İş yeri hekimleri de e-reçete sistemine geçiyor

İş yeri hekimleri de e-reçete sistemine geçiyor

İlk olarak devlet hastanelerinde ve aile hekimliklerinde başlayan e-reçete uygulamasına Ocak 2018 itibarıyla iş yeri hekimleri de dahil ediliyor. Peki bu uygulama çalışanlar ve iş yeri hekimleri açısından neleri değiştirecek?

Sağlık karneleriyle hastanelere gittiğimiz, kayıt defterine kaydolup, elimizde reçeteyle eczaneden ilaç aldığımız günler geride kaldı. Sağlık ve sosyal güvenlik sistemlerinde elektronik altyapı içeren hizmetler oldukça yaygınlaşmaya başladı. Artık telefonla ya da internetten mhrs.gov.tr’den randevu alarak hastaneye gidiyoruz. Temmuz 2012’den beri devlet hastanelerinde, SGK anlaşmalı özel hastanelerde ve aile hekimliklerinde zorunlu hale getirilen e-reçete sistemi de, sağlıkta elektronikleşmenin önemli bir parçasını oluşturuyor.

İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nda 2013 yılında yapılan değişiklikle Ortak Sağlık Güvenlik Birimleri’ne (OSGB) bağlı çalışmaya başlayan iş yeri hekimleri için de elektronikleşmeyi başlatan Sağlık Bakanlığı, 2018 Ocak ayı itibarıyla e-reçete uygulamasını zorunlu kıldı. 

e-reçete
İşyeri hekiminin yazdığı ilaçlar, e-reçete numarasıyla eczaneden alınacak.

E-reçete uygulamasından önce reçetedeki bilgileri eczacıların sisteme girdiğini belirten iş yeri hekimi Dr. Rahmi Özçevik, e-reçete uygulaması ile birlikte artık hekimlerin sisteme giriş yaptığını söylüyor.

Dr. Özçevik, e-reçete uygulamasını şu sözlerle yorumluyor: “E-reçete uygulaması, Çalışma Bakanlığı ile iş yeri hekimlerinin arasında bilgi alışverişinin başlangıç noktası. Konuyla ilgili paylaşılan bilgilere göre, ileriki aşamada bir şirket için 175 kalem, her çalışan için de 45 kalem bilginin elektronik sisteme aktarılması amaçlanıyor. Çalışanın maruz kaldığı riskler, muayene tarihleri gibi bilgiler de ileride elektronik sisteme aktarılacak. İlk etapta, ilaçların ve tanının sisteme girilmesini kapsayacak oldukça basit bir işlem ancak OSGB’lerde çokça iş yeri gezen meslektaşlarımız için internet bağlantısı gibi sorunlar yaşanabilir.”

“Türkiye’deki ilacın yüzde 10’unu iş yeri hekimleri yazıyor”

e-reçete
Doktorun yazdığı e-reçeteyi sistemden sadece doktor silip, yenisini yazabilecek.

“Türkiye’de yazılan toplam ilacın yüzde 10’unu iş yeri hekimleri yazıyor. Eczacılar sisteme girdiğinde doktorun sadece sicil numarasını görüyor” diyen Özçevik, çok gruplu şirketlerde eski uygulamada yaşadığı sorunu şu sözlerle anlatıyor: “İş yeri hekimi olarak bizim yetkimiz iş yerinde sözleşmeli çalışan kişilere ilaç yazmayı kapsıyor. Ancak çok gruplu bir şirkette çalıştığımdan bana muayeneye gelen çalışanın sözleşmesi olup olmadığını bilemiyorum ve ilaç yazıyorum. Sürekli güncel sözleşmeli çalışan listesini alıp kontrol etmem gerekiyor. SGK’lı olduğundan iş yeri çalışanı ilacı eczaneden alabiliyor. E-reçeteye geçişle birlikte artık Çalışma Bakanlığı sözleşmesiz çalışan personeli de tespit etmiş olacak.”

“Doktor hastanın sağlık geçmişini görebilecek”

Yazılım kullanmayan hekimlerin hastanın geçmişini de göremediğini belirten Dr.Özçevik, e-reçete uygulamasının bir avantajının da doktorun, hastanın sistemde geçmişte kullandığı ilaçları ve tanıyı görebilmesi olduğunu söylüyor. 

e-reçete
E-reçete sisteminde doktorların kimliği e-imza ile tanımlanıyor.

E-reçete sistemi nasıl çalışıyor?

Uygulama 2012 yılında ilk başladığında, e-imza ile sisteme giriş zorunlu değildi. Doktorlar SGK’nın oluşturduğu elektronik sağlık veritabanı olan MEDULA sistemine, kendilerine özel verilen şifreyle giriş yaparak e-reçete girişi yapabiliyorlardı. Artık tüm doktorlar e-imza ile MEDULA sisteminde e-reçete girişi yapabiliyor. Doktorun sistemden reçete türünü, ilacın adını, tanıyı, kullanım periyodunu, tetkik sonucu, tedavi süresi gibi detayları girmesi gerekiyor. E-reçete numarasını kağıda yazıyor ve hasta eczaneden ilacını alabiliyor. Eczane tarafından karşılanmayan e-reçetelerin, doktor tarafından silinerek yeniden düzenlenmesi gerekiyor.

DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR!

Hekim Mesleki Sorumluluk Sigortanız, Quick Sigorta ile Saniyeler İçerisinde Hazır!