Çocuğunuza ceza verecekseniz bile özgüvenini zedelemeyin!

Çocuğunuza ceza verecekseniz bile özgüvenini zedelemeyin!

Çocuğunuzu yetiştirirken doğru ile yanlışı birbirinden ayırabilmesini sağlamak çok önemli. Bunun en kolay yolu da “ödül ve ceza” sistemi. Ancak onun özgüvenine zarar veren cezalar sizi hedefinizden saptırabilir.

Her ebeveyn çocuğunu yetiştirirken yapabileceklerinin en iyisini yapmak ister. Ancak çocukluğu boyunca onlarca farklı evreden geçen “küçük bir insan”ı kontrol etmek ve ona bilinç aşılamak, her zaman hayallerdeki kadar kolay olmayabilir. Özellikle canından çok sevdiği çocuğunu cezalandırmak ebeveynleri en çok zorlayan konulardan biri.

Ancak pedagogların da önerdiği “ödül ve ceza” metodu doğru adımlar izlenerek uygulandığında korkulacak bir şey kalmıyor. İşte çocuğunuzun özgüvenini ve aranızdaki sevgi dolu ilişkiyi zedelemeden ceza vermenin basit yolları...

Ceza vermeden önce niyetini sorgulayın

çocuk
Niyetini anlamadan çocuğunuzu cezalandırmayın!

Çocuklar doğaları gereği genelde kötü niyetle hareket etmez. Onların derdi, birine ya da bir şeye zarar vermekten ziyade yeni şeyler denemektir. Ancak deneyimsiz oldukları için de yeni deneyimlerin sonuçlarını çoğunlukla hesaplayamazlar. Bu yüzden, onun bir eylemi sonucunda bir kişiye, eşyaya ya da duruma zarar geldiğinde, onu sorgusuz sualsiz cezalandırmak yerine yaptığı hareketin sonuçlarını konuşmayı deneyin. Bu konuşma, “her eylem ve seçimin bir bedeli olduğu” gerçeğinin onun zihninde somutlaşmasına yardımcı olacaktır.

Direktif vermek yerine öneriler sunun 

mutlu çocuk
Çocuğunuzu kalabalık bir ortamda azarlarsanız özgüvenine zarar verirsiniz.

Çocuğunuz normalde yapmaması gereken bir şey yaptığında ya da yapmaya yeltendiğinde bunu “Böyle yap” ya da “Öyle yapma” gibi cümlelerle ifade etmek yerine, esnek öneriler sunmayı deneyin. Çocukların algoritması sevgi ve şefkat üzerine kurulu olduğundan yol gösterici öneriler buyurgan tavırlardan çok daha etkili olacaktır.

Çocuğunuzu başkalarının yanında rencide etmeyin

Eğitici cezalar söz konusu olduğunda ebeveynlerin en sık düştüğü yanılgılardan biri de öfke ve cezayı başka gözlerin önünde uygulamaktır. Ancak maalesef eski nesillerin “ibret-i alem” dedikleri bu yöntem, çocukların özgüvenlerini zedeleyeceği gibi onların ebeveynlerine duydukları koşulsuz güveni de aşındırabilir. Özetle eğer çocuğunuz ona koyduğunuz kuralların dışına çıkmakta ısrarcıysa ve o anda kalabalık bir ortamdaysanız, sessizce uyarıp daha sonra aile arasındayken yaptırım uygulamanız daha doğrudur.

Kimin hatalı olduğunu bilmediğiniz durumlarda herkesi cezalandırın

çocuk
Çocuğunuzun gözünde adaletli bir figür olmanız çok önemli.

Genelde birden fazla çocuğu olan ailelerde sıkça yaşanan durumlardan biri de kardeşlerin dahil olduğu bir olayda kabahati hiçbir çocuğun üstlenmemesi. Eğer çocuğunuz kardeşlerinin de dahil olduğu bir olayda hatalı görünüyorsa ve siz gerçek kabahatlinin kim olduğundan emin olamıyorsanız olayın içindeki herkese aynı cezayı vermelisiniz. Böylece hem çocuklarınızın gözünde adaletli bir figür haline gelir hem de “suç ortakları” arasında bir kader birliği yapılmasını sağlayabilirsiniz.

Çocuğunuzu geçmiş hataları ile yargılamayın, bugünde kalın

Çocuğunuza caydırıcı ve öğretici cezalar verirken onu asla geçmiş hataları ile yargılamayın. Her olayı kendi içinde sıcağı sıcağına değerlendirin ve çocuğunuzun bu yaşadıklarından bir ders çıkarmasına yardımcı olun. Böylece çocuğunuza suçluluk ve yetersizlik duyguları yüklemeden daha güvenli adımlar atmasına yardımcı olabilirsiniz.

Asla kötü ve aşağılayıcı bir dil kullanmayın

anne ve kızı
Çocuğunuzla iletişim kurarken kelimeleri dikkatli seçmeniz gerekir.

Uzmanlar, çocuklar hata yaptıkları durumlarda onlarla mümkün olduğunca nötr bir dille konuşmak gerektiğini belirtiyor. Örneğin çocuk değerli bir eşyaya zarar verdiğinde “Sen ne sakar şeysin!” demek yerine “Biraz daha dikkatli olabilirdin” şeklinde, kırıcı olmayan bir dille uyarmak, çocuğun davranışını pozitife çevirmek için çok daha etkilidir. Kısacası bu tarz durumda çocuğun kişiliğine, zekasına ya da becerilerine saldıran bir dil kullanmak yerine ona hatasını telafi etme sorumluluğu yüklemek en iyisidir.

Tutarlı olun ve dediğinizi yapın

Hem ceza hem de ödül uygulamalarında mutlaka tutarlı davranmak gerekir. Yani eğer çocuğunuzu bir konuda cezalandıracağınızı ona söylediyseniz (aynı şey ödüller için de geçerlidir) bu söylediğinizi en uygun ve onu rencide etmeyecek ortamda uygulayın. Aksi halde, yani çocuğunuza “Bu davranışın yüzünden seni cezalandıracağım” deyip de uygulamaya geçmediğiniz durumlarda çocuğunuzun gözündeki otoriteniz sarsılabilir.

Kaynak: Bu içerik, psychologytoday.com üzerinden yayınlanan araştırmalar esas alınarak hazırlanmıştır.