniden kullanılabilir parça kullanılabiliyor. Hasarlı parça zaten orijinal değilse öncelik eşdeğer veya yeniden kullanılabilir parçaya veriliyor.
AĞIR VE TAM HASARDA BELGE ŞARTI
Eksper kararı yetmiyor
Tam hasarda aracın hurdaya ayrıldığına ilişkin hurda tescil belgesi olmadan tazminat ödenmiyor. Ağır hasarda ise eksper raporuna ek olarak aracın trafikten çekildiğini gösteren “trafikten çekilmiştir” kaşeli tescil belgesinin sigortacıya sunulması gerekiyor. Ayrıca kaskolu araçlarda ağır veya tam hasar halinde eksper tespiti zorunlu ve eksper merkezi sistem üzerinden atanıyor.
AMAN KAZA YERİNİ TERK ETMEYİN
Sigortacı sürücüye rücu edebilecek
Genel Şartlarda yapılan bir başka önemli değişiklik de rücu hükümlerinde. Tedavi veya yardım amacıyla sağlık kuruluşuna gitme ya da can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller dışında, trafik kazasında olay yerini terk etmek sigortacının ödediği tazminatı kendi sigortalısından geri istemesine yol açabilecek haller arasına açık biçimde dahil edildi.