Siber zorbalıktan nasıl korunabiliriz?

Siber zorbalıktan nasıl korunabiliriz?

Siber zorbalıktan nasibini alıp bunun farkında olmayanlardan veya nasıl engel olabileceğinizi bilmeyenlerden misiniz? Hatta belki siz de bir siber zorbasınız ve bunu bilmiyorsunuz bile! 

Arkadaşınız sosyal medya hesabınıza koyduğunuz kedi resimleriyle düzeni olarak dalga geçip sizi utandırıyor mu? Tanımadığınız biri paylaştığınız iletilerle ilgili tehditkar yorumlarda mı bulunuyor? İş arkadaşınız cep telefonunuza sizi rahatsız eden mesajlar mı atıyor? Doğum günü partinizde içkiliyken çekilen videonuz sosyal medyada geziyor ve siz bunun önüne geçemiyor musunuz? Peki bu maruz kaldığınız şeylerin siber zorbalık olduğundan haberiniz var mı?
Çocuklar ve gençler siber zorbalıktan en ağır etkilenen kesim.
Çocuklar ve gençler siber zorbalıktan en ağır etkilenen kesim.

Son aylarda, özellikle de Samsung Electronics Türkiye ve Bilişim Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) iş birliğiyle düzenlenen “Siber Zorba Olma” hareketi ile siber zorbalık kavramı hayatımızda sıklıkla yer almaya başladı. Konuyu daha iyi anlayabilmek için kısaca önce zorbalık kavramını, sonra da bunun siber ortamda ne şekilde yer alabildiğini inceleyelim. Konuyu ne kadar iyi anlarsak, kendimizin ve çevremizin farkındalığını ne kadar artırırsak, mücadelemizin başarılı olma ihtimali de o kadar artacaktır.

Zorbalık yani İngilizce adıyla “bullying” kavramı, özellikle Amerika ve İngiltere gibi Batı toplumlarında iyi bilinen, özellikle de ilk ve orta dereceli eğitim kurumlarında aktif bir şekilde mücadele edilen bir konu. Zorbalık, özellikle okul çağlarında zorbalık eden tarafın diğer tarafa düzenli olarak istenmeyen ve agresif davranışlarda bulunması demek. Genellikle güçlü olan taraf, elindeki gücü kullanarak karşısındakini zor durumda bırakmasıyla meydana geliyor. Burada güçten kasıt fiziksel güç, popülarite veya karşı tarafın gizlediği bir sırrı bilmek gibi üstünlükler olabilir. 

Üç çeşit zorbalık var

www.stopbullying.gov sitesindeki sınıflandırmaya göre zorbalık sözlü, sosyal ve fiziksel olmak üzere üç kategoride incelenebilir. Sözlü zorbalık biriyle alay etmek, küçük düşürücü lakaplarla seslenmek, korkutmak, tehdit etmek; sosyal zorbalık birini özellikle dışlamak, dedikodusunu yapmak, topluluk içinde utandırmak; fiziksel zorbalık ise birini dövmek, çelme takmak, bir eşyasını almak ve zarar vermek gibi örneklerle açıklanabilir. 

Çocuğunuz son zamanlarda depresif davranışlar sergiliyorsa, bunun sebebi siber zorbalık olabilir.
Çocuğunuz son zamanlarda depresif davranışlar sergiliyorsa, bunun sebebi siber zorbalık olabilir.

Söz konusu siber zorbalık olunca tüm bu eylemlerin cep telefonu, bilgisayar ve tablet gibi ortamlara uyarlanmış halini düşünebilirsiniz. Telefon mesajı, e-posta yoluyla veya sosyal medyada siber zorbalık örneklerine rastlanabilir. Siber Zorba Olma kampanyasının yürütücülerinden BTK, siber zorbalığı şöyle açıklıyor: “Siber zorbalık, elektronik ortamda bir birey veya grubun, diğerlerine yönelik kasıtlı biçimde gerçekleştirdiği aşağılama, iftira, dedikodu, taciz, tehdit, utandırma ve dışlama gibi rahatsızlık verici eylemleri ifade eder.” Bu noktada önemli olan bu kavramın varlığına dair farkındalık yaratmak, adını koymak, kabul edilmesini sağlamak ve mücadele etmek. Peki ama nasıl?

Sanal alemde itibar zedeleniyor

Zorbalık ve siber zorbalık her yaştan insanın maruz kalabildiği bir durum. Ama özellikle çocuklar ve gençlerde daha ciddi duygusal hasar bırakabildiğinden hem Türkiye’de hem de yurt dışındaki kampanyalarda çocuk ve gençler üzerinde daha fazla duruluyor. Siber zorbalık durumunda olay dijital mecralarda gerçekleştiği için öğretmen ve ebeveynler durumun farkına varamayabiliyor.

Öte yandan özellikle internet ortamında gerçeklesen siber zorbalık, zorbalığa uğrayan kişinin online kimliğini lekeliyor. Örneğin hakkınızda yazılan karalayıcı bir yazı veya yapılan bir dedikodu, biri isminizi arattığında karşısına çıkabiliyor. Belki de potansiyel bir işveren veya hoşlandığınız kişinin asla görmesini istemeyeceğiniz, özel ve çoğu zaman yalan bilgiler, sanal alemde itibarınızı zedeliyor. Geçmişte yaşanan örneklerde gençleri intihara sürükleyecek psikolojik taciz vakaları, konunun dünya çapında giderek daha da dikkat çekmesine sebep oldu. 

