Sonbaharda güvenli sürüşün formülü

Sonbaharda güvenli sürüşün formülü

Sonbaharda ilk yağmur yazın biriken yağ ve tozun kayganlaşmasıyla her zaman daha tehlikeli oluyor. Güvenlik için yapılabileceklere bakıyoruz…

Sonbaharla birlikte sürüş koşulları kısa süre içinde değişebiliyor. Birkaç dakika önce kuru olan yol, ani bir yağışla kayganlaşırken günlerin kısalması, sis, yapraklar ve araçların kaldırdığı su bulutu görüşü zorlaştırabiliyor. Özellikle uzun ve kurak bir yazın ardından başlayan ilk yağmurlar, sürücülerin düşündüğünden daha fazla risk taşıyor.

Peki, ilk yağmur neden daha kaygan bir yol oluşturuyor? Yaz boyunca asfalt üzerinde araçlardan sızan yağ ve yakıt kalıntıları, lastik parçacıkları, egzoz kaynaklı kirleticiler, toz ve ince kum birikiyor. Uzun süre yağış olmadığında bu maddeler yol yüzeyinde görünmeyen bir tabaka oluşturuyor. Yağmur başladığında da su, asfalt üzerindeki bu kalıntılarla karışarak kaygan bir yüzey meydana getiriyor. Yağış henüz yolu temizleyecek kadar güçlü veya uzun süreli değilse lastiğin asfaltla teması azalabiliyor. Bu nedenle özellikle yağmurun ilk dakikalarında; kavşaklarda, virajlarda, yokuş aşağı bölümlerde ve yoğun trafik bulunan noktalarda daha temkinli olmak gerekiyor.

Yol yüzeyindeki yağ ve yakıt kalıntılarının yanı sıra ıslanan yapraklar da adeta ince bir kaygan tabaka gibi davranabiliyor. Motosiklet ve bisiklet sürücüleri açısından yol çizgileri, metal rögar kapakları ve mazgallar da yağışla birlikte daha riskli hâle gelebiliyor.

Sonbahar sürüşünde aracın yola temas eden tek noktası lastikler. Bu nedenle diş derinliği kadar lastik basıncı, üretim tarihi ve yüzeydeki hasarlar da önem taşıyor.
Sonbahar sürüşünde aracın yola temas eden tek noktası lastikler. Bu nedenle diş derinliği kadar lastik basıncı, üretim tarihi ve yüzeydeki hasarlar da önem taşıyor.

Islak zeminde fren mesafesi uzuyor

Islak yolda lastiklerin tutunma gücü kuru zemine göre azalıyor. Uzmanlar, ıslak havalarda durma mesafesinin kuru zemine kıyasla en az iki katına çıkabileceğine dikkat çekiyor. Bu nedenle yalnızca hız sınırına uymak yeterli değil; hızın yağışın şiddetine, görüş mesafesine ve yolun durumuna göre daha da azaltılması gerekiyor. Trafikte öndeki araçla arada bırakılan mesafe de kuru hava alışkanlıklarına göre artırılmalı. Ani fren gerektirecek yakın takipten, sert direksiyon hareketlerinden ve hızlı şerit değişikliklerinden kaçınılmalı. Gaz, fren ve direksiyon mümkün olduğunca yumuşak kullanılmalı. Viraja girmeden önce hız azaltılmalı; virajın içinde ani fren yapılmamalı. Özellikle ilk yağmurda “Yol henüz çok ıslanmadı” düşüncesi yanıltıcı olabilir. İnce yağış, bazen yoğun yağmurdan daha kaygan bir yüzey oluşturabilir.

Sonbahar sürüşünde aracın yola temas eden tek noktası lastikler. Lastiklerin ayda en az bir kez ve her uzun yolculuk öncesinde kontrol edilmesini öneriyor. Bu nedenle diş derinliği kadar lastik basıncı, üretim tarihi ve yüzeydeki hasarlar da önem taşıyor. Lastikler soğukken, araç üreticisinin önerdiği basınç değerine göre kontrol edilmeli. Kesik, çatlak, şişme veya düzensiz aşınma görülen lastikler uzman tarafından incelenmeli. Hava sıcaklığı düştükçe lastik basıncının da azalabileceği unutulmamalı. Sonuçta dişleri aşınmış bir lastik, yol üzerindeki suyu yeterince tahliye edemez. Bu durum, lastikle asfalt arasında su tabakası oluşması anlamına gelen su yastığına binme riskini artırır. Direksiyon aniden hafifler veya araç yönlendirmeye cevap vermez bir hale gelirse gazdan ayak yavaşça çekilmeli, direksiyon mümkün olduğunca düz tutulmalı ve sert fren yapılmamalı. Lastikler yeniden yol tutuşu kazanana kadar ani hareketlerden kaçınılmalı.

Aşınmış silecekler suyu temizlemek yerine camın üzerine yayarak görüşü daha da bozabilir.
Aşınmış silecekler suyu temizlemek yerine camın üzerine yayarak görüşü daha da bozabilir.

Görmek kadar görünmek de önemli

Sonbaharda yağmur, sis, erken kararan hava ve diğer araçların kaldırdığı su, görüş mesafesini oldukça hızlı bir biçimde düşürebilir. Yola çıkmadan önce ön ve arka camlar, aynalar ve farlar temizlenmeli; silecek lastiklerinin cam üzerinde iz bırakıp bırakmadığı kontrol edilmeli. Aksi halde aşınmış silecekler suyu temizlemek yerine camın üzerine yayarak görüşü daha da bozabilir. Bu nedenle önlem amacıyla cam suyu tamamlanmalı, buğu çözme ve klima sistemi çalışır durumda olmalı. Yağmurlu ve kapalı havalarda kısa farların kullanılması aracın diğer sürücüler tarafından daha kolay fark edilmesini sağlar. Ancak sis yoksa arka sis lambalarının kullanılması, arkadaki sürücülerin gözünü alabileceği ve fren lambalarının fark edilmesini zorlaştırabileceği için doğru değildir.

Ayrıca derinliği bilinmeyen su birikintilerine girilmemeli. Su, aracın motoruna, elektrik sistemine ve frenlerine de zarar verebilir. Su basmış bir yolun güvenli olup olmadığı anlaşılamıyorsa en doğru seçenek farklı bir güzergâh kullanmaktır.

Sonbaharda güvenli sürüşün temel kuralı değişen yol koşullarına erken uyum sağlamaktır.
Sonbaharda güvenli sürüşün temel kuralı değişen yol koşullarına erken uyum sağlamaktır.

Sonbahar öncesi kısa araç kontrolü de faydalı olacaktır. Güvenli bir sonbahar sürüşü için mevsimin ilk yağmurunu beklemeden şu parçaların gözden geçirilmesi yararlı olur:

- Lastiklerin basıncı, dişleri ve genel durumu

- Ön ve arka sileceklerin temizleme performansı

- Farlar, stop lambaları ve sinyaller

- Cam suyu ve buğu çözme sistemi

- Frenlerin durumu

- Akü ve şarj sistemi

- Klima ve kabin filtresi

Sonbaharda güvenli sürüşün temel kuralı değişen yol koşullarına erken uyum sağlamaktır. Hızı düşürmek, takip mesafesini artırmak ve ani hareketlerden kaçınmak birkaç dakikalık gecikmeye yol açabilir; ancak sürücüye tehlikeyi fark etmesi ve güvenli şekilde tepki vermesi için çok daha değerli bir zaman kazandırır.

Güvenli sürüşler!