Zell am See: Kartpostallardan fırlamış gibi

Zell am See: Kartpostallardan fırlamış gibi

Son yılların popüler kayak rotalarından biri olan Zell am See, gerek doğal güzelliği gerekse kayak tesisleriyle kış tatili yapmak isteyen herkese hitap ediyor. Her zamankinden farklı bir tatil arıyorsanız, Zell am See’yi değerlendirmeye ne dersiniz?

Ömre ömür katan yerler vardır ya, Zell am See de kesinlikle onlardan biri. Bembeyaz dağlarıyla masmavi gölün buluştuğu manzarasını seyretmek ve temiz havasını solumak için bile gitmeye değer. Hele ki kayak veya snowboard yapıyorsanız, farklı zorluk derecelerindeki uzun pistleriyle de sizi son derece tatmin edeceğinden emin olabilirsiniz.

Avusturya’nın Salzburg şehrine bağlı olan bu turistik bölgeye en kolay ulaşım, İstanbul’dan Salzburg’a iki buçuk saatlik uçak yolculuğuyla mümkün. Uçağın ardından sizi bir saatlik otomobil yolculuğu bekliyor. Münih üzerinden de gidebilirsiniz, ancak o zaman da karadan iki buçuk saat yol gideceksiniz, şimdiden söyleyelim.

Old Town’da bir gün…

St. Hippolyte
St. Hippolyte’s Kilisesi’nin kulesi.

Önce Zell Gölü’nün batı kıyısında kurulmuş minik kasabasından, yani Old Town’dan başlayalım. Burada çoğunlukla kafeler, restoranlar, butikler, çikolata ve peynir ağırlıklı ürünler sunan şarküteriler, hediyelik eşya dükkanları ve tabii ki kayak malzemesi satan mağazalar yer alıyor. Minik meydanlarında canlı müzik yapan gruplar eşliğinde o sevimli kafelerinden birinde oturup sıcak şarabınızı veya kahvenizi içebilirsiniz. Kreplerinin muhteşem kokusuna kapılıp, kendinizi tutamayıp tatlı ihtiyacınızı da layığıyla gidermeniz olası…

Ardından büyük oranda Roma mimarisinden izler taşıyan St. Hippolyte’s Kilisesi’ni gezebilirsiniz. Kayak sonrası, “after ski” mekanlarında Avusturya biraları içip günün yorgunluğunu atmak da güzel bir seçenek. Zira bu mekanlar özellikle hafta sonları gençlerle dolup taşıyor. Hiçbir şey yapmasanız bile bu rengarenk ve tarihi binalar arasında dolaşmak çok zevkli.

Grand Hotel
Zell Gölü kıyısındaki Grand Hotel, şehrin sembollerinden biri.

Şehir merkezinin demirbaşı ise gölün hemen kıyısında yer alan ve 1894 yılında yapılmış olan Grand Hotel. Tarihi mimarisi, Orta Avrupa’ya özgün dekorasyonu ile burada kendinizi Wes Anderson’un Büyük Budapeşte Oteli filminde gibi hissedebilirsiniz. Kalmasanız bile içine girip gezmeyi unutmayın. Son dört yıldır donmuyormuş ama belki şansınıza otelin önündeki Zell Gölü donmuş olabilir; böylece manzaraya karşı çay kahve içmek daha da zevkli hale gelebilir.

Göl manzaralı kayak

Schmittenhöhe
Zell am See’deki Schmittenhöhe Dağı, yılın neredeyse tamamında karla kaplı.

Şimdi gelelim kayak ve snowboard’cuların merak ettikleri soruları cevaplamaya… Old Town’un hemen arkasında yer alan Schmittenhöhe Dağı’nda farklı zorluk derecelerinde, toplam 138 km uzunluğunda pistler yer alıyor. Daha da ayrıntılı bilgi isterseniz şu linkten pist haritasını inceleyebilirsiniz. Yılın büyük bölümünde karlı kaplı olan dağda, ekim ayından itibaren kayak yapmak mümkün. Şehir merkezinden dağa otobüs ve teleferiklerle ulaşım oldukça kolay. Ski pass ücretleri ise tüm bölgeler için, örneğin iki günlük 100 euro, dört günlük 186 euro. Fiyatlar biraz yüksek ama göl manzaralı pislerin büyüklüğü itibarıyla da kayakçıları fazlasıyla tatmin ettiğini söylemek mümkün. Üstelik en yoğun dönemlerinde bile insan kalabalığı rahatsız edecek boyutlarda değil. Dağda farklı noktalarda Intersport’lardan kiralama da yapabilirsiniz. Kiralama bilgilerine ise şu linkten göz atabilirsiniz.

Zell am See
Şehir merkezinden geçen tren hattı, 1875 yılından beri hizmette.

Son not olarak belirtelim, Zell am See’nin yazları da bir o kadar güzel geçiyormuş. Yaz tatillerinde deniz ve güneş ikilisine alışık bir toplum olarak, Orta Avrupa öncelikli tatil planlarınız arasında yer almayabilir ama yine de aklınızda olsun...

DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR!

Seyahat Sigortanız, Quick Sigorta ile Saniyeler İçerisinde Hazır!