Gezegenlerin burç değiştirdiği 2026’da bizleri neler bekliyor?

Gezegenlerin burç değiştirdiği 2026’da bizleri neler bekliyor?

2026 ile birlikte yüzyılın ikinci çeyreğine girerken sanki yepyeni bir eşikten geçiyor gibiyiz. Bildiğimiz ve alışkın olduğumuz pek çok şeyi geride bırakıyoruz. Çünkü 2026 yeni bir dünyanın kapısını açıyor ve büyük dönüşümü başlatıyor. Bu yıl, her açıdan seçimler yapma, riskleri görme ve hem kişisel hayatımızda hem de dünya sahnesinde belirgin bir rota çizme açısından çok önemli. 2026’yı yeni dönemin kapısı olarak hatırlayacağız. AstroBey’e göre bu durumun astrolojik nedenleri ise çok güçlü çünkü nadir görülen bir yoğunluk içindeyiz. Peki bunlar neler?

1. 2025 sonu ile birlikte ele alırsak 2026 yılı, zamanı işaretleyen tüm kuşak gezegenlerinin hep birlikte burç değiştirdiği bir yıl. Büyük dönüşümcü Pluton yenilikler burcu Kova’ya geçiş yaptı ve 2044’e kadar burada kalacak. Hayaller ve vizyonlar gezegeni Neptün 14 yıllık Balık burcu hareketini 26 Ocak’ta tamamlayıp aksiyon burcu Koç’a giriş yapıyor ve 2039’e kadar orada. Devrimler ve orijinalliğin gezegeni Uranüs ise yedi yıllık Boğa burcu yolculuğunu tam olarak 26 Nisan’da bitirip zeka ve iletişim burcu İkizler’e girecek ve 2033’e kadar bu burçta kalacak.

2. 13 Şubat’ta inşa etmenin ve zamanın efendisi Satürn Balık’tan çıkıp Koç burcuna girecek ve 2028’e kadar burada olacak. 2023’ten beri içinde bulunduğumuz ruhsallık, karmaşa ve yönsüzlük durumu yerini risk, sorumluluk ve yön verme kararları almaya bırakacak.

3. 20 Şubat’ta Satürn ile Neptün sıfır derece Koç burcunda kavuşuyor. Asıl yeniliği başlatan gösterge olarak bu kavuşumu söyleyebiliriz.

4. Önce güneş tutulmaları, yılın ikinci yarısında 28 Temmuz’da ise ay düğümleri Kova ve Aslan hattına geçiyor. Güç ve toplumsal talepler, hareketler daha fazla öne çıkıyor.

5. 30 Haziran’da Jüpiter Aslan burcuna geçiyor.

6. Yılın hemen başında gerçekleşen 3 Ocak Yengeç Dolunayı var.

7. 8 Ocak’ta Oğlak’taki Güneş - Mars kavuşumu 2026’nın ilerleme ve harekete geçme temasını harekete geçirmiş olacak. Bu kavuşum ortalama iki yılda bir gerçekleşir. Özellikle dünya astrolojisinde kendinden sonraki iki yılın mücadele ve meydan okuma temalarını belirler. Örneğin 2019’da bu kavuşum Başak burcunda olduğunda iki yıl süren Pandemi dönemini yaşamıştık.

8. 2026’nın hareket ve eylem getiren temasını güçlendiren bir diğer önemli olay da Nisan ayında Mars’ın Koç burcuna geçmesi ve Satürn’le kavuşması. Bu dönemde eylemlerimiz ve hedeflerimiz gerçeklik testinden geçecek.

Gördüğünüz gibi kısa vadede 2028’e kadar olan süreç, uzun vadede ise 21’inci yy’ın ikinci yarısı 2026 ile şekillenmeye başlıyor.

Numeroloji ve Çin astrolojisi neler söylüyor?

Bu yıl sadece batı astrolojisi anlamında değil, numeroloji ve Çin astrolojisi açısından da hareketi, liderliği ve büyük dönüşümü vurguluyor. 2026 yılının numerolojisi “bir” sayısını işaret ediyor. Bildiğiniz gibi 2025 yılına ait numerolojik sayı dokuzdu ve ruhsal sınavları, dersleri ve tamamlanmayı ifade ediyordu. Bir sayısı ise tekliği, hareket başlatmayı, liderliği ve yeniliği anlatır. Yılın sayı titreşimi adeta bir lokomotif gibi.

Çin Takvimi’ne göre 2025 Tahta Yılan yılı idi. Daha dağınık ve ruhsal temaları anlatıyordu. 2026’nın ise Ateş Atı yılı olduğunu görüyoruz. At burcu genel olarak enerjiyi, sosyalliği, bağımsızlığı, zekiliği, ve liderliği temsil eder. Ateş elementi ise hayata daha canlı ve yaratıcı bir çerçeve getirir.

Ateş Atı'nın sembolizmi dünyanın içinde bulunduğu koşullara dair paradigma değişimlerine büyük destek sağlarken girişimler, liderlik konuları ve dünyaya yön verecek projeler için uygun bir zemin sunuyor ancak aceleci kararların büyük riskler yaratma ihtimali yüksek olacak.

2026 numeroloji ve Çin astrolojisi açısından da hareketi, liderliği ve büyük dönüşümü vurguluyor.
2026 numeroloji ve Çin astrolojisi açısından da hareketi, liderliği ve büyük dönüşümü vurguluyor.

Satürn- Neptün sıfır derece Koç kavuşumu

Tüm ağır ilerleyen gezegenlerin burç değiştirmesi tabii ki çok önemli bir olay. Ancak 2026’yı asıl özel olan Koç burcundaki Satürn - Neptün kavuşumu. Satürn sınırları, inşa etmeyi, kurumları ve devletleri; Neptün ise idealleri, hayalleri ve ruhsallığı temsil eder. Yani en genel anlamıyla bu kavuşum enerjisi hayallerin, vizyonların hayata geçirilmesi, yapılandırılması ya da test edilmesi ile ilgilidir, diyebiliriz.

Bu kavuşum 20’nci yüzyılda üç kere gerçekleşti; 1917’de Aslan’da (güç değişimi, gösteriş) olduğunda Ekim Devrimi yaşanmış, 1952’de Terazi’de (diplomasi) olduğunda NATO genişlemesi başlamıştı. En son 1989 yılında Oğlak’ta (yapılar, devletler, sistemler) olduğunda ise Berlin Duvarı yıkılmıştı. Bu sürecin sonunda da Sovyetler Birliği dağılmış, soğuk savaş dönemi bitmiş ve dünya politik sistemi yeniden yapılanmaya girmişti.

İşte bu kavuşum şimdi 20 Şubat’ta 0 derece Koç’ta gerçekleşecek. Burada 0 derece Koç olması çok önemli. Çünkü bu nokta dünyanın ekseni olarak kabul edilir. Dolayısıyla sembolik büyük bir eksen kaymasının başlangıcındayız. Ayrıca Koç, zodyaktaki ilk burç olduğundan başlangıcı, ilerlemeyi, hayatta kalmayı ve liderleri simgeler. Haliyle bu yıldan itibaren dünyaya yeni bir vizyon geleceği ve yeni bir liderlik döneminin açılacağını, insanlığın hayatta kalma ve varoluşu zorlayan sistemleri değiştirme enerjisine gireceğini söyleyebiliriz. Büyük resimde bir çeşit rönesans döneminin sıfır noktasındayız.

Kişisel hayatlarımızda ise irademizi harekete sevk eden yıl olarak deneyimleyeceğiz. Son birkaç yıldır hayatımızda güçlü bir yer edinen kararsızlıklar, toksik pozitiflikler, yönsüz hayaller, kurban psikolojisi, sürekli ruhsal rehber arayışı gibi bizi pasifize eden temaları kenara atma enerjisine geçiyoruz. Artık büyük resmin de etkisiyle kendimiz ve gezegenin iyiliği için daha net bir bakış edinerek gerekli sorumlulukları alıp gereken savaşları vererek hayatımıza anlamlı bir yön inşa etmek için destek alıyoruz.

Peki bu büyük dönüşüm 2026’da genel başlıklarla neler getiriyor?

Teknoloji: Yapay zeka başta olmak takip etmekte zorlandığımız teknolojik ilerlemelerin ayak sesleri aslında 21 Aralık 2020’de Kova burcunun 0 derecesinde gerçekleşen Jupiter-Satürn kavuşumuyla başlamıştı. Jüpiter-Satürn kavuşumları medeniyet döngüsü olarak adlandırılır. Her bir elementte 20’şer yıllık küçük periyotlar halinde yaklaşık 200 yıl sürer. Bir önceki büyük döngü 1802 yılında Başak burcunda (toprak elementinde) başlamıştı. Bu tarih Sanayi Devrimi’nin başlangıcına, dünyanın (toprak) sanayi için bir seri üretim faktörü haline gelmesine ve çalışma hayatının (Başak) endüstriyelleşmesine tekabül eder.

21 Aralık 2020 tarihinden itibaren de 200 yıl boyunca Jupiter ve Satürn hava elementi burçları olan İkizler-Terazi- Kova burçlarında kavuşması söz konusu. Bu döngü Kova burcunda başladığı için yüksek teknoloji, paradigma değiştiren icatlar ve bunların kullanımı yeni medeniyet döngüsünü belirliyor.

İşte bu döngünün başlamasından ortalama 5 yıl sonra Pluton ve Uranüs hava elementinde Kova ve İkizlere geçerek ikisi de hava elementine yerleşmiş olacak. Nisan sonu itibariyle hem bildiğimiz LLM modellerinin gelişmiş formları daha belirgin hale gelecek hem de gündelik hayattaki kullanım alanları beklenmedik şekilde artacak. 2026 yılı bu yeni rönesansın en öncü hallerini göreceğimiz yıl olabilir.

İklim Krizi: Karşı karşıya olduğumuz en büyük gezegensel meydan okuma olan insan kaynaklı iklim krizine yönelik net ve kararlı bir duruş sergileme zorunluluğunu bize dayatan bir yıl olacak 2026. Artık temenni olarak çalışan ve sadece sözler seviyesinde kalan gezegeni kurtarma masallarının tamamen geride bırakılacağı bir dönemin eşiğindeyiz. 2026 ile birlikte insanlığın sonunu getirmesi garantili yollardan nasıl çıkacağımızın net haritalarını ilk kez bu yıl daha fazla görmeye başlayabiliriz. Bu konu üzerinden gelişen ve yönetimleri aksiyona zorlayan toplumsal hareketlerin artışına da tanık olacağız.

Ekonomi: Yapay zeka desteğiyle girişimcilik yeni bir ufka kavuşmaya başlıyor. Dolayısıyla yapay zeka şirketlerinin kendi rekabetleri de yeni bir aşamaya gelecek. Ancak bu konuda dil modellerinin sağladığı imkanlara erişebilirlik durumu, fiyat savaşları ve açık kaynak kodlu dil modellerinin de yaygınlaşmasına şahit olabiliriz.

Yapay zeka destekli sistemlerle birlikte hem yeni iş olanakları hem de işsizlik artışı gibi konular kendini daha net hissettirecektir. Özellikle yılın ikinci yarısında bu konuda devletler acil bir yol haritası çıkarmaya doğru zorlanacaklar. Tabii ki toplumsal hareketler ile birlikte. Yeni iş tanımları bu yıl itibariyle yaygınlaşmaya başlayabilir.

İklim krizine uyum konusu kendini yeni istihdam sahası olarak daha çok ortaya koymaya başlayacak gibi duruyor. Bunda özellikle Mayıs sonrası Uranüs İkizler enerjisi etkili.

Medya sektöründe büyük stüdyoların dijital kanallarla rekabeti öne çıkıyor. Bu konudaki tekel savaşlarına da tanıklık edeceğiz gibi duruyor.