Dizi arayışındakilere uzun soluklu beş yapım önerisi

Dizi arayışındakilere uzun soluklu beş yapım önerisi

İzleyicisini soğanlı - soğansız menemen ikilemi misali ayrıştıran, “tartışmalı” finaliyle hayatımızdan çıkan efsane dizi Game of Thrones ile birlikte dizi kolikler olarak hepimiz biraz boşluğa düştük. Peki bu sıcak yaz günlerinde GoT’’tan boşalan koltuğa hangi diziyi koyacağız? Yeni sezonları ile interneti şenlendiren bu beş uzun soluklu dizi bu yaz mevsimindeki ilacınız olabilir...

Aksiyon ve heyecandan vazgeçemeyenlere: La Casa De Papel
La Casa De Papel
İspanyol yapımı La Casa De Papel, yayınlanan iki sezonun ardından dev bir uluslararası başarı yakaladı.

İlk fragmanının yayınladığı Ocak 2017’de birçoklarının “Aman sıradan bir soygun dizisi işte.” diye burun kıvırdığı İspanyol yapımı La Casa De Papel, yayınlanan iki sezonun ardından dev bir uluslararası başarı yakaladı. Uluslar arası Emmy Ödüllleri’nde En İyi Drama Dizisi ödülünü alan dizi, bugün 60 ülkede yayınlanıyor. Hatta diziyi seyredene kadar belki yüzünü bile görmediğimiz İspanyol oyuncularına hayran olduğumuz La Casa De Papel, Türkiye’de bile öyle sevildi ki diziden esinlenerek çok sayıda tema mekanları açıldı. Temelde İspanyol Kraliyet Darphanesi’ne yönelik “kusursuz” bir soygun planını konu alan dizinin esas başarısı, her biri apayrı hikayelere sahip olan karakterlerine dayanıyor. Her bölümünde bizi iyi – kötü kavramlarını bir kez daha değerlendirmeye iten La Casa De Papel’in, uzun zamandır beklediğimiz üçüncü sezonu ise 19 Temmuz itibariyle Netflix’te olacak.

Gizem çözmek benim işim diyenlere: Dark

Dark
Hikaye birden fazla zaman diliminde geçiyor.

Yine Avrupa yapımı bir Netflix Original yapımı ve yine tüm dünyada milyonlarca insanı ekran karşısına çivileme başarısı. Hem çok katmanlı hikayesi hem anlatımı hem de inanılmaz oyunculukları ile önce Almanya’da sonra da tüm dünyada patlayan Dark, zaman kavramını ve bu kavramın aslında insan tarafından ne kadar az algılanabildiğini gözler önüne seriyor. Birden fazla zaman diliminde geçen ve hikayenin temelinde “zamanlar arası yolculuk” olan bu ilginç dizinin bir diğer özelliği ise fazla sayıdaki karakterin birbiri ile olan “karanlık” ilişkilerini de zaman içinde açığa çıkarması. Özellikle zamanında Lost dizisini bayılarak izleyenlerin kaçırmaması gereken Dark’ın (Dizinin yaratıcıları Baran Bo Odar ve Jantje Friese, sıkı birer Lost hayranı olmaları ile biliniyor.) dört gözle beklenen ikinci sezonu, 21 Haziran 2019’da Netflix’e geldi.

80’lere selam çakmak isteyenlere: Stranger Things

Stranger Things
Stranger Things, sürükleyici bir hikayede kaybolmak isteyenler için ideal bir seçim.

80’lerin korku filmlerine selam çakan, müzikleri ile müzik severleri kendinden geçiren ve yüzüne hasret kaldığımız aktris Winona Ryder’la buluşturan Stranger Things, sürükleyici bir hikayede kaybolmak isteyenler için ideal bir seçim. Küçük bir kasabada yaşayan bir ortaokul çocuğunun kaybolması ile başlayan Stranger Things; gizli deneyler, korkutucu doğa üstü güçler ve küçük bir kızın da parçası olduğu gizemle devam eden sürükleyici bir hikayeye sahip. İlk sezonu 2016’da yayınlanan Stranger Things’in merakla beklenen ve toplam sekiz bölüm içeren üçüncü sezonu, 4 Temmuz’da Netflix’te yayımladı.

Ezber bozmayı sevenlere: Black Mirror

Rachel, Jack and Ashley Too
Dizi, teknoloji ile distopyalara odaklanıyor.

Teknoloji ile distopyalara odaklanan yani diğer bir deyişle insan – teknoloji ilişkisinin gelecekteki karanlık tarafını ele alan Black Mirror’ı hiç izlemediyseniz bile, mutlaka duymuşsunuzdur. İlk bölümünden itibaren büyük ses getiren ve her bölümünde (farklı yönetmenlerce) farklı hikayeler işleyen bu kolektif iş, izleyicisini hem geren hem de ister istemez sorgulamaya iten bir yapım olarak hafızalara kazındı. En son 31 Aralık 2018 günü yayınladığı interaktif bölüm Bandersnatch ile interneti sallayan Black Mirror, 5 Haziran’da Netflix’e gelen beşinci sezonuyla da izlenmeyi hak ediyor.

Gerçek ve samimi hikayeleri özleyenlere: This Is Us

This Is Us
This Is Us, hayatın kendisi kadar gerçek ve doğal bir öyküden yola çıkıyor.

Sürükleyici dizi deyince akla genelde fantastik hikayeler; akıl uçuran bilimkurgu dizileri ya da aşırı yüksek bütçeli Hollywood tarzı işler gelse de bu türlere alternatif olabilecek şahane bir dizi önerisiyle geldik. Hayatın kendisi kadar gerçek ve doğal bir öyküden yola çıkan This Is Us’ın bizce en önemli özelliği izleyicinin dizide yer alan her karakteri içselleştirip kendisinden bir şeyler bulabilmesi. Üçüz bebeklerini bekleyen genç Pearson çiftinin doğum ile birlikte değişen, gelişen ve bambaşka hayatlarla kesişen hikayesini bulabileceğiniz dizi; süper kahramanlar, dahiler ve kusursuz Hollywood tiplerine odaklanmak yerine sıradan insan hikayelerini en duygusal ve naif şekliyle anlatıyor. Aile olmanın kıymetini ve aslında tüm insanların hatalarıyla var olduğunu tatlı tatlı idrak ettiren This Is Us, yakın zamanda Bir Aile Hikayesi adıyla Türkiye’ye de uyarlandı. İlk bölümü 20 Eylül 2016 tarihinde NBC’de yayınlanan, özellikle Amerika’da gerçek bir fenomene dönüşen ve ağızda resmen o eski Yeşilçam filmlerinin naif tadını bırakan dizinin, şu ana dek yayınlanmış dört sezonu ve 54 bölümü mevcut.