Telefon mesajları siber zorbalığın en çok görüldüğü ortamlardan
Telefon mesajları siber zorbalığın en çok görüldüğü ortamlardan

Farkındalığın önemini vurguluyoruz zira araştırmalara göre siber zorbalık yapan kişilerin çoğu, özellikle de çocuklar ve gençler durumun ciddiyetinden, doğurabileceği sonuçlardan haberdar değil. Aynı sebepten Samsung ve BTK’nın kampanyasının sosyal medya etiketi #farkınavar olarak seçilmişti. Kocaeli Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Emel Baştürk Akça’nın araştırmasına göre İstanbul’da siber zorbalığa uğrama oranı yüzde 20, siber zorba olma oranı ise yüzde 15. Peki bununla nasıl mücadele edebiliriz? Özellikle çocuk ve gençleri bu durumdan nasıl koruyabiliriz?

Farkındalıkla vazgeçirmek mümkün

Bu durumda öncelikle zorbalığın adını koyup, farkındalık yaratıp, zorbalığı yapan kişilere bunun anlatılması gerekiyor. Farkındalık kazandırılıp durumun ciddiyetini anladığında bu davranıştan vazgeçme ve halihazırda yaptıklarını geri alma yönünde hareket etme eğilimi oldukça yaygın. Yurt dışındaki örneklerde, örneğin Amerika’nın birçok eyaletinde okullar kendi bünyelerinde sadece zorbalık konusu ile ilgilenen uzmanlar bulunduruyor. Bu kişiler öğrencileri bilinçlendirmek, korumak ve yeri geldiğinde zorbalığı yapan kişilerle ilgili gerekli önlemleri almakla yükümlü. Siber zorbalık da dahil olmak üzere zorbalık ciddi bir kusur olarak değerlendiriliyor ve öğrenciler davranışlarını düzeltmedikleri takdirde ciddi cezalar alabiliyor. 

Bu davranışlara dikkat

Siber zorbalık büyük bir utanç kaynağı olabiliyor.
Siber zorbalık büyük bir utanç kaynağı olabiliyor.

Daha önce de belirttiğimiz gibi ebeveynlerin çocuklarının siber zorbalığa uğradığını fark etmesi zor olabilir ama stopbullying.gov sitesine göre şu davranışlar gözlemlenirse dikkatli olmakta fayda var:

1. Çocukların cep telefonu, bilgisayar, tablet kullanımında ciddi bir artış.

2. Bu cihazla vakit geçirirken aşırı tepkiler vermek (gülmek, sinirlenmek, üzülmek).

3. Cihazın ekranını gizlemek.

4. Yeni sosyal medya hesaplarının açılması veya var olanların kapatılması.

5. Çocuğun eskiden keyif aldığı şeyleri yapmaktan kaçınması.

6. Çocuğun içine kapanması, depresif hissetmesi ve insanlarla iletişimini azaltması.

Bu konuda desteklemek istediğiniz kişinin size güvenebileceğini, onun yanında olduğunuzu bilmesini sağlayın.

Siber zorbalığa maruz kalıyorsanız...

Siber zorbalığa uğrayan gençlere uzmanlar tarafından tavsiye edilenler ise safeteens.com ve connectsafely.org sitelerinde şu şekilde sıralanıyor:

1. Zorbalığa cevap vermeyin, görmezden gelmeye çalışın.

2. Bunun sizin hatanız olmadığını bilin, kendinizi suçlamayın.

3. Eğer kendinizi bu konuda rahat hissediyorsanız karşınızdaki kişiye davranışının zorbalık olduğunu ve durmasını istediğinizi söyleyebilirsiniz.

4. Karşı atağa geçmeyin, siz de zorba olmayın. Böyle bir karşılık olayı başlatan tarafın davranışını daha da artırmasına sebep olacaktır.

5. Siber zorbalığın bir avantajı kolaylıkla belgelenebilmesidir. Maruz kaldığınız durumla ilgili her türlü kanıtı saklayın.

6. Güvendiğiniz bir yetişkinle konuşun. Bu kişi ailenizden biri veya okulda bir öğretmeniniz de olabilir. Onlardan destek alın. Konuyu şikayet edebileceğiniz yetkililer varsa onlardan yardım alın.

7. Size zorbalık yapan kişi bunu mesaj, sosyal medya sitesi ve benzeri ortamlarda yapıyorsa engelleyin. Telefon ve sosyal medya ayarlarınızı o kişinin sizinle iletişim kurmasını engelleyecek şekilde değiştirin. Birçok telefon uygulamasının ve sosyal medya sitesinin şikayet seçenekleri var. Yanlış olduğunu düşündüğünüz davranışları bu yolla şikayet edebilir ve durdurabilirsiniz.

8. Karşınızdaki kişinin davranışını tekrarlamayın, sakin kalmaya çalışın.

9. Zorba olmayın. Zorbalığın karşı tarafa ne kadar zarar verebileceğini anlayın ve bunu yapmayın.

10. Zorbalığa sessiz kalmayın. Zorbalık yapanların yanında olmayın, onları durdurmaya çalışın.