Uzaktan çalışma fırsatı, yüksek kazanç ya da kısa bir eğitim sonrasında işe başlama vaadi… İş arayanları hedef alan sahte ilanlar farklı mağduriyetlere kapı açıyor.
İş aramak zaten belirsizliklerle dolu bir süreç. Son dönemlerin yükselen tehdidi, karşılaşılan ilanın gerçek olup olmadığını araştırmayı da gerektirir oldu. Çünkü dolandırıcılar, iş arayanların ekonomik ihtiyaçlarını ve bir an önce çalışma isteğini kullanarak oldukça ikna edici ilanlar hazırlıyor. Kurumsal logolar, profesyonel görünümlü internet siteleri, sahte insan kaynakları profilleri ve hatta çevrim içi mülakatlar, o kadar gerçekçi bir işe alım süreci izlenimi yaratıyor ki!
Veriler de bu alandaki tehlikenin giderek büyüdüğünü gösteriyor. ABD Federal Ticaret Komisyonuna göre iş dolandırıcılığı bildirimleri 2020’den 2024’e kadar üç katına çıkarken bildirilen kayıplar 90 milyon dolardan 501 milyon dolara yükseldi. Söz konusu bu artışta, özellikle uzaktan çalışma ve basit çevrim içi görevler üzerinden kurgulanan dolandırıcılıkların çok daha yüksek oranda etkili olduğu belirtiliyor.
İşe girmek isterken para kaybetmek
Sahte ilanlarda en sık karşılaşılan yöntemlerden biri, adaydan işe başlamadan önce ödeme istenmesi. Dolandırıcılar talep ettikleri bu parayı “eğitim ücreti”, “sertifika bedeli”, “dosya masrafı”, “ekipman depozitosu” veya “sigorta ödemesi” gibi adlarla talep edebiliyor. Bazen küçük bir ödeme yapıldıktan sonra yeni masraflar çıkarılıyor ve aday, işi kaybetmemek için söz konusu sahte iş verene para göndermeye de devam ediyor.
Oysa Türkiye’de 4904 sayılı Türkiye İş Kurumu Kanunu kapsamında, belirli istisnalar dışında, özel istihdam bürolarının iş arayanlardan ücret alması yasak. Bu nedenle işe yerleştirme, zorunlu eğitim veya ekipman gerekçesiyle peşin ödeme istenmesi önemli bir uyarı işareti olarak görülmeli.
Son yıllarda yaygınlaşan bir başka yöntem daha var. “Görev dolandırıcılığı” olarak adlandırabileceğimiz bu yöntem, mağdurlara ürün beğenme, uygulama puanlama, otel değerlendirme veya satışları artırma gibi basit görevler veriliyor. Başlangıçta güven kazanmak amacıyla küçük ödemeler yapılabiliyor. Daha yüksek kazanç aşamasına geçildiğinde ise kişinin sisteme kendi parasını yatırması isteniyor. Ekranda kazanç artıyor gibi görünse de parayı çekmek ne yazık ki mümkün olamıyor.
Asıl hedef kişisel veriler olabilir
Her sahte iş ilanı doğrudan para talep etmiyor. Bazılarında amaç; kimlik fotoğrafı, adres, telefon numarası, banka hesabı, diploma veya öz geçmiş gibi değerli kişisel verileri toplamak. Bu bilgiler daha sonra sahte hesap açma, kimlik hırsızlığı veya başka dolandırıcılık faaliyetlerinde kullanılabiliyor.
Özellikle henüz resmî bir sözleşme yapılmadan kimliğin ön ve arka yüzünün, banka bilgilerinin ya da e-Devlet belgelerinin istenmesi risk taşıyor. Başvuru formu adı altında gönderilen bağlantılar da sahte giriş sayfalarına yönlendirerek e-posta ve sosyal medya şifrelerini ele geçirebiliyor. Adaydan bir dosya veya “mülakat uygulaması” indirmesinin istenmesi ise cihaza zararlı yazılım bulaştırma girişiminin parçası olabiliyor. Bazı kişilerden de maaş ödemesi yapılacağı söylenerek banka hesabını kullanması veya hesabına gelen parayı başka bir hesaba aktarması istenebiliyor. Bu durumda iş arayan kişi farkında olmadan suç gelirlerinin transferinde aracı hâline de gelebiliyor. Bu da son derece ciddi hukuki sonuçlar demek.
Gerçek ilan nasıl ayırt edilir
İlanda adı geçen şirketin resmî internet sitesindeki kariyer sayfası kontrol edilmeli ve şirket, sitede bulunan kurumsal telefon numarasından aranmalı. İşe alım uzmanının yalnızca WhatsApp veya Telegram üzerinden iletişim kurması, ücretsiz e-posta adresi kullanması, görüşme yapmadan işe kabul bildirmesi ve piyasanın çok üzerinde kazanç vaat etmesi şüphe uyandırmalı.
İş arayanların da işverenler kadar güvenlik kontrolü yapması gereken bir dönemdeyiz. Çünkü sahte bir ilan, yalnızca boşa gönderilmiş bir öz geçmiş anlamına gelmiyor. Birikimlerin, dijital hesapların ve hatta kişinin hukuki güvenliğinin kaybedilmesine uzanan bir sürecin ilk adımı olabiliyor. Bu yüzden en değerli kariyer becerilerinden biri artık yalnızca doğru işi bulmak değil, gerçek fırsatla ustaca hazırlanmış bir tuzağı birbirinden ayırabilmek.