6 Şubat’ı anarken 11 şehirde kentleşme

6 Şubat’ı anarken 11 şehirde kentleşme

6 Şubat 2023 tarihli Kahramanmaraş merkezli iki deprem ülkemizin en yıkıcı ve acı afetleri olarak kayda geçti. 11 ili etkileyen depremler sonrasında bu illerde kentleşme ne durumda?

6 Şubat 2023’te yaşanan Kahramanmaraş merkezli, sabah 04.17’de meydana gelen 7,7 ve aynı gün 13.24’te gerçekleşen 7,6 büyüklüğündeki iki ana depremle Türkiye’nin yakın tarihindeki en yıkıcı afetlerden biri olarak kayda geçti. Etkisi geniş olan bu depremler, on binlerce insanımızı kaybettik, milyonlarca kişi fiziksel ve duygusal travma yaşadı. Üç yılı aşkın süredir yürütülen yeniden inşa sürecinin bugünkü durumunu anlamak hem kayıplarımızı anarken hem de geleceğe hazırlık için büyük önem taşıyor.

Afet sonrası yeniden kentleşme, devlet koordinasyonunda yürütülen en büyük lojistik ve inşaat hareketlerinden biri oldu. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) başta olmak üzere ilgili kurumların açıkladığı verilere göre, Türkiye genelinde 11 ilde yeniden inşa kapsamında yaklaşık 453 bin bağımsız bölümün (konut + iş yeri + köy evi) 2025 yılı sonuna kadar hak sahiplerine teslim edilmesi hedefleniyor. Bu sayı içinde 416 bin 960 konut, 36 bin 23 ticari ünite yer alıyor. Bugüne kadar 350 binden fazla yeni konut ve iş yeri teslim edildi ya da teslimat sürecine girildi. Bu miktarın büyük kısmı depremzedeleri kalıcı konutlarına kavuşturdu. Bakanlık açıklamalarına göre teslimat süreci hızla devam ediyor ve 2025 içinde tüm birimlerin büyük çoğunluğunun tamamlanması bekleniyor.

 Hatay’da 100 binin üzerinde konut ve iş yerinin teslimi veya tamamlandığı rapor edildi.
Hatay’da 100 binin üzerinde konut ve iş yerinin teslimi veya tamamlandığı rapor edildi.

İller bazında öne çıkan rakamlar

Depremin hemen ardından geçici barınmadan kalıcı konuta geçiş için çalışmalar hızla başladı. Süreç “hazırlık–zemin çalışmaları–temel atma–yapım–teslim” aşamalarından oluşuyor. Resmî rakamlar, bu yolculuğun ilk önemli kilometre taşlarının başarıyla geçtiğini gösterse de hâlâ tamamlanması gereken büyük bir hedefin varlığını da açıkça ortaya koyuyor.

Resmi teslimat ve üretim raporlarına göre, depremden en çok etkilenen illerin başında gelen Hatay’da 100 binin üzerinde konut ve iş yerinin teslimi veya tamamlandığı rapor edildi. Yine çok büyük hasar alan ve depremin merkezi olan Kahramanmaraş’ta ise yüksek sayıda bağımsız bölüm tamamlandı ve hak sahiplerine teslim ediliyor. Malatya da adeta bir şantiye şehir. Burada 20 binden fazla konut üretildi. Gaziantep’te ve Diyarbakır’da 20 bin civarında bağımsız birim inşa edildi. Adana, Osmaniye, Şanlıurfa, Kilis ve Adıyaman’da binlerce yeni konut üretildi veya teslim edildi. Bu rakamlar yalnızca konutları değil, iş yerlerini ve köy evlerini de kapsayan bağımsız bölüm sayılarının bir kısmını temsil ediyor.

Çalışmalar 3 bin 400’e yakın şantiyede yaklaşık 200 bin işçiyle yürütülüyor. İnşaat hızı, günlük olarak ortalama yaklaşık 550 bağımsız bölüm olacak şekilde sürdüğü açıklanıyor. Hedeflenen rakama ulaşılmasıyla deprem bölgesinde geçici barınma alanlarının azaltılması ve kalıcı konutlara geçişin büyük ölçüde tamamlanması amaçlanıyor.

 Quick Sigorta’nın “bina tamamlama sigortası”, hak sahiplerinin proje yarım kalması durumunda maddi zarara uğramasını önler; sürecin belirsizliklerini azaltır.
Quick Sigorta’nın “bina tamamlama sigortası”, hak sahiplerinin proje yarım kalması durumunda maddi zarara uğramasını önler; sürecin belirsizliklerini azaltır.

İnşada bina tamamlama sigortası desteği

Veriler, sadece beton ve tuğladan ibaret değil; milyonlarca insanın hayatını yeniden kurma, aileleriyle beraber güvenle yaşama ve bir toplumsal normalleşme sürecine geçme çabasını temsil ediyor. Deprem sonrası yürütülen inşaatlar, barınma ihtiyacını gidermenin ötesinde, psikososyal toparlanma ve ekonomik istikrar için de kritik bir yapılanmayı temsil ediyor. Yeniden inşanın sadece binaları değil, insanların güvenini de inşa etmesi gerekiyor. Depremin ardından yeniden kentleşme sürecinin en kırılgan taraflarından biri, hak sahiplerinin sürecin tamamlanacağına dair güveni. Bu noktada andığımız “bina tamamlama sigortası”, inşaat projelerinin müteahhit kaynaklı yarım kalma riskine karşı bir güvence mekanizması olarak devreye giriyor.

Quick Sigorta’nın “bina tamamlama sigortası”, hak sahiplerinin proje yarım kalması durumunda maddi zarara uğramasını önler; sürecin belirsizliklerini azaltır; uzun vadede yeniden kentleşme projelerinin finansal ve yapısal sürdürülebilirliğini güçlendirir.

Teknik olarak bakıldığında, bu sigorta türü, büyük ölçekli dönüşüm projelerinde riskin yaygın manada paylaşılmasını sağlıyor ve yeniden yapılandırmanın güvenilir bir zemine oturmasına katkı sunuyor. Bina tamamlama sigortası konusunda şu maddeler de önemli:

  • Müteahhidin projeyi tamamlayamaması halinde riskleri azaltan bir kefalet sigortası türü olan bina tamamlama sigortası, zorunlu veya hukuki çerçevede tanımlanıyor.
  • AFAD ve Boğaziçi Üniversitesi gibi kurumların deprem tehlike haritaları risk zonlarını belirliyor.
  • DASK ve Risk Zorunlu Deprem Sigortası risk haritasına göre prim belirliyor ve bina riskini bağlıyor.
  • Bina tamamlama sigortası doğrudan deprem hasarını kapsamıyor. Deprem sigortası ayrı olarak yapılmalı.

Sonuçta bugün elimizdeki resmî veriler gösteriyor ki yeniden kentleşme Türkiye çapında devasa bir üretimle ilerliyor. Son resmi verilere göre 350 bini aşkın konut ve bağımsız bölüm ya tamamlandı ya da teslimat aşamasında. Bu veriler, depremden etkilenen milyonlarca insanın yaşamını yeniden kurma sürecini sayısal olarak ortaya koyarken aynı zamanda ilerlemenin somut ve ölçülebilir hâlini gözler önüne seriyor. Bina tamamlama sigortasının da bu denklemde güçlü bir destek olduğu unutulmamalı.