Tarihe direnen yapı: Bulgur Palas

Tarihe direnen yapı: Bulgur Palas

Bulgur Palas’ın hikâyesi

1912 yılında dönemin İttihat ve Terakki üyesi Bolulu Habib Bey tarafından İtalyan asıllı Türk mimar Guilio Mongeri’ya yaptırılılan Bulgur Palas, adını Bolulu Habib Bey’in fahiş fiyatlarla ticaretini yaptığı bulgurdan çok para kazanmasından alıyor. Halk arasındaki adıyla “bulgur vurgunu”ndan sonra yapılan bu bina, borçlar sebebiyle tamamlanamadı. 1926 yılında Habib Bey’in ani ölümünden sonra aile borçlara karşılık olarak konağı Osmanlı Bankası’na devretti. Banka tarafından bir süre lojman ve arşiv olarak kullanılan konak, daha sonra terk edildi. Fatih’in Cerrahpaşa semtinde bulunan bina, 2001 yılında ise Garanti Bankası’nın mülkiyetine geçti. İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl satın alınan Bulgur Palas, restore edilerek belge merkezi, arşiv, kütüphane, sergi salonu ve kafe olarak hizmete sunulacak.

Bolulu Habib Bey kimdi?

Mehmet Habib Bey, 1878 yılında Bolu’da doğdu. Harbiye’yi bitirdikten sonra topçu subayı olarak Manastır’a gönderildi. Manastır’da İttihat ve Terakki ile tanışan Habib Bey, Selanik’teki gizli yemin töreninin ardından katıldı ve Anadolu’ya gönderildi. Enver Paşa’ya yakın bir isim olan Bolulu Habib Bey, 21 Ekim 1908’de Bolu milletvekili oldu.

Birinci Dünya Savaşı başladıktan sonra İttihat ve Terakki yönetimindeki ülkede mahsulat, milli kantariye ve milli ekmekçiler gibi anonim şirketler kuruldu. Bolulu Habib Bey de bu girişimlerin öncülerinden oldu. Anadolu’dan alınan buğday, bulgur ve arpa gibi ürünleri devlete satan Habib Bey, “Bulgur Kralı Habib Bey” olarak anılmaya başlandı.

1912 yılında tasarlanan yapıda Birinci Ulusal Mimarlık Akımı izleri bulunuyor.
1912 yılında tasarlanan yapıda Birinci Ulusal Mimarlık Akımı izleri bulunuyor.

Habib Bey’in Malta sürgünü

1918'de İttihat ve Terakki'nin fesih edilip Damat Ferit hükümeti kurulmasıyla Habib Bey tutuklandı ve Malta'ya sürgün edildi. Habib Bey'i zengin eden gelir kaynakları ve almakta olduğu maaşlar da kesildi. Habib Bey 1920'de serbest kalıp İstanbul'a döndü. Mustafa Kemal Paşa, yurda dönen eski tutuklu ve sürgünlere çağrı göndererek milli mücadeleye katılmalarını istedi. Pek çoğu bu çağrıya uydu ancak Habib Bey milli mücadele çağrısına katılmadı ve Baltalimanı'ndaki yalısına geri döndü. Bulgur Palas’ın yapımında kullanılan bütün malzemeler yurt dışından getirtildiği için yoksulluğun kol gezdiği ve milli mücadelenin ülke gündemini meşgul ettiği yıllarda bu durum çok tepki çekti. 

Bulgur Palas’a metro, Marmaray ve otobüsle kolayca ulaşım sağlanabiliyor.
Bulgur Palas’a metro, Marmaray ve otobüsle kolayca ulaşım sağlanabiliyor.

Bulgur Palas şu an ne durumda?

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu, restorasyon çalışmaları başlamadan önce, “Arkadaşlarımız hızlıca tasarımını yapacak. İçinde zamanında yapılmış farklı birimler var. Onlara bakacağız, inceleyeceğiz. Burası sosyokültürel alan olarak tanımlı zaten imar planlarında. Umuyoruz ki burası hem İstanbul'un bir gezi durağı hem İstanbul'un iyi izlendiği bir alan olacak. Terasından 360 derece İstanbul'un tarihi yarımadasını görebiliyorsunuz. İstanbul’umuza hayırlı uğurlu olsun. Hızlıca çok hararetli bir şekilde tam bittiği bir gün de sizi burada ağırlamak, sizlerle bir kahve içmeyi çok arzu ediyorum. Şimdiden o heyecanı duyuyorum” dedi. 

Giulio Mongeri’yi tanıyalım

İtalyan kökenli levanten bir aileden gelen Mimar Guilio Mongeri, 1873 yılında İstanbul’da doğdu. Vedat Tek, Kemalettin Bey ve Arif Hikmet Koyunoğlu ile birlikte Birinci Ulusal Mimarlık Akımı’nın önemli temsilcilerinden biri olan Mongeri, Milano’da eğitim gördü. Başta İstanbul olmak üzere Ankara ve Bursa’da da eserleri olan Giulio Mongeri, Osmanlı Mimarisi, Selçuklu Mimarisi, İslam Mimarisi ve Bizans Mimarisi ile ilgilendi. Mezun olduktan sonra Türkiye’de dönen Giuilio Mongeri, İstanbul Sanayi-i Nefise Mektebi’nde görev aldı.

Quick Incoming Seyahat Sigortası

Türkiye’ye gelecek yabancılar için en Quick Seyahat Sigortası

Detaylı bilgi için:

quicksigorta.com/seyahat-sigortasi-incoming