Günümüz iş dünyasında yapay zeka ve otomasyon teknolojileri ile yaşanan hızlı dönüşüm, Z kuşağı çalışanları arasında kayıp ve yeniden beceri edinme kaygısı doğuruyor.
Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilen 20 Şubat günü “Dünya Sosyal Adalet Günü” olarak her yıl eşit fırsatlar, istihdam hakkı, sosyal koruma ve adil çalışma koşullarının desteklenmesi amacıyla kutlanıyor. Bu özel günün temel hedefleri arasında yoksulluk ve eşitsizlikle mücadele ile herkes için gelir ve istihdam olanaklarının genişletilmesi yer alıyor.
Ancak günümüz iş dünyasında yapay zeka ve otomasyon teknolojileri hızlı bir dönüşüm yaratıyor. Özellikle Z kuşağı çalışanları arasında ciddi bir iş kaybı ve yeniden beceri edinme kaygısı yaşıyor. Bu kaygıların neticesi olarak araç ya da ev sahibi olma hedefi Z kuşağı çalışanlar arasında adeta ulaşılması güç bir hayal halini alıyor. Araştırmalar da genç çalışanların büyük bir kısmının yapay zekanın iş süreçlerini önemli ölçüde etkileyeceğine ve bazı işlerin ortadan kalkmasına yol açacağına inandığını gösteriyor. Bu belirsizlik, sosyal adalet perspektifiyle değerlendirildiğinde, eşit fırsatlar ve kapsayıcı istihdam politikalarının ne kadar gerekli olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.
Z kuşağının beceri gereksinimleri
Bakıldığında Z kuşağı, teknolojinin içine doğmuş bir nesil olarak yapay zekayı haliyle aktif biçimde kullanıyor. Bu noktada teknolojinin doğru şekilde değerlendirilmesi, risklerinin bilinmesi ve iş güvencesi için yeniden beceri edinmenin kritik olduğu alanlarda ek desteklere ihtiyaç duyuyorlar. Özellikle yapay zeka destekli iş ilanlarında belirli becerilere sahip adaylara öncelik verilmesi, genç çalışanlarda mesleki uyum ve sürdürülebilir kariyer kaygılarını gitgide artırıyor. Bu bağlamda sosyal adaletin bir boyutu da genç iş gücüne dijital ve teknik beceriler kazandıracak eğitimler ile sosyal koruma ağlarının güçlendirilmesidir. Bu, sadece ekonomik büyüme için değil, aynı zamanda bireylerin yaşam standartlarını korumak için de gerekli.
Gençleri destekleyen bir ürün olarak dikkat çeken ve Quick Sigorta tarafından sunulan Lüküs Hayat Sigortası, geleneksel hayat sigortası işlevinin ötesine geçen bir tasarruf ve birikim ürünü. Bu özel ürün, sigortalıların ödedikleri primleri birikime dönüştürerek uzun vadeli finansal planlama ve otomobil gibi değerli varlıkları edinme imkanı sunuyor. Ürün, özellikle genç çalışanlar arasında finansal belirsizliklerin azaltılması ve gelecek planlaması ve mal edinimi açısından ilgi çekici bir araç. Dövize endeksli prim yapısı ve vergi avantajı sunan ürün, özellikle gençler için borçsuz araç sahipliğinin önünü açıyor.
Quick Finansal ekosisteminin ürünü Lüküs Hayat, uzun vadeli bir tasarruf aracı olarak ekonomik güvence oluşturmaya yardımcı oluyor. İlk kez bir hayat sigortası ürününe araç edinme opsiyonunun entegre edilmiş olması da dikkat çekici. Bu da sosyal adalet ilkeleri çerçevesinde bireylerin ekonomik fırsatlar ve riskler karşısında daha güçlü bir konumda olmasını destekliyor. Ürün, genç çalışanlara vergi avantajı ve planlı birikim fırsatı sunarak finansal belirsizliği azaltma noktasında somut bir alternatif sağlıyor. Lüküs Hayat Sigortası’nın en güçlü örneklerinden biri olduğunu belirterek ürünün grup bünyesindeki şirketlerin iş birliğiyle hayata geçirildiğini söyledi.
Lüküs Hayat geleneksel hayat sigortası anlayışının ötesine geçerek, yenilikçi ve ihtiyaca odaklı bir ürün olarak öne çıkıyor. Lüküs Hayat gibi yenilikçi finansal ürünler, sadece bireysel tasarrufu teşvik etmekle de kalmayacak. Ürün, yapay zeka sonrası dönemde ekonomik risklere karşı dayanıklılığın güçlendirilmesine hizmet eden sosyal adalet yaklaşımına da katkıda bulunacak.
20 Şubat Dünya Sosyal Adalet Günü’nün vurguladığı temel ilkeler olan eşit fırsatlar, adil çalışma koşulları ve sosyal koruma, özellikle Z kuşağı gibi teknolojik dönüşümün merkezinde yer alan gruplar için hayati öne sahip. Yapay zeka sonrası iş güvencesi ve yeniden beceri edinme ihtiyacının yükseldiği bir dönemde, finansal ürünler ve sigortacılık çözümleri, dayanıklılığı artırmak için önemli birer araç olabilir. Lüküs Hayat gibi ürünler, genç profesyonellerin sadece bugünkü ihtiyaçlarını değil, aynı zamanda geleceğe yönelik planlama ve adil fırsat eşitliği arayışlarını da destekleyebilir.