Deniz, kum, güneş ve müzeler

Deniz, kum, güneş ve müzeler

Bahar kendini göstermeye başladığına göre yavaş yavaş tatil için hazırlık yapmak gerekir. Sonuçta hepimiz güzel bir tatil geçirmek için sıkı çalışıyoruz, öyle değil mi? Bu yıl sadece deniz, kum ve güneş peşinde koşmayın! Güzergahınızı biraz değiştirin, Avrupa’nın en önemli müzelerini de programınıza ekleyin…

Tatil için planınız hazır mı? Eğer bu yıl deniz tatilinizi yurt dışında geçirmeyi planlıyorsanız bırakın size bir tavsiye verelim: Sadece deniz, kum ve güneşle olmaz. Avrupa’nın en iyi müzelerini de görmelisiniz. Tatilinizi Fransız sahillerinde geçirmek istiyorsanız, bir günü de Paris’e, Louvre Müzesi’ne ayırın. Ya da kendinizi İtalya’nın muhteşem doğasının kollarına bırakmayı planladıysanız bir gün de Vatikan ya da Floransa için ayırın. İşte yaz tatilinizde görmeniz gereken en iyi Avrupa müzeleri…

Louvre Müzesi, Paris

Louvre Müzesi
Dünyanın en çok ziyaretçi çeken müzesi Louvre.

Louvre Müzesi, dünyanın en popüler müzesi. Görmediyseniz çok şey kaçırıyorsunuz demektir. Fransa’nın başkenti Paris’te yer alan müze yedi bölümden oluşuyor ve her yıl milyonlarca ziyaretçiyi kendisine çekiyor. Bu müzeyi bir günde gezmeniz ve bitirmeniz mümkün değil. Eğer Fransız sahilleri için tüm bir haftayı ayırmayı düşünüyorsanız Paris’e de en az iki gün ayırın. Sanat tarihinin en kıymetli yapıtlarını bu müzede göreceksiniz. Üstelik Instagram’a yüklediğiniz her fotoğrafınızla yüzlerce beğeni almanız da garanti.

Akropolis Müzesi, Atina

Akropolis Müzesi
Akropolis, Atina’nın tek tepesi üzerine kurulmuş.

Evet, biliyoruz. Kendinizi bir an önce Ege’nin sularına bırakmak istiyorsunuz. Ancak sadece adalarını gezerek binlerce yıllık geçmişi olan Antik Yunan hakkında bilgi sahibi olamazsınız. En azından bir gününüzü ülkenin başkenti Atina’ya ayırın. Roma gibi bir açık hava müzesini andıran Atina’da da her yer tarih! Bu tarihi “hızlıca” görmek isteyenler için ise en iyi seçenek Akropolis Müzesi. Atina'nın tek tepesi üzerinde yer alan Akropolis, Antik Yunan’a ait binlerce esere ev sahipliği yapıyor. Athena'nın uğruna inşa edilen Pantheon'un fresklerini görmeden sakın denize koşmayın!

Prado Müzesi, Madrid

Prado Müzesi
Prado Müzesi, İspanya Kraliyeti’nin koleksiyonuna ev sahipliği yapıyor.

İspanya’yı Türkiye olarak düşünün. Ülkenin başkenti Madrid, Ankara gibi neredeyse ülkenin tam ortasında. İster tatilinizi Endülüs’te geçirecek olun, isterseniz de Barselona ya da Valensiya gibi kentleriyle ünlü Katalonya’da… Madrid’e biraz kültür havası almaya gitmek çok kolay. Kraliyet koleksiyonunu bir araya getiren Prado Müzesi, Madrid’teki ilk durağınız olsun. Müzede yüzlerce resim ve heykel sizi bekliyor.

Vatikan Müzesi, Vatikan

 Vatikan Müzesi
Vatikan’daki heykeller gözlerinizi kamaştıracak.

Birçok insanın ilk yurt dışı tatilini İtalya’da geçirmesinin bir sebebi var elbett. Bu topraklar hem doğanın hem de tarihin nimetleriyle dolu. Çizmenin güneyine indikçe sizi muhteşem koylar ve berrak bir deniz karşılayacak. Ancak kaç kere giderseniz gidin Roma’nın yeri ayrı. Eğer şimdiye kadar hiç görmediyseniz Vatikan Müzesi’ne mutlaka uğrayın. Leonardo da Vinci'den Caravaggio'ya, Raphael’den Michelangelo’ya… Bu müzedeki eserler sizi neredeyse büyüleyecek. Deniz birkaç gün daha bekleyebilir sizi.

Picasso Müzesi, Barselona

Picasso Müzesi
Pablo Picasso’ya adanan bu müzede binlerce eser var.
Barselona herkesin mutlaka görmesi gereken bir şehir. Mimarisi, hayat tarzı ve plajlarıyla size “Buraya mı yerleşsek” dedirtecek kentlerden biri… Kültür ve sanat yaşamı da çok renkli. En önemli müzelerinden biri ise 20. yüzyılın en büyük dehalarından biri olan Pablo Picasso’ya adanmış. Kentin La Ribera bölgesinde yer alan müzede 4251 yapıt sergileniyor. Tabii, Barselona’ya gitmişken sadece tek bir müzeyle yetinmeyin. Montjuic Tepesi’nde, Olimpiyat Stadyumu’ndan yürüme mesafesinde yer alan bir müze daha var: Ünlü Katalan sürrealist ressam Joan Miro’ya adanan Joan Miro Vakfı Müzesi…