Kışın yolculuk yapmak biraz cesaret ister. Ama karşılığında da yazın asla bulamayacağın anlar verir. Biz Erzincan’a doğru yola çıktığımızda tam olarak bunu arıyorduk: daha az kalabalık, daha çok his.
Kış şartlarında yola çıkmak, insanı ister istemez daha sakin yapıyor. Acele etmiyorsun ... Bu yolculukta Qcar Mobilite’nin bize sağladığı araçla yolda olmak da bu rahatlığı fazlasıyla hissettirdi. Plan yapmaktan çok, anı takip ettik.
Daha önce yaptığımız motosiklet yolculuğumuzda dolu dolu yaşamıştık Erzincan'ı. Harika insanlar tanımış, değer verdiğimiz önemli dostlar edinmiştik. Erzincan'ı daha da sevmemizi sağlamıştı bu güzel ilişkiler. Bu kadar sevdiğimiz şehrin kış aylarında nasıl göründüğünü merak edip, düştük yola.
Girlevik Şelalesi Kışın Bambaşka Bir Yer
Girlevik Şelalesi’ni çoğu kişi yaz hâliyle biliyor. Ama kışın orası tamamen başka bir dünyaya dönüşüyor. Şelale donmuş durumda. Dev buz kütleleri, sanki zaman orada durmuş gibi.
Girlevik Şelalesi, Erzincan merkeze yaklaşık 30 dakikalık bir mesafede. Yaz aylarında serinlemek için gelen kalabalıkların aksine, kışın buraya daha çok sessizlik hâkim. Belki de bu yüzden Girlevik’i en etkileyici hâliyle kışın görmek mümkün.
Bu aylarda şelale büyük ölçüde donmuş oluyor. Yukarıdan aşağıya doğru uzanan dev buz kütleleri, sarkıtlar ve katman katman oluşmuş buz duvarları… İlk bakışta her şey durmuş gibi görünüyor. Ama biraz durup dinlediğinde, buzların arasından hâlâ akan ince bir su sesi duyuyorsun. Doğa tamamen susmuyor, sadece daha yavaş konuşuyor.
Şelalenin önünde durduğunda zaman algısı değişiyor. Soğuk yüzüne vuruyor ama rahatsız etmiyor. İnsan istemeden yavaşlıyor. Fotoğraf çekiyorsun, birkaç kare alıyorsun ama sonra telefonu indirip sadece bakıyorsun. Çünkü bazı manzaralar kaydedilmekten çok, yaşanmak istiyor.
Girlevik Şelalesi kışın bir “gezi noktası” olmaktan çıkıp bir durma alanına dönüşüyor. Acele etmiyorsun. Gitmek istemiyorsun. Orada biraz daha kalmak, sadece buzların arasından akan suyu dinlemek yetiyor.
Belki de Girlevik’i özel yapan şey tam olarak bu:
Kışın, hiçbir şey yapmadan durmanın bile yeterli olduğu nadir yerlerden biri olması.
Aracı Bırakıp Teleferikle Ergan Dağı’na Çıkmak
Girlevik’ten sonra rotayı Ergan Dağı Kayak Merkezi’ne çevirdik. Şehir merkezine oldukça yakın olan Ergan Dağı, Erzincan’ın hemen yanı başında yükseliyor. Kış aylarında buraya doğru ilerlerken, şehirden kopmadan bambaşka bir atmosfere giriyorsun.
Kayak merkezinin girişinde aracımızı bırakıp teleferikle yukarı çıktık. Teleferik yolculuğu, Ergan Dağı deneyiminin en keyifli anlarından biri. Yükseldikçe Erzincan aşağıda kalıyor; binalar küçülüyor, şehir yavaş yavaş sessizliğe karışıyor. Camdan dışarı bakarken insan farkında olmadan susuyor.
Yukarı vardığında karın sesi kesen o tanıdık sessizlik karşılıyor seni. Kayak yapanlar var ama ortam kalabalık değil. Manzaraya karşı oturup çayını yudumlayanlar, fotoğraf çekmeden sadece izleyenler de az değil. Ergan Dağı, sadece kayak için gelenlerin değil, kışın dağ havasını solumak isteyenlerin de yeri.
Yüksekte olmak insana garip bir ferahlık veriyor. Aşağıya baktığında Erzincan hâlâ orada ama sen biraz uzaklaşmış gibisin. Belki de bu yüzden Ergan Dağı’ndan inerken insan daha hafiflemiş hissediyor.
Bazen yükseğe çıkmak, insanın içindeki ağırlıkları aşağıda bırakmasına yetiyor.
Bu kadar temiz hava ve manzara acıktırmıyor da değil...
Erzincan’da Ne Yenir? (Kışın Daha Bir Güzel)
Soğuk havada yenen yemek daha iyi gelir. Erzincan’da bunu fazlasıyla hissettik. Gezmek kadar, durup bir şeyler yemek de yolculuğun önemli bir parçasıydı.
Erzincan döneri, alıştığımız dönerlerden daha sade ama daha lezzetli. Eti ön planda, abartısız. Kış gününün sonunda gerçekten iyi geliyor.
Kesme çorbası, Erzincan kış sofralarının vazgeçilmezi. İçini ısıtan, insanı yavaşlatan bir lezzet.
Tatlı tarafında ise iddiasız ama samimi tatlar öne çıkıyor. Un helvası gibi lezzetler, büyük beklentiler yaratmadan mutlu ediyor.
Erzincan’da yemek yemek bir “mekân listesi” meselesi değil. Daha çok “orada oturmak” meselesi.
Kış Yolculuğunun Ardından
Erzincan’dan dönerken aklımızda kalan şey üşümek değildi. Donmuş bir şelalenin önünde durmak, teleferikle sessizliğe yükselmek ve yolda acele etmeden ilerlemekti.
Qcar Mobilite ile yaptığımız bu yolculukta, planlardan çok anlara yer açabildik. Dilediğimiz yerde durduk, dilediğimiz kadar kaldık.
Kış, bazı şehirleri daha dürüst hâliyle gösteriyor.
Erzincan da onlardan biri.
Biz yolculuklarımıza devam ediyoruz. Bizi anlık olarak Quick Routes hesabımızdan takip edebilirsiniz.
Sağlıcakla kalın.