Sonbaharla birlikte yağmurlu günler geri döndü. Islak asfalt, azalan görüş mesafesi, su birikintileri ve ani hava değişimleri sürücüler için yeni riskler yaratıyor. Peki, yağmurda direksiyon başındayken nelere dikkat etmeli, araç kaymaya başladığında nasıl davranmalı? İşte olumsuz hava koşullarında güvenli sürüşün püf noktaları.
Yağışlı havalarda sürüşü zorlaştıran başlıca etkenler, lastiklerin yol tutuşunun azalması ve görüş mesafesinin daralması. Üstelik uzun süre kuru kalan asfalt, ilk yağmurla birlikte özellikle kayganlaşabiliyor. Yol yüzeyinde biriken yağ, toz ve diğer kalıntılar suyla birleşerek lastiklerin tutunmasını olumsuz etkileyebiliyor. Peki yağışlı havalarla tekrar buluştuğumuza göre güvenli sürüş için nelere dikkat etmeliyiz? İşte başlıca tavsiyeler…
1. Yola çıkmadan önce otomobilinize iki dakika ayırın
Güvenli sürüş, kontağı çevirmeden önce başlıyor. Özellikle yağışlı mevsimlerde birkaç basit kontrol, yolda karşılaşabileceğiniz riskleri azaltabilir. Öncelikle lastiklerin durumuna bakın. Aşınmış lastikler suyu yeterince tahliye edemediği için ıslak zeminde yol tutuşunu kaybedebilir. Lastiklerin diş derinliğini ve araç üreticisinin önerdiği hava basıncını düzenli olarak kontrol edin.
Silecekleriniz camda iz bırakıyorsa, suyu yeterince temizlemiyorsa veya ses çıkarıyorsa değişim zamanı gelmiş olabilir. Cam suyu seviyesini, kısa farları, stop lambalarını ve sinyalleri de kontrol edin. Bir başka önemli ayrıntı ise araç içindeki buğulanma. Yağmurlu ve serin havalarda camların iç yüzeyinde oluşan buğu görüşü hızla kısıtlayabilir. Yola çıkmadan önce klima ve ön cam buğu giderme sistemini kullanarak camların tamamen açılmasını sağlayın.
2. Hız sınırına güvenmeyin, yolun durumuna bakın
Bir yolda hız sınırının 90 km/s olması, şiddetli yağmur altında bu hızla güvenle ilerleyebileceğiniz anlamına gelmez. Islak asfalt, virajlar, yol üzerindeki su birikintileri ve görüş mesafesi, güvenli hızı doğrudan etkiler. Yağış yoğunlaştığında hızınızı kademeli olarak düşürün. Özellikle kavşaklara, yaya geçitlerine ve virajlara yaklaşırken daha erken yavaşlayın. Ani fren, sert direksiyon hareketleri ve hızlı gaz tepkileri, lastiklerin yol tutuşunu kaybetmesine yol açabilir. Burada önemli olan, otomobilin bütün hareketlerini mümkün olduğunca yumuşak yapmak. Viraja girmeden önce yavaşlamak, virajın ortasında sert fren yapmak zorunda kalmanızı önleyebilir.
3. Takip mesafesini iki katına çıkarın
Yağmurlu havada en sık yapılan hatalardan biri, kuru zemindeki takip alışkanlığını sürdürmek. Oysa lastikler ıslak asfaltta daha az tutunduğu için aracın durması daha uzun sürebilir.
Öte yandan takip mesafesi konusu önemli. Güvenli takip mesafesini belirlemek için saniye yönteminden yararlanabilirsiniz. Önünüzdeki araç bir trafik levhasının yanından geçtiğinde saymaya başlayın. Sizin aynı noktaya ulaşmanız normal koşullarda en az iki saniye sürmeli. Yağışlı havada bu süreyi en az dört saniyeye çıkarmak iyi bir başlangıçtır. Yağmur şiddetliyse, görüş mesafesi azaldıysa veya yol çok kaygansa aradaki mesafeyi daha da artırın. Böylece önünüzdeki aracın aniden fren yapması durumunda tepki vermek için daha fazla zamanınız olur. Özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlerde yoğun trafikte mesafeyi korumak güçleşebilir. Ancak tampon tampona ilerlemek, kaygan zeminde zincirleme kaza riskini artırır.
4. Suda kızaklama başladığında ne yapacağınızı bilin
Yağmurlu havaların en tehlikeli durumlarından biri suda kızaklama, diğer adıyla aquaplaning. Bu olay, lastiklerin yol üzerindeki suyu yeterince tahliye edememesi ve lastikle asfalt arasında su tabakası oluşmasıyla meydana geliyor. Böyle bir durumda direksiyonun aniden hafiflediğini, otomobilin yönlendirme hareketlerine eskisi gibi tepki vermediğini hissedebilirsiniz. Araç kısa bir süreliğine yol üzerindeki kontrolünü kaybedebilir. Peki, bu durumda ne yapmalısınız?
● Ayağınızı gaz pedalından yavaşça çekin.
● Direksiyonu ani hareketlerle çevirmeyin.
● Sert fren yapmaktan kaçının.
● Direksiyonu gitmek istediğiniz yönde sakin biçimde tutun ve lastiklerin yeniden yol tutuşu kazanmasına imkan tanıyın.
Suda kızaklamanın meydana gelmesi için yolun tamamen su altında kalması gerekmiyor. Görece ince bir su tabakası bile uygun olmayan hız ve lastik koşullarında risk oluşturabiliyor. Bu nedenle su birikintilerine yaklaşırken önceden hız azaltmak önemli.
Bir başka önemli uyarı da hız sabitleyiciyle ilgili. Yağışlı havada hız sabitleyicinin kullanılmamasını öneriliyor. Çünkü kaygan zeminde hızın doğrudan sürücü tarafından kontrol edilmesi, yol tutuşu kaybolduğunda daha uygun tepki verilmesini kolaylaştırıyor.
5. Su birikintisinin ne kadar derin olduğunu tahmin etmeye çalışmayın
Şiddetli yağışlarda özellikle alt geçitler, köprü altları ve düşük kotlu yollar kısa sürede suyla dolabiliyor. Türkiye'de son yıllarda yaşanan yoğun yağışlar da şehir içi ulaşımda bu alanların ne kadar riskli olabileceğini gösteriyor.
Yolun üzerindeki suyun birkaç santimetre derinliğinde olduğunu düşünebilirsiniz. Ancak suyun altında çukur, açık rögar kapağı, sürüklenmiş malzeme veya hasar görmüş bir yol yüzeyi bulunabilir. Bilhassa sel suyuyla kaplanmış yollara araçla girilmemesi hayati önem taşıyor. Çünkü suyun derinliği ve akıntının gücü dışarıdan güvenilir biçimde değerlendirilemiyor.
Bu nedenle özellikle yoğun su birikintilerinin bulunduğu alt geçitlere girmeyin. Su altında kalan bir yoldan geçmeye çalışmak yerine güvenli bir alternatif güzergah tercih edin. Araç su içinde stop ederse de motoru yeniden çalıştırmaya uğraşmayın. Su motora girmiş olabilir ve yeniden çalıştırma girişimi mekanik hasarı büyütebilir. Bulunduğunuz koşullara göre güvenliğinizi sağlayarak yardım isteyin. Su seviyesi yükseliyorsa veya akıntı varsa öncelik can güvenliğidir, tehlike durumunda 112 Acil Çağrı Merkezi'ni arayın.
6. Yağmurda farları açmayı unutmayın
Yağmurlu havada sürücüler genellikle yolu daha iyi görebilmek için sileceklerine odaklanıyor. Oysa diğer sürücüler tarafından fark edilmek de en az bunun kadar önemli. Türkiye'de Karayolları Trafik Kanunu'nun 64’üncü maddesine göre gündüz saatlerinde görüşü azaltan sisli ve yağışlı havalarda, kısa hüzmeli farların kullanılması zorunlu. Bu nedenle yağmur şiddetlendiğinde gündüz bile kısa farlarınızı açın. Özellikle gri, siyah ve gümüş renkli araçlar, kapalı havalarda ve su püskürten ağır taşıtların arasında daha zor fark edilebilir. Sis farlarını ise her yağmurda açmayın.
7. Gece yağmurunda gözünüzü daha fazla yoran yansımalara dikkat edin
Gece yağmurunda otomobil kullanmak, gündüz yağışına göre daha fazla dikkat gerektiriyor. Islak asfaltın sokak lambalarını, trafik ışıklarını ve karşıdan gelen araçların farlarını yansıtması, yol çizgilerinin seçilmesini zorlaştırabiliyor. Özellikle iyi aydınlatılmamış yollarda su birikintileri ve çukurlar geç fark edilebiliyor. Bu nedenle gece sürüşünde hızınızı görüş mesafenize göre ayarlayın.
Ön camınızın hem iç hem dış yüzeyinin temiz olmasına özen gösterin. Kirli camlar, özellikle karşıdan gelen araçların ışıklarını dağıtarak parlamayı artırabilir. Camda buğu oluştuğunda buğu giderme sistemini çalıştırın.
Karşıdan gelen bir aracın farları gözünüzü alıyorsa doğrudan ışığa bakmak yerine kendi şeridinizin sağ kenarındaki yol çizgisini referans alarak hızınızı azaltın. Yol çizgilerini veya önünüzdeki engelleri güvenli şekilde seçemiyorsanız sürüşe devam etmeyin.
8. Sisli havada önünüzdeki aracın stop lambalarına güvenmeyin
Sonbahar aylarında özellikle sabah erken saatlerde ve gece geç saatlerde sisle karşılaşmak mümkün. İstanbul'un kuzey kesimleri, Bolu Dağı, Karadeniz'in yüksek rakımlı yolları ve iç bölgelerdeki vadiler, sisin sürüşü zorlaştırabildiği güzergahlar arasında. Sisli havada en önemli kural, görebildiğiniz mesafe içinde güvenle durabilecek kadar yavaş ilerlemek. Önünüzdeki aracın stop lambalarını takip ederek yolun açık olduğunu varsaymayın. O sürücü de yolu yeterince göremiyor olabilir.
Bir diğer önemli nokta ise ani hız değişimlerinden kaçınmak. Sisin aniden yoğunlaştığı bir bölgeye girerken aynalarınızı kontrol edin, kademeli olarak yavaşlayın ve takip mesafenizi artırın.
9. Kuvvetli rüzgarda özellikle köprülerde dikkatli olun
Yağmura kuvvetli rüzgarın eşlik ettiği günlerde araç kontrolü daha da zorlaşabilir. Özellikle köprüler, viyadükler, açık otoyollar ve yüksek rakımlı geçişlerde yan rüzgarlar otomobilin yönünü etkileyebilir. İstanbul'daki Boğaz köprüleri gibi açık geçişlerde, kuvvetli rüzgar uyarılarını dikkate almak önemli. Rüzgarın şiddeti bir anda değişebileceği için hızınızı düşürün ve direksiyonu iki elinizle kontrollü biçimde tutun.
Otobüs ve kamyon gibi büyük araçların yanından geçerken de dikkatli olun. Bu araçların oluşturduğu hava hareketleri, özellikle kuvvetli rüzgarda otomobilin dengesini etkileyebilir. Motosikletler ve yüksek kasalı araçlar yan rüzgarlardan daha fazla etkilenebildiği için bu araçlarla aranızdaki mesafeyi de artırın.
10. Bazen en güvenli sürüş kararı “durmaktır”
Şiddetli yağmur altında ilerlerken bir noktadan sonra silecekler en yüksek hızda çalışsa bile önünüzü görmekte zorlanabilirsiniz. Böyle durumlarda yolculuğa devam etmek gereksiz risk yaratabilir. Görüş mesafesi ciddi biçimde azaldıysa hızınızı kontrollü şekilde düşürerek güvenli bir dinlenme tesisine, akaryakıt istasyonuna veya uygun park alanına yönelin. Özellikle otoyollarda emniyet şeridinin olağan bir bekleme alanı olmadığını unutmayın.
Uzun yolculuklarda hava durumunu önceden kontrol etmek de önemli. Meteoroloji Genel Müdürlüğünün (MGM) kuvvetli yağış ve fırtına uyarılarını takip edin. Karayolları Genel Müdürlüğünün (KGM) yol durumu bilgileri sayesinde güzergahınızdaki kapanma ve kısıtlamalardan haberdar olabilirsiniz. Şiddetli yağış, sel veya fırtına uyarısı varsa zorunlu olmayan yolculukları ertelemek en güvenli seçenek olabilir.