Toplu ulaşımda yüz tanıma sistemine doğru

Toplu ulaşımda yüz tanıma sistemine doğru

Ulaştırma Bakanlığı’nın uygulamaya almaya hazırlandığı toplu ulaşımda yüz tanıma sistemi hakkında neler biliyoruz?

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, katıldığı bir televizyon programında toplu taşımada güvenliği artıracak yeni düzenlemeleri açıkladı. Bakan Uraloğlu’nun açıklamasında “taksi, dolmuş ve otobüslerde yüz tanıma kamerası kullanımının 2025 yılında zorunlu hale getirileceği” duyurusu dikkatleri yüz tanıma sistemine çekti.

Bakan Uraloğlu, sistemin uygulamaya alınma amaçlarından birinin de taksi, dolmuş ve otobüs şoförlerinin çalışma sürelerini takografla izleyerek kural dışı uzun süreli araç kullanımını önlemek olduğunu vurguladı. Mevcut sistemde sürücülerin yasal sınırı aşmalarını engellemekte yetersiz kalındığını ifade eden Uraloğlu, “Sürücü 8 saatten fazla araç kullanamaz diyoruz. Kamera ile yüz tanıma teknolojisi kullanarak bu durumların önüne geçeceğiz” dedi.

Yeni düzenlemenin detayları ve teknik şartnameler üzerinde çalışmaların süredursun, biz bu yazımızda, sistemin ne olduğuna ve hangi ülkelerde, nasıl uygulandığına dair bir pencere açıyoruz. 

  ABD yüz tanıma teknolojisini havaalanlarında ve bazı şehirlerin toplu taşıma sistemlerinde kullanıyor.
ABD yüz tanıma teknolojisini havaalanlarında ve bazı şehirlerin toplu taşıma sistemlerinde kullanıyor.

Yüz tanıma sistemi nedir?

“Yüz tanıma sistemi” bireylerin biyometrik özelliklerini analiz ederek kimliklerini tespit eden teknolojinin genel adı. Bu sistem, kameralar ve yapay zeka algoritmalarını beraberce kullanarak bireylerin yüz özelliklerini kayıt altına alıyor ve bu özellikleri bir veri tabanında saklıyor. Sistem, bir kişinin yüzünü tarayarak kimliğini doğrulayıp tanımlayabiliyor.

Dünyanın birçok ülkesinde yüz tanıma teknolojisi farklı alanlarda kullanılıyor. Örneğin Çin’de toplu taşıma sistemlerinde, alışveriş merkezlerinde ve kamu alanlarında aktif. Zaman zaman haberlere konu olan vatandaşlık görevlerini takip yöntemlerini de sisteme dahil etme hazırlığında olan Çin hükümeti, eleştirel yaklaşımlara karşı da bu teknolojiyi kamu güvenliğini sağlamak ve suçu önlemek amacıyla kullandığının altını çiziyor.

Teknoloji kullanımında Çin ile yarış halinde olan ABD ise yüz tanıma teknolojisini havaalanlarında ve bazı şehirlerin toplu taşıma sistemlerinde kullanıyor. ABD bu sistemi seyahat güvenliğini artırma amacıyla kullandığını kaydediyor.

Avrupa’ya bakıldığında sistemin İngiltere ve Almanya’da toplu taşımada kullanımı tartışılıyor. Konunun tartışmalı olmasının temel sebebi ise Avrupa’da bu teknolojinin mahremiyet ihlalleri ile beraber ele alınması.

Öte yandan Birleşik Arap Emirlikleri’nin Dubai ve Abu Dhabi gibi şehirlerinde yüz tanıma teknolojisi, akıllı şehir uygulamalarının bir parçası olarak kullanılıyor.

Ankara’da da ilk olarak taksi ve dolmuş duraklarında denenmesi öngörülen sistemle ilgili alt yapı çalışmaları devam ediyor.
Ankara’da da ilk olarak taksi ve dolmuş duraklarında denenmesi öngörülen sistemle ilgili alt yapı çalışmaları devam ediyor.

Sistemin Türkiye’de uygulanması

Türkiye’de toplu taşımada yüz tanıma sistemine geçiş planının şoförlerin çalışma saatlerini kontrol etmekle beraber, farklı faydalar da sağlayabileceği düşünülüyor. Bu faydalar şöyle sıralanabilir:

- İlki kuşkusuz ki güvenlik. Yolcuların ve toplu taşıma personelinin güvenliğini artırmak için kimlik doğrulama sağlanması hedefleniyor.

- Kaçak ya da sahte kart kullanımının önüne geçilmesi amacıyla yüz tanıma sisteminin son derece etkili olacağı düşünülüyor.

- Suçluların takibi hususunda emniyet güçlerinin elini güçlendireceği kaydediliyor.

- Yolcuların, kart kullanımı için uzun süre beklemeden toplu taşımadan faydalanmasının mümkün olacağı düşünülüyor. Sistem, yolcuların uzun sıralar oluşturmasının önüne geçilebilir.

- Pandemi tedbirleri kapsamında hayatımıza giren “temassız ödeme” benzeri temassız teknolojilere talep artıyor. Bu sistem yapısı itibarıyla temassız teknolojiyi merkezine aldığından temassız yolculuğun da önünü açacağa benziyor.

Türkiye’de İstanbul ve Ankara gibi büyük şehirlerde ilk olarak taksi ve dolmuş duraklarında denenmesi öngörülen sistemle ilgili alt yapı çalışmaları devam ediyor. Sistemin kameralı şehir izleme ağına entegrasyonu belli bir sürecin sonunda mümkün olacak.

Elbette Avrupa’daki gibi Türkiye’de de yüz tanıma sistemleri, mahremiyet hakları ve veri güvenliği konularında tartışmalara yol açabilir. Biyometrik verilerinin nasıl saklanacağı ve kullanılacağı; teknik sorunların ortaya çıkması durumunda sistemde yaşanabilecek aksamalar; Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) kapsamında, yüz tanıma teknolojisinin hukuki zemini gibi hususlar konuyla alakalı ileri sürülen olası dezavantajlar arasında.

Öyle görünüyor ki Türkiye’de uygulamaya alınacak toplu taşımada yüz tanıma sisteminin hayata geçirilmesi sürecinde mahremiyet, veri güvenliği ve hukuki boyutların dikkatle ele alınması gerekiyor. Pilot projelerden elde edilecek deneyimler, bu teknolojinin gelecekte nasıl bir yol haritası çizeceğini belirleyecek.