6 Şubat depremlerinin ekonomik faturasını değerlendiren Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı ve Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkan Yardımcısı Ahmet Yaşar, 100 milyar dolarlık kaybın sadece yüzde 5’inin sigortalı olduğuna dikkat çekerek "Sorun kapasite değil, sigortalılık oranının düşüklüğü. Eğer sigorta tam olsaydı, on milyarlarca dolar devletin kasasında kalacak, küresel sistemden karşılanacaktı." dedi.
6 Şubat 2023’te meydana gelen ve "asrın felaketi" olarak nitelendirilen Kahramanmaraş depremlerinin ardından başlatılan "asrın yeniden inşası" süreci, sigorta sektörünün merceğinde. NTV’de yayınlanan Bakış programında Noyan Doğan’ın konuğu olan SEDDK Başkanı Davut Menteş, TSB Başkan Yardımcısı Ahmet Yaşar ve TSB Yönetim Kurulu Üyesi Erol Öztürkoğlu, deprem bölgesinden yaptıkları yayında Türkiye’nin afet kalkanını masaya yatırdı. Programda, Türk sigorta sektörünün finansal dayanıklılık testinden başarıyla geçtiği ancak düşük sigortalılık oranının ekonomik faturayı ağırlaştırdığı vurgulandı.
“5 milyar dolar ödendi, daha fazlasını ödeyebilirdik"
Programda öne çıkan en çarpıcı veri, depremin yarattığı toplam yıkım ile ödenen tazminat arasındaki uçurum oldu. Ekonomik kaybın, milli gelirin yaklaşık yüzde 9’una tekabül eden 100 milyar doların üzerinde olduğunu hatırlatan SEDDK Başkanı Davut Menteş, sektörün bu süreçte yaklaşık 5 milyar dolarlık bir hasarı tazmin ettiğini ifade etti. Bu hasarın büyük bölümü konut, iş yeri ve kasko branşlarındaki zararlardan oluştu.
Bu düşük oranın sektörün güçsüzlüğünden değil, bölgedeki sigorta penetrasyonunun yetersizliğinden kaynaklandığını vurgulayan TSB Başkan Yardımcısı Ahmet Yaşar, süreci şu sözlerle özetledi: “Dünyadaki benzer afetlerde sigortanın hasarı karşılama oranı yüzde 30 - 40’lara ulaşıyor. Türkiye'yi rakamlardan çıkardığımızda bu oranın ne kadar yükseldiğini görüyoruz. Bizde ise maalesef bu yük devletimizin ve vatandaşımızın sırtında kaldı. Oysa Türk sigorta sektörü, finansal gücü ve reasürans altyapısıyla 35 - 40 milyar dolarlık, hatta çok daha büyük hasarları yönetecek kapasiteye sahip. Biz ödediğimiz 5 milyar doları global sistemden geri tahsil ettik. Eğer sigortalılık oranı yüksek olsaydı, ülke kaynakları başka yerlerde kullanılmak üzere cebimizde kalacaktı.”
Marmara depremi için "yerli modelleme" dönemi
Olası bir Marmara depremi için sektörün hazırlıklarını anlatan SEDDK Başkanı Davut Menteş, şirketlere "yerli modelleme" zorunluluğu getirdiklerini açıkladı. Menteş, “Uluslararası araçların yanı sıra coğrafyamızı çok iyi bilen mühendislerce geliştirilen yerli bir yazılımı zorunlu hale getirdik. Şirketlerimiz artık azami hasar senaryolarını bu araç üzerinden hesaplayıp mali bünyelerini ve reasürans korumalarını buna göre güncelliyor.” dedi.
Menteş ayrıca, 120 bin kilometrekarelik devasa bir alanı etkileyen bu afetten çıkarılan derslerle, "Zorunlu Deprem Sigortası"nın kapsamının genişletileceğini duyurdu. Sel, dolu ve orman yangını gibi iklim değişikliğine bağlı afetleri de içeren "Zorunlu Afet Sigortası" (ZAS) projesinin orta vadeli programda yer aldığını ve bu yıl içinde yasalaşmasını beklediklerini belirtti.
"500 yılda bir oluyor" yanılgısına dikkat!
Bölgedeki farkındalık artışına değinen Ahmet Yaşar, deprem sonrası DASK’ta yüzde 18, ihtiyari konut sigortasında yüzde 43 ve iş yerlerinde yüzde 23’lük bir artış gözlemlediklerini söyledi. Ancak Yaşar, "Bu depremler 500 yılda bir oluyormuş, bir daha olmaz." şeklindeki tehlikeli algıya karşı uyardı: “Deprem sadece risklerden biri. Geçen hafta yine bölgedeydik, seller ve yağışlar devam ediyor. Metrekareye 90 kilogramın üzerinde yağış düşen vakalar gördük. Afetlerle yaşamayı öğrenmenin en önemli bacağı sigortadır. Unutulmamalıdır ki aslında en maliyetli poliçe, poliçesizliktir.”
Hayat sigortaları sessiz sedasız yaraları sardı
Afetin insani boyutunda hayat sigortalarının kritik rolüne dikkat çeken TSB Yönetim Kurulu Üyesi Erol Öztürkoğlu ise bölgede yaklaşık 15 bin vefat dosyası için 1 milyar TL civarında tazminat ödendiğini açıkladı. Öztürkoğlu, “Bu ödemelerin yüzde 80’i aslında çekilen kredilerle ilişkili hayat sigortalarıydı. Bu sayede en azından mağdur olan kişilerin ve geride kalanların üzerindeki finansal yükler kalkmış oldu. Gönül isterdi ki bu penetrasyon çok daha yüksek seviyelerde olsun ve acıları finansal anlamda daha fazla dindirebilelim.” dedi.
Reasürans mekanizması ülke ekonomisini nasıl koruyor?
Sigorta sektörü, Kahramanmaraş depremlerinde ödediği yaklaşık 5 milyar dolarlık tazminatın yüzde 80’inden fazlasını uluslararası reasürans (sigortanın sigortalanması) piyasalarından temin etti. Bu sistem sayesinde yerli kaynaklar tüketilmeden, yurt dışından gelen dövizle hasarlar karşılanmış oldu. Sektör temsilcileri, sigortalılık oranı artarsa Marmara depremi gibi çok daha büyük ölçekli felaketlerin bile ülke bütçesine yük olmadan küresel finansal sistem tarafından karşılanabileceğini vurguluyor.