Kışın yolda kalmamak için akü hakkında bilmeniz gerekenler

Kışın yolda kalmamak için akü hakkında bilmeniz gerekenler

Kış kapıya dayandığında sürücülerin en büyük korkusu, sabah işe yetişmeye çalışırken kontağı çevirdiklerinde duydukları o cansız "tık" sesidir. Peki, termometreler sıfırın altına düştüğünde akünüz size neden ihanet eder? Soğuk havada akü bitmesi bir kader mi, yoksa önlenebilir bir teknik aksaklık mı? İşte A’dan Z’ye kışın akü sağlığı rehberi…

Akü soğukta neden boşalır?

Bir otomobil aküsünün aslında bir kimya fabrikası olduğunu söylesek yanlış olmaz. İçindeki kurşun plakalar ve sülfürik asit çözeltisi (elektrolit) arasındaki reaksiyon sayesinde elektrik üretir. Ancak soğuk hava, bu kimyasal reaksiyonları yavaşlatır. Hava sıcaklığı 0°C’ye düştüğünde, tam şarjlı bir akü gücünün yaklaşık yüzde 20’sini kaybeder. Sıcaklık -18°C’ye gerilediğinde ise bu kayıp yüzde 50’ye kadar çıkar.

Öte yandan soğukta motor yağı kalınlaşır, bir başka deyişle vizkozitesi artar. Bu durum, marş motorunun motoru çevirmek için aküden normale oranla iki kat daha fazla akım (CCA - Soğuk Marş Akımı) çekmesine neden olur. Yani akü hem güçten düşer hem de üzerinde daha ağır bir yük biner.

Peki akü donar mı?

Pek çok sürücünün gözden kaçırdığı en tehlikeli kış risklerinden biri, akünün sadece bitmesi değil, fiziksel olarak donmasıdır. Ancak burada hayati bir teknik ayrıntı devreye giriyor: Akünün donma noktası, onun şarj durumuyla doğrudan bağlantılıdır. Kimyasal olarak tam şarjlı bir akünün içindeki yoğun sülfürik asit oranı adeta bir antifriz görevi görür ve bu durumdaki bir akü, -50°C hatta -70°C gibi ekstrem Sibirya soğuklarına karşı bile inanılmaz bir direnç göstererek sıvı formunu korur.

Buna ek olarak deşarj olmuş yani boşalmış bir aküde işler tamamen değişir. Akü boşaldıkça içindeki asit plakalara hapsolur ve geriye kalan sıvı büyük oranda suya dönüşür. Bu da akünün koruma kalkanının kalkması demektir. Zayıf bir akü, hava sıcaklığı 0°C civarına düştüğünde bile bir buz kalıbına dönüşebilir.

Eğer aracınızın başına gittiğinizde akünün yan duvarlarında dışa doğru bir şişme, bombelenme fark ederseniz veya içindeki sıvının kristalleşip buz tuttuğundan şüphelenirseniz kesinlikle takviye yapmaya çalışmayın ve cihazla şarj etmeyin. Donmuş bir aküye elektrik vermek, içerideki buz kütlesinin genleşmesine, plakaların kısa devre yapmasına ve hatta akünün bir bomba gibi patlamasına neden olabilir. Yapılması gereken tek güvenli işlem, aküyü araçtan ayırarak kademeli olarak oda sıcaklığında tamamen çözülmesini beklemek ve ancak sıvı tamamen eski haline döndükten sonra profesyonel bir test cihazıyla durumunu kontrol etmektir.

Akü takviye kablosu ile aktarım yaparak boşalmış aküyü çalıştırmak mümkün.
Akü takviye kablosu ile aktarım yaparak boşalmış aküyü çalıştırmak mümkün.

Akü takviyesi nasıl yapılır?

Akü takviyesi, yanlış yapıldığında modern araçların hassas elektronik beyinlerine (ECU) zarar verebilir. O nedenle aşağıdaki sıralamayı takip etmek, size daha güvenli bir yol sunabilir:

1. Her iki aracın kontağını kapatın, el frenlerini çekin. Araçların birbirine temas etmediğinden emin olun.

2. Önce bitik akünün artı (+) kutbuna, sonra dolu akünün artı (+) kutbuna bağlayın.

3. Dolu akünün eksi (-) kutbuna bağlayın.

4. Siyah kablonun diğer ucunu bitik akülü aracın eksi kutbuna bağlamayın. Bunun yerine motor bloğu üzerindeki boyasız, metal bir parçaya (şasiye) tutturun. Bu, kıvılcım çıkmasını ve olası patlama riskini önler.

5. Takviye veren aracı çalıştırıp birkaç dakika bekleyin, ardından sorunlu araca marş yapın. Çalıştıktan sonra kabloları takma sırasının tam tersiyle sökün.

Araba soğukta zor çalışıyor, ne yapmalı?

Eğer dondurucu bir sabahın köründe aracınızın motoru nazlanıyor, o ağır ve isteksiz marş sesiyle size direnç gösteriyorsa, durumu kurtarmak için mekanik bir strateji izlemeniz şarttır. Bu noktada akünün üzerindeki yükü milimetrik hesaplarla hafifletmek, motorun hayata dönmesini sağlayacak o altın vuruşu yapmanıza olanak tanır.

İlk ve en kritik adım, enerji hırsızlarını tamamen devre dışı bırakmaktır. Anahtarı çevirmeden veya start düğmesine basmadan önce aracın içindeki tüm elektronik yükleri kapatın. Farlar, radyo, koltuk ısıtmalar, arka cam rezistansı ve klima gibi donanımlar, zaten can çekişen aküden kıymetli enerji kırıntılarını çalar. Unutmayın, o an akünün sahip olduğu her bir elektronun tek bir görevi olmalı: Marş motorunu döndürmek ve bujiye o ilk kıvılcımı çakmak.

Marş basma sürecinde ise sabırlı ve taktiksel davranmak hayati önem taşır. Motor çalışmıyorsa asla inatla marşa asılı kalmayın. 10 saniyeyi aşan uzun marş denemeleri hem marş motorunu yakabilir hem de akünün kalan son enerjisini hızla tüketir. Doğru yöntem, 5-10 saniyelik kısa ve kararlı denemeler yapmaktır. Eğer ilk denemede başarıya ulaşamazsanız, en az 30 saniye bekleyerek akünün içindeki kimyasal dengenin yeniden kurulmasına ve "nefes almasına" izin verin. Bu kısa mola, bir sonraki denemede size daha güçlü bir akım sağlayacaktır.

Eğer aracınız manuel vitesliyse, cebinizde gizli bir koz daha var: debriyaj taktiği. Çoğu sürücü vites boştayken debriyaja basmanın gereksiz olduğunu düşünse de dondurucu soğuklarda bu hamle bir can simididir. Debriyaja sonuna kadar bastığınızda, motoru şanzımandaki donmuş ve ağırlaşmış dişli yağından fiziksel olarak ayırırsınız. Böylece marş motoru sadece motoru döndürmekle uğraşır, şanzımanın o devasa yükünü sırtlanmak zorunda kalmaz. Bu basit hareket, akünün işini yüzde 30 oranında kolaylaştırarak motorun çok daha hızlı ateşlenmesini sağlar.

Soğuk havada akü basmıyor ise ne yapmalı?
Soğuk havada akü basmıyor ise ne yapmalı?

Akü sağlığını korumak için beş altın tavsiye

1. Kutup başlarını temizleyin: Oksitlenmiş (beyaz tozlanmış) kutup başları akımı engeller. Sıcak su ve fırça ile temizleyip üzerine ince bir katman gres yağı sürmek iletimi artırır.

2. Kısa mesafe sürüşten kaçının: Motoru çalıştırıp sadece beş dakika sürmek, marşta harcanan enerjiyi geri koymaya yetmez. Haftada en az bir kez aracınızı 20 - 30 dakika boyunca kesintisiz sürün.

3. Akü izolasyonu: Aracınızı mümkünse kapalı otoparkta tutun. Değilse, akü koruyucu kılıflar kullanarak soğukla temasını kesin.

4. Voltmetre kontrolü: Akünüzün voltajını ölçtürün. 12.4V altındaki değerler kışın yolda kalma riskinizin yüksek olduğunu gösterir.

5. Motosiklet kullanıcılarına not: Kışın kullanmadığınız motosiklet aküsünü araçtan söküp oda sıcaklığında muhafaza edin veya "damla şarj" (trickle charger) cihazına bağlayın.

Akü bittiğinde vurdurmak (vitesle çalıştırmak) zararlı mı?

Sürücüler arasında "eski usul bir kurtarıcı" olarak bilinen aracı vurdurarak çalıştırmak (vitesle marş), aslında modern otomobiller için adeta bir saatli bombadır. Çoğu kişi bu yöntemin masum bir itekleme olduğunu düşünse de, güncel teknolojiye sahip araçlarda bu hamle mekanik bir intihardır.

Özellikle triger kayışlı araçlarda, ani ve sert bir sarsıntıyla motoru döndürmeye çalışmak kayışın diş atlamasına veya kopmasına neden olarak motorun tamamen kilitlenmesine yol açabilir. Bunun yanı sıra, yanmamış yakıtın egzoz sistemine dolması, binlerce liralık katalitik konvertörü tek seferde eritip kullanılamaz hale getirebilir. Elektronik ateşleme sistemleri ve hassas sensörler de bu ani voltaj dalgalanmasından nasibini alarak kalıcı hasar görebilir. Kısacası, birkaç dakikalık bir takviye kablosu aramak yerine aracı vurdurmayı seçmek, sizi basit bir akü değişim maliyetinin on katı kadar ağır bir tamir faturasıyla karşı karşıya bırakabilir.

Arabayı vurdukmak aküyü çalıştırır mı?
Arabayı vurdukmak aküyü çalıştırır mı?

Akü ömrü ne kadardır?

Pek çok sürücü akünün bittiği güne kadar onun varlığını bile unutur ancak bir akünün ömrü aslında fabrikadan çıktığı an işlemeye başlayan bir geri sayım gibidir. Sektör standartlarına ve yoğun kullanım verilerine göre ortalama bir otomobil aküsünün sağlıklı ömrü üç ile beş yıl arasındadır. Bu süre, aracın kullanım sıklığına, bulunduğu bölgenin iklimine ve alternatörün (şarj sisteminin) performansına göre kısalıp uzayabilir.

Eğer akünüz dört yaşını doldurmuşsa teknik olarak artık "emeklilik" dönemine girmiş demektir. Yazın kavurucu sıcağında hissettirmese de iç plakalardaki aşınma ve kimyasal yaşlanma, dondurucu kış sabahlarında akünün marş gücünü bir anda sıfıra indirebilir. Kışın en dondurucu gününde, ıssız bir yolda veya kritik bir randevuya yetişirken yolda kalmak hem büyük bir stres hem de ciddi bir çekici maliyeti demektir. Bu riskler göz önüne alındığında, dört yaşını aşmış bir aküyü kış bastırmadan yenilemek sadece rutin bir bakım değil, aslında en mantıklı huzur yatırımıdır.

Start - stop aküler farklı mı?

Modern otomobillerin vazgeçilmezi olan start - stop teknolojisi, beraberinde AGM (Absorbent Glass Mat) veya EFB (Enhanced Flooded Battery) gibi çok daha dayanıklı ve yüksek performanslı akü tiplerini getirmiştir. Bu aküler, standart sulu akülere kıyasla derin deşarja ve yoğun döngüye karşı çok daha dirençli olsalar da maalesef fiziğin temel kanunlarından ve dondurucu soğuklardan muaf değiller.

Kış aylarında aracınızın start - stop özelliğinin bir anda çalışmayı durdurduğunu fark ederseniz endişelenmeyin. Bu durum genellikle bir arıza değil, aracınızın akıllı bir koruma mekanizmasıdır. Düşük sıcaklıklarda akünün şarj kabul etme hızı düşer ve marş basma yükü artar. Aracın elektronik kontrol ünitesi (ECU), akü sağlığını riske atmamak ve motorun bir sonraki marşını garanti altına almak için start - stop özelliğini geçici olarak devre dışı bırakır. Yani sistem, akünün ömrünü uzatmak ve sizi yolda bırakmamak adına enerji tasarrufu moduna geçer